"Türkçe atasözleri/G" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
* '''Gün çarığı sıkar, çarık ayağı sıkar!''' (1341'li Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, 1980).
* '''Gün çarığı sıktı, çarık ayağı sıktı!''' Her işin üst üste bindiği, bazen can sıkıntısının da buna eşlik ettiği dönemleri anlatmak için kullanılır. Sözgelimi, eski usül harman kaldırma zamanında, sadece ekinleri günlerce biçip harman yerinde uzun süre dövmek değil, samanı ayrı taşımak-yerleştirmek, zahireyi ayrı getirip depolamak-satmak, sulanan arazileri olan ailelerin aynı zamanda sulama işlerini ve benzeri işlerini aynı dönemde aradan çıkarmak zorunda olmaları vb. iş yoğunluğunun en fazla olduğu dönemleri, hatta kriz dönemlerini tarif etmekte-anlatmakta kullanılır. “Tam da gün çarığı, çarık ayağı sıktığı zaman bu zaman!..”, “İki ayağımız bir pabuca girdi, her iş bir araya geldi…” (1341’li Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, 1980), (Dağdaş ve ark., 2006).
* '''Gücük ayının onbeşi kış, onbeşi yaz!''' (Niksar-Serenli (Avara) köyünden Yusuf Yılmaz’ın “Niksar Folkloru” adlı lisans tezinden (s. 25) (Niksar Dün Bugün Yarın s. 58'den naklen) nakleden Said Dağdaş, 26 Ağustos 2013, Ankara). “Üç elli, yaz belli!” atasözü ile benzer anlamda. Gücük: Şubat ayı.
* Gücük , ya iti soludurum, ya devenin kuyruğuna çıkarım demiş.{{VS|Gücük , ya iti soludurum, ya devenin kuyruğuna çıkarım demiş}}
* '''Guc, birlikdedir!''' (Bakü’lü Ebilov Ümid Maksudoğlu’ndan nakleden Burdur’lu Hüseyin Yılmaz'dan naklen Denizli’li Said Dağdaş, 2 Ekim 2012). ''“El derken dudak açılır, birbirin derken birleşir!..”'' atasözü ile benzer anlamda.
Anonim kullanıcı