"Türkçe atasözleri/K" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
(88.255.168.162 adlı kullanıcının son 3 değişikliği reddedilerek Kibele sürümüne (105814) geri dönüldü)
<div ><small> '''<''' [[Türk atasözleri]] </small></div>
- Kaba ardıcın gürlemesi dal ile (dallan)! (Dodurgalı Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş). Mesela düğün dernek kalabalıkla, toplulukla yakışır anlamında (Dağdaş ve ark., 2006). “Ağaç, dalıyla gürler!” atasözü ile benzer anlamda.
- Kabahat ipliği eğirende değil, ip ile çıkrıkta!.. (Resul Tosun’dan naklen Said Dağdaş), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kaçan yağmur yağsa, kış günü! (Fatmana Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş):Yazın bile yağmur yağınca, kış gelmiş gibi olur (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kadı kızında da olur bir kusur! Kul, kusursuz olur mu?.. (Vatanı Terkedenler Programı, Vehbi Vakkasoğlu'ndan naklen Said Dağdaş, Habertürk, 05:55, 19 Mayıs 2013). Rahmetli İstiklal Şairi Mehmed Akif Ersoy'un Sultan Abdülhamid Han'dan özür dilediği, hakkını teslim ettiği şiirin, dolaylı yoldan da olsa son şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi'den naklen "Firavunla Başbaşa" şiiri olduğu söylenir (Vehbi Vakkasoğlu'ndan naklen S. Dağdaş).
- Kadın gâvurdur, müslüman anasıdır! (Acıpayam-Dodurgalar Kasabasından, 1949’lu Halil Ay’dan naklen Said Dağdaş, Ağustos 1985), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kadın kısmına sır verilmez! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Eylül 1985), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kadıya versen buyurur! Ekmeğe versen doyurur! (Niksar-Serenli (Avara) köyünden Yusuf Yılmaz’ın “Niksar Folkloru” adlı lisans tezinden (s. 24) naklen Said Dağdaş, 26 Ağustos 2013, Ankara).
- Kağnı devrilince yol gösteren çok olur! (Çankırı-Eldivan-Çaparkayı köyünden 1933’lü Emrullah Kolukısa'dan naklen Said Dağdaş, 14.2.2013). Fırsat geçince, olan olduktan sonra, olacak iş olmayınca görüş ortaya koyan, derde derman olmaya yeltenen çok olur anlamında…
- Kahkenin üçü, Antep'in içi!.. "Kahkenin üçü, Antep'in içi derler." (Gaziantep'li sanayici Abdulkadir Konukoğlu'ndan naklen Said Dağdaş, TRT GAP, 6:45, 11.5.2013). "Bizde, "Kahkenin üçü, Antep'in içi" diye bir söz vardır..." (Adil Konukoğlu'ndan nakleden Vahap Munyar'dan naklen Said Dağdaş, 13.06.2012).
- Kamış ses verince, ney oldum sanır. İp gerilince, yay oldum sanır. Sarayda oturmakla, padişah olmaz kişi, Aptal ata binince, bey oldum sanır!.. Fethiye’li Necati Doğru'dan nakleden Said Dağdaş, 08.02.2013). Bu atasözünün oldukça fazla farklı sürümü bulunmaktadır (http://www.antoloji.com/bey-oldum-sanir-siiri/ (Son Erişim Tarihi: 25.2.2013)).
- Kan, kan ile yıkanmaz, su ile yıkanır! “Kan, kan ile yıkanmaz, su ile yıkanır derler! Gelin ak sakallı babanızı dinleyin! Barışın!” (76 yaşındaki Ali Karakılıç'dan naklen Said Dağdaş, 18.6.2013, ATV, 10:25). Bu atasözünde yünmek-yunmak fiili yerine eş anlamlısı yıkamak-yıkanmak fiili kullanılmıştır.
- Kapıdan alıcı gelmiş! Pencereden sadaka atmaya benzer! (1341’li Fatmana Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, 1994). Acil borcu varken bile israf edeni, tedbirsiz olanı tarifte kullanılır.
- Kapıya yüklenene, kapı açılır! (F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, 12.1979). Israrcı olan, sonunda isteğini elde eder (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kar mı soğuk, söz mü soğuk?! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, 8.4.2000). Çirkin sözün getireceği menfilik anlatılmak istenmektedir. Sözün çirkini, hamı daha soğuktur. Çünkü kar eriyiverir de ılıyıverir. Söz öyle değil... Kar mı soğuk, söz mü soğuk demiş!.. Sözlerini beğenmiyorum teyzengilin!, (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kar, yağdığı gün tozar! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş). Tam zamanında yapılan eğlence, harcama v.b. hususlarda işin gereği yapılması gerekli hallerde söylenir. Düğünde, halka verilecek ikramlarda pek masraftan kaçınma, her zaman değil anlamında (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kâr eşekte, söz uşakta! (Bartın’lı birinden nakleden 1979’lu, Bartın-Ulus’lu Celil Yaman’dan naklen Said Dağdaş, 24.09.2007)!
- Kara çadırın dışı da bizim, içi de bizim!.. (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, 18.08.2002). Akrabanın karşılaştığı dert, tasa bizi de ilgilendirir anlamında (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kara gün kararıp kalsa, ağlayanlar gülmez imiş! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş). “İşimiz eninde sonunda yoluna girer, üzülme!” anlamında (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kardeş varlığı, koca darlığı severmiş! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Eylül 1983), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kareçi kızından hatun olmaz, olsa da dilenmeden doymaz! (1956’lı, Urfa-Birecik’li Sadeddin Açar'dan naklen Said Dağdaş, 14.11.2007).
- Kargaya b.kun şifa demişler. Gitmiş denizin ortasına s.çmış! (1962’li Sadık Şimşek'den naklen Said Dağdaş, 7.1.2005, Ankara-Çubuk-Geldibuldu köyünden), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Karı doğurduğu kızı beğenmez! Çulhacı dokuduğu bezi!.. (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Karı kayınına, para koynuna.!.. (F. Dağdaş, Eylül 1983). Hanım sadece erkek kardeşinde, para da kişinin en güvenli yeri olan göğüste tam güvende olur anlamında (Dağdaş ve ark., 2006).
- Karı vardır arpa ununu aş eder (Garı vardır arpa ununu aş eder!)! Karı vardır taze eti taş eder… (Garı vardır teze eti daş eder.) (Mersin-Erdemli-Üçtepe köylü Ali Topal’dan nakleden 1976’lı Mahmud Koç’dan naklen S. Dağdaş, 7.5.2012). “Avrat var, arpa unundan aş yapar; avrat var, buğday unundan keş yapar!” atasözü ile benzer anlamda.
- Karın doyurmaz, kasık kaldırmaz! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş). Gıdalı yemek yenmeyince söylenir (Dağdaş ve ark., 2006).
- Karın iki mi? Niyleyecen mahkemeyi? Her gün mahkeme! Her gün mahkeme! Karın çirkin mi? Niyleyecen ölüye ağlamayı? Gir ağla! Çık ağla! Karın güzel mi? Niyleyecen düğünü, bayramı? Her gün düğün! Her gün bayram! “- Atasözlerimize aşırı merakım var. Yörenize has birkaç atasözü aktarabilir misiniz?(Said Dağdaş) - Aklımıza hemen gelmiyor emme… “Karın iki mi? Niyleyecen mahkemeyi? Her gün mahkeme! Her gün mahkeme!.. Karın çirkin mi? Niyleyecen ölüye ağlamayı? Gir ağla! Çık ağla! Karın güzel mi? Niyleyecen düğünü, bayramı? Her gün düğün! Her gün bayram! denilir buralarda. – Bu atasözünü kimden duydunuz? – Çankırı-Orta’nın Yenice köyünden İshak usta’dan duydum yıllar önce...” (Çankırı-Orta-Yenice köylü İshak usta’dan nakleden Kızılcahamam-Olucak köyünden, 1932’li Hacı Yusuf Yurt'dan naklen Said Dağdaş, Olucak Yaylası, 21.06.2012).
- Karının dolaşığı, akşamdan kor bulaşığı! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Dodurgalar)! “Avradın dolaşığı, akşamdan sabaha kor bulaşığı!” (Fatma Uğur, 1972'li, Akseki-Kuyucak’lı, 6.9.2007) atasözü ile aynı anlamda…
- Karının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin! (1958 doğumlu ve İskilip’li Yaşar Sönmez’den naklen Said Dağdaş, 6.12.2001).
- Karısı güzel olanla, toprağı güzel olanı rahat bırakmazlar! (1979’lu, Bartın-Ulus’lu Celil Yaman'dan naklen Said Dağdaş, 8 Şubat 2007).
- Kaşıklıktan kaşık düşmeyle beraberdir... Karıdan çocuk eksilmez! (Gülizar Baz'dan naklen Said Dağdaş, 1999). Taze çocuğu ölen hanıma teselli vermek için söylenen teselli sözü. Hanımdan çocuk eksilmez anlamında (Dağdaş ve ark., 2006)...
- Katranı kaynatsan olur mu şeker? Cinsini sevdiğim (?) cinsine çeker!.. (Neyzen Tevfik’in bir dizesi olan ve atasözü niteliğine kavuşan bu güzel sözü nakleden Milas’lı bir Orman Mühendisinden naklen Said DAĞDAŞ, Köyceğiz-Otmanlar Köyü, 29.08.2012).
- Kavağı kes! Takıltıyı tüket!.. Sorunu kökünden çöz! Tartışmayı bitir, uzatma! anlamında… “Bizim oralarda öyle derler: “Kavağı kes! Takıltıyı tüket!” (Kayseri-Yahyalı’lı 1950 doğumlu Mustafa Camcı’dan naklen Said Dağdaş, 18.12.2011).
- Karıya sır verme, kındırayla g.t silme! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Eylül 1983), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Karlı Pazar, kârlı pazar! (Cemal Dağdaş’dan naklen F. Dağdaş, 01.1980; 29.11.2000). Çarık imalatı ve satışı ile uğraşanların bol alışveriş yaptıkları mevsimi tarif etmek için kullanılırmış. Alış-veriş yoğunluğu halkın ihtiyacının belirginleştiği zamanlarda artar anlamında (Dağdaş ve ark., 2006).
- Karlı Pazar, kârlı pazar! (Cemal Dağdaş’dan naklen F. Dağdaş, 01.1980; 29.11.2000). Çarık imalatı ve satışı ile uğraşanların bol alışveriş yaptıkları mevsimi tarif etmek için kullanılırmış. Alış-veriş yoğunluğu halkın ihtiyacının belirginleştiği zamanlarda artar anlamında (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kasap sevdiği deriyi yerden yere vururmuş! “Kasap sevdiği deriyi yere yatırırmış!” atasözü ile aynı anlamda.
- Kasap sevdiği deriyi yere yatırırmış! (9 Haziran 2008, 1979’lu, Bartın-Ulus’lu Celil Yaman'dan naklen Said Dağdaş).
- Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve kazanmaktan neşe duymayı! Kazanılan bir doların, bulunan beş dolardan daha değerli olduğunu öğret! Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona! Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret!.. (Abraham Lincoln’ün oğlunun öğretmenine yazdığı mektuptan nakleden 1971’li Musa Kaya’dan naklen Said Dağdaş, 5.4.2012, Tarsus; http://blog.milliyet.com.tr/abraham-lincoln--un--ogretmene-mektubu----/Blog/?BlogNo=17546).
- Kaz kaz ile, kız kız ile, kel tavuk kel horoz ile!.. (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş). Herkes, herşey dengi ile (Dağdaş ve ark., 2006)…
- Kazan yanına varma, karası bulaşır! (Demirdal, 1968, s. 568'den naklen Said Dağdaş). İsparta-Uluborlu.
- Keçe altında er yatar! (1960 doğumlu, Ankara-Bala-Yeniyapan, Şeyhli köyünden Şakir Kara’dan naklen Said Dağdaş, 2001). “Kepenek altında er yatar!” (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş) atasözünün benzer sürümüdür (Dağdaş ve ark., 2006).
- Keçi sütü emen kuzudan, hakiki koç çıkmaz! Bol kar yağan-yüksek yaylalarda gezen fareden sağlıklı, iyi fare çıkmaz! Karının emrinde yaşayan adamdan da adam olmaz! (Mişk terazinden berhil ver bizini, Mir emrijini serfiraz novbiddini) (80 yaşında iken, 1990 yılında vefat eden dedesi Hasan Yıldız'dan nakleden Vanlı Ekrem Durur'dan naklen Said Dağdaş, 16.12.2011, Erzurum).
- Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur! (Ji bo nefse, dikevi hefsa) (Şırnak-Cizre'de tanıştığım bir arkadaşımdan naklen Said Dağdaş,18.05.2010, Cizre)
- Kel Hasan! Söyle söyle sen usan!.. (Niksar-Serenli (Avara) köyünden Yusuf Yılmaz’ın “Niksar Folkloru” adlı lisans tezinden (s. 25) naklen Said Dağdaş, 26 Ağustos 2013, Ankara). İzahtan anlamayan-anlamazlıktan gelen ve inadından-hatasından vazgeçmeyen kişileri tanımlamakta kullanılır. Doku doku o bez, söyle söyle o söz!” atasözü ile benzer anlamda.
- Kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur! (Celil Yaman'dan naklen Said Dağdaş, 12.09.2007). Kaybedilen mal, kıymete biner anlamındadır. “Ölen inek sütlü olur!„ atasözü ile benzer-aynı anlamda.
- Kelin, köre olacak sözü olmaz! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1979). (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kem alat ile kemalat olmaz! “Alet işler el övünür!” atasözü ile benzer anlamda (Talat Memiş'den naklen Said Dağdaş, Ilgaz, Ödemiş köyü, Orman Müh., Şubat 2006). (“Temiz hedeflere temiz yollardan gidilir. “Kem alat ile kemalat olmaz” der eskiler! Dürüst, bilgili, cesur adamlara ihtiyacımız var… Benden söylemesi…” “Birileri ayaklarını denk alsın!” Abdurrahman Dilipak / Yeni Akit, 16.07.2013).
- Kem söz sahibine aittir. (Ahmed Sandal’ın makalesinden naklen Said Dağdaş, 22.11.2013). http://www.haber46.com/kose-yazisi/18494/sairi-ve-siiri-kucumseyen-tarihci-prof-dr-ilber-ortayliya-kisa-bir-cevap.htm
- Kemanenin sesi sabaha karşı çıkar! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, 8.4.2000). (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kendi düşen ağlamaz, iki gözden olur! Kendi hatasının cezasını çeken, başkasında bahane arayamaz. İçten içe üzülür. Ağlaya ağlaya gözlerini de kaybedebilir (Antalya’lı 1935’li Ayşe Çark Hanımdan nakleden 1955’li Mehmed Ali Şener’den naklen Said Dağdaş, 21.11.2010).
- Kendi devesini çeken, yorulmaz! (Dodurga’lı 1949’lu Bayram An’dan naklen Said Dağdaş, Dodurgalar, 12 Eylül 2010)! “Kendi devesini güden, yorulmaz!” atasözü ile yakın anlamda.
- Kendi devesini güden, yorulmaz! (Denizli-Dodurga’lı 1929 doğumlu Mehmed Baz'dan naklen Said Dağdaş, 12.07.2008). Kendi işinde çalışmak, insana yorgunluk vermez, aksine zevk verir anlamında...
- Kendi kendine ettiğini âdem, Bir yere gelse edemez âlem! "Bir insanın kendi kendine yaptığını, bütün köylü başına çokanlaşsa yapamaz! (Acıpayam-Yukarı Dodurgalı 1341'li Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş)" atasözü ile aynı anlamdadır.
- Kendisi muhtâc-ı himmet bir dede! Nerde kaldı gayrıya himmet ede?!. (… Kendisi muhtac-ı himmet bir dede, nerede kaldı gayrıya himmet ede... Sen nereye kredi vereceksin, sen krediye muhtaçsın. Hangi krediyi vereceksin?..” Başbakan Receb Tayyib Erdoğan’dan naklen Said Dağdaş, 6.1.2013; http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1115595&CategoryID=78). Bilhassa tasavvufta; kimseye faydası dokunmayan, dervişliği maişete medar kılmış, asalak, zavallı, uyduruk dervişleri (http://www.tasavvufalemi.com/sayfa.php?yaziNo=455) kasteden bir atasözü olarak kullanılır.
- Kepenek altında er yatar! (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş). “Keçe altında er yatar!” (1960 doğumlu, Ankara-Bala-Yeniyapan, Şeyhli köyünden Şakir Kara’dan naklen Said Dağdaş, 2001) atasözünün yöremizde kullanılan şeklidir (Dağdaş ve ark., 2006).
- Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner! (Milli Gazete, 1999). Bugün böyle kalmaz, ümitli ol anlamında (Dağdaş ve ark., 2006). “Keser döner, sap döner, bir gün gelir hesap döner!” atasözü ile benzerdir.
- Kesilen çamın davası olmaz! (Orman Mühendisi Mehmed Özdemir’den naklen Said Dağdaş, 24.4.2013, Kemer-Antalya). Olup bitmiş işin ardına düşülmez anlamında...
- Kesiyor ama, ses çıkarmıyor! (Çravz da ar eģzguncbá) (Mine Özdoğan, 1985’li, Borçka-Camili (Macaheli), 24 Mayıs 2006)! Daha çok gizli iş çevirip başkalarına belli etmemeye çalışan kişiler için kullanılır. Dıştan bakınca aslında bilinen, daha çok gençlerin gizli sevilerini dile getirmekte de kullanılır (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kesmezsen nefsinin nefesini, şeytanla bir olur keserler senin nefesini!.. (Erzurum-Oltu-İğdeli köyünden, 1981 doğumlu M. Recai Demirci’den naklen Said Dağdaş, 16 Aralık 2011, Erzurum).
- Keyfin pahası olmaz! (1932’de rahmetli olan Kastamonu’lu Ali Gülsoy’dan nakleden A. Gülsoy’dan nakleden Y. Gülsoy’dan naklen Said Dağdaş, 4.6.2007).
- Kıç ıslanmadan balık tutulmaz! (Trakis dusveleblay tevzi ar deykaveba!) (Gürcü atasözü, 1938’li Tenzile Gökdemir’den naklen Said Dağdaş, 23.5.2010)!
- Kıçı yere yakın olandan korkun derler! (Samsun’lu 1952’li Nazım Özşahin’den naklen Said Dağdaş, 20.11.2013).
- Kıçında yok bir etek kıl! Hasan Dağına oduna gidersin!.. (1960'lı Orman Mühendisi Cemal Basri Gökşen'den naklen Said Dağdaş, 6.4.2011). Boyundan büyük işe/işlere kalkışan, yeterli birikim ve donanıma sahip olmayan kişiyi tarif etmek için kullanılır.
- Kıl beşi, gör işi!.. (Hacı Üveyiszade’den nakleden Mustafa Kurucu'dan naklen Said Dağdaş)… Namazı asla ihmal etme! anlamında uyarı.
- Kıl beşi! Kurtar başı. Teslim ol! Bitir işi!.. (Mahir İz'den nakleden Nihat Temel'den naklen Said Dağdaş, 30.03.2011)... İman et! Zihnindeki tereddütlerini gider. Namazı ise asla ihmal etme! anlamında ilaç gibi uyarı-atasözü...
- Kına günü (gecesi) edük aranmaz! (20.7.2008, 1981’li Birdal Yaman’dan naklen Celil Yaman, 1979’lu, Bartın-Ulus’lu)! “Şimdi bunun sırası mı?” anlamında, zamansız iş yapılmayacağını vurgulayan bir atasözü. Not: “edük” ayakkabı anlamındadır.
- Kınama kınagandır! Başlara gelegendir! (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Acıpayam-Yukarı Dodurga). Başkasını kınamanın yersizliğini belirtir. Aynı zamanda atasözü, kınanan hususun kınayanın başına geleceğini de hatırlatır ve kınamaktan sakındırır.
- Kır atın yanında duran, ya huyundan ya tüyünden… (Fatmana Dağdaş): “Üzüm üzüme baka baka kararır” atasözü ile eş anlamlı (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kıra girmiş, usüle girmemiş! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1979). Ham, yobaz, kaba, vb... düşük vasıflı insanlar için kullanılır.
- Kırk kadının aşı, içinde kedi başı!.. (Samsunlu 1320’li Netice Asan’dan nakleden 1946’lı Ünal Asan’dan naklen Said Dağdaş, Tarsus - Mersin, 5.4.2012). Bir işe çok karışan varsa, verimli sonuç almak zordur anlamında…
- Kırk sakaldan bir tüy! Bir kösede bir sakal! (1341’li Fatmana Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, 1994). Bir nesnenin bolluğunu, darlığını, aynı zamanda işbirliğinin - yardımlaşmanın önemini aktaran bir atasözü.
- Kırk yıl sonra düşmanını haklamış da, evi (ivedi) çaldım (acele davrandım) demiş… Her işinde son derece sabırlı olmayı, uzun vadeli düşünmeyi öğütleyen bir atasözü (F. Dağdaş, Mart1980).
- Kırpıntın bol ola, paran az ola!.. (Nevşehir-Hacıbektaş-Büyükkışla köyünden terzi 1953’lü Tahir Sezer’den naklen Said Dağdaş, 5.11.2013). Terzilerin Piri Hz. İdris (A.S)’ın “iblis”le karşılaşması hikayesinden aktarılan ve terziler için kullanılan bir atasözü. Terzilerin uğraşısı boldur, buna karşılık kazancı azdır anlamında.
- Kısmetsiz köpek, kurban bayramı günü sılaya gidermiş! (1959’lu Fikri Kaya’dan naklen Said Dağdaş, 27.10.2008).
- Kısmetsiz köpeğin, kurban bayramında bile nasibi yoktur! (Kars-Kümbetli’den, 1965’li Taner Ersarı’dan naklen Said Dağdaş, Taner Ersarı bu sözün, Arab atasözü olduğunu belirtmiştir. 7.9.2012, Acıbadem-İstanbul).
- Kışın azıksız, yazın abasız yola çıkmayın! (1965’de Hayreddin Kayacık’dan nakleden 1944’lü Davut Odabaşı’ndan naklen Said Dağdaş, 14.11.2012).
- Kız anadan öğrenir çeyiz düzmeyi, oğlan babadan öğrenir oba gezmeyi! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş)! Bu atasözü “Oğlan babasından öğrenir yazı yazmayı, kız anasından öğrenir sokak gezmeyi.”şeklinde de söylenir (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kız anasından gördüğü sofrayı serermiş! (7.10.2003’de, Kırıkkale, Delice'li Hamid Erdal'dan naklen İstanbul’da Said Dağdaş tarafından alınmıştır...), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kız anasından görür sofra düzmeyi, oğlan babasından görür sohbet gezmeyi! (Şahin Irmalı, 1965’li, Çankırı-Çerkeş’li, 6.2.2008). “Kız anadan öğrenir çeyiz düzmeyi, oğlan babadan öğrenir oba gezmeyi (F. Dağdaş, Dodurgalar)” atasözü ile benzerdir.
- Kız bibiye, oğlan dayıya gelir! (Dr. Sadeddin Açar'dan naklen Said dağdaş, 1956’lı, Urfa-Birecik’li, 14.11.2007).
- Kız kareçi , hatun olmaz! (Mardin’li, 1971’li Fatih Yıldız’dan naklen Said Dağdaş, 30.1.2006). “Çingene kız, hatun olmaz!“ (Fatih Yıldız, 1971’li, Mardin’li) atasözü ile benzer anlamda...
- Kız evi, naz evi!.. (Mehmed Baz'dan naklen Said Dağdaş, 1 Nisan 2013, Denizli).
- Kız kıskıda (gısguda), gelin baskıda! (1.6.2007, 1950’li Ayşe Yaman’dan naklen Celil Yaman, 1979’lu, Bartın-Ulus’lu)! Kıskı kelimesi mengene anlamındadır. Kızın gözetlenmesi, gelinin de üzerinde biraz baskı yapılması gerekir anlamında…
- Kız satımı, çağla satımı!.. (Said Dağdaş, 1 Nisan 2013, Denizli).
- Kız satımı, hıyar satımı!.. (Dodurgalı Mehmed Baz’dan naklen Said Dağdaş, 1 Nisan 2013, Denizli). “Kız satımı, hıyar satımı denir köylerde. Doğru…” Çok taze iken hıyarın hem tadı ve hem de kokusu çok hoştur, yenmesi de lezzetlidir. Bu nedenle pazarda tazesinin müşterisi boldur, kartının - kartalmışının ise müşterisi olmaz. Yetişen kızın da evlenme çağı çok uzamamalıdır. Uzarsa uygun değildir anlamında kullanılır. Taze salatalık-badem ile - genç kız benzetmesi sanırım bu nedenle yapılmıştır. Esasen evlilikte gecikmemek için yapılan bu benzetme-atasözü; sadece kızlar için değil, oğlanlar için de geçerli bir benzetmedir. “Kız satımı, çağla satımı!..” şeklinde de kullanılabilir.
- Qizim dedim, gelinim sen esit! (Bakü’lü Ebilov Ümid Maksudoğlu’ndan nakleden Burdur’lu Hüseyin Yılmaz'dan naklen Denizli’li Said Dağdaş, 2 Ekim 2012). “Kızım sana söylüyorum. Gelinim sen işit!” (1341'li Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş) atasözü ile benzer anlamda.
- Kızı kızıka görme gelinike gör, gelinike görme, beşik ardında gör! (Kızı kız iken görme gelin iken gör, gelin iken görme, beşik ardında gör!) Sorumluluk sahibi olunca sağlıklı değerlendirme yapılabilir anlamında (1972 doğumlu, Akseki-Kuyucak’lı Fatma Duru’dan naklen S.Dağdaş, 30.08.2008).
- Kızı kızken görme, gelin olunca gör! Gelin olunca görme, doğum yapınca gör! (18.5.2007, 1950’li Ayşe Yaman’dan naklen Celil Yaman, 1979’lu, Bartın-Ulus’lu)! Kızıın niteliklerini hemen değil, gelin olduktan sonra değerlendir. O da yetmez, doğum yapıp ana olunca yapılan değerlendirme çok daha sağlıklıdır anlamında…
- Kızı olanın dili olmaz! (Memleketimiz Acıpayam’ın güneydoğu komşusu olan, aynı kültürü paylaşan Burdur-Gölhisar civarından, Said Dağdaş). http://golhisarhem.meb.gov.tr/kitap/yerelsozler.htm
- Kızı olmayan adam, özürlü adamdır! (Ankara-Ayaş’lı Yücel Özder’den naklen Said Dağdaş, 8.4.2013, Ankara). “Anamın adı! Ağzımın tadı kızım!.. Kızı olmayan, baba olduğunun farkına varmaz!”
- Kızım sana söylüyorum. Gelinim sen işit! (1341'li Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş).
- Kızın hısımı bucak kayası, oğlanın hısımı kapı sövesi! (F. Dağdaş, 09.1983), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kızını dövmeyen dizini, oğlunu dövmeyen kesesini döver! (Niksar-Serenli (Avara) köyünden Yusuf Yılmaz’ın “Niksar Folkloru” adlı lisans tezinden (1993, s. 25) (Niksar Dün Bugün Yarın s. 57-58'den naklen) naklen Said Dağdaş, 26 Ağustos 2013, Ankara).
- Kızlar saçından, oğlanlar traşından belli olur! (F. Dağdaş, 9.2.2000): “Ekmek bezeden, kız teyzeden belli olur!’’ atasözü ile (Tan, 1985, s. 52) benzer anlamdadır (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kim Türkçe bilmez! O, Allah’dan korkmaz!.. (CNNTürk, Başka Şeyler programından naklen Said Dağdaş, 22:40, 06.07.2013). Bosna’da-Saraybosna’da Türkler ve Türkçe hakkında yaygın olarak kullanıldığı belirtilen bir Boşnak atasözü.
- Kimi yer, kimi bakar! Kıyamet, ondan kopar! (Ali Rıza Temel'den naklen Said Dağdaş, 8.11.2013, Diyanet TV, 07:49). Yardımlaşmayı, görüp-gözetmeyi öğütleyen-hatırlatan bir atasözü klasiği...
- Kimse yoğurdum (ayranım) ekşi demez: Kimse kendini haksız çıkarmaz (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kimseden havf eylemez, Allah’dan havf eylemeyen! (İzzet Molla). Hicret Takvimi, (9 Nisan 1999), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kişi, giyimiyle karşılanır, konuşmasıyla uğurlanır! (M. Baz, 9.2.2000): Giyim ve konuşmasının içeriği ile insanlar değerlendirilir anlamında (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kisinin adi cixinca, cani cixsin daha yaxsidi! "Adım çıkmış dokuza, inmez sekize!", “Kişinin adı çıkacağına canı çıksın!” (Aksekili M. Ali Şener'den naklen Said Dağdaş, 11.9.2010) atasözlerinin Azerbaycan Türkçesindeki benzer anlamdaki sürümü (Bakü’lü Ebilov Ümid Maksudoğlu’ndan nakleden Burdur’lu Hüseyin Yılmaz'dan naklen Denizli’li Said Dağdaş, 2 Ekim 2012).
- Kisinin sozu bir olar! Erkek, sözüne güvenilen adamdır! anlamında bir atasözü (Bakü’lü Ebilov Ümid Maksudoğlu’ndan nakleden Burdur’lu Hüseyin Yılmaz'dan naklen Denizli’li Said Dağdaş, 2 Ekim 2012). “Söz bir, Allah bir!” atasözü ile benzer anlamda…
- Kocana göre bağla başını, harcına göre pişir aşını!..” (Elveda Rumeli dizisinde Bedia Hanım'dan genç evli kadınlara yapılan nasihat.) “Evine göre pişir aşını; erine göre bağla başını!” ve “Orantına (orantene) göre pişir aşını, kocana göre bağla başını!..” atasözleri ile benzer anlamda.
- Kocaya varması var ama, koca koca entari yümesi de var! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, 08.1983), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Koçluk kuzu, salda belli olur! (Hakkı Yılmaz’dan (Ö.T.: 1999, 97 yaşında rahmetli olmuş.), Alican Yılmaz, Kırşehir-Mucur, 31.05.2002). ”Olacak oğlan bokundan belli olur!” sözü ile eş anlamlı (Dağdaş ve ark., 2006).
- Koçyiğit, bağ beller! (M. Baz, 10.4.1994)! Herkes elinden gelen işi yapar (Dağdaş ve ark., 2006).
- Komşu kızı çapaklı olur, çapağını silebilen alır!(F. Dağdaş, Eylül 1983). (Dağdaş ve ark., 2006).
- Komşu komşudan mal aparar irs aparar (yetişer, kalar!) “(Tebrizli Orman Mühendisi S. Kusekenani, 1999). “Komşu komşuya mirasçı olacak kadar yakındır.” anlamında (Dağdaş ve ark., 2006).
- Komşunun tavuğu, komşuya kaz gözükürmüş! (Yozgat-Şefaatli ilçesi Temlik köyünden Aleyna Ünsal’dan naklen Said Dağdaş, Eğirdir-Barla, 10.07.2011).
- Qonaq umdugunu yox tapdigini yeyer! (Bakü’lü Ebilov Ümid Maksudoğlu’ndan nakleden Burdur’lu Hüseyin Yılmaz'dan naklen Denizlili Said Dağdaş, 2 Ekim 2012) şeklinde kullanılmaktadır. “Misafir, umduğunu değil, bulduğunu yer!” (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş) atasözü ile anlam yakınlığı vardır. Qonak: "Misafir" anlamında...
- Konuşursan mert oğlu mertle konuş, ne ararsın Kürt oğlu Kürtle demiş! (F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1984), (Dağdaş ve ark., 2006). Dostunu, arkadaşını iyi, sana yararı olacak insanlardan seç anlamında...
- Konyalılar minare gibi görünür, dümdüz. Ama içleri büklüm büklüm!.. (1938’li Abdullah Yıldız ve 1952’li Adviye Yıldız’dan nakleden 1973’lü Çelebi Yıldız’dan naklen Said Dağdaş, Mersin - Tarsus, 5.4.2012).
- Kork, Allah’dan korkmayandan!.. (F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş). Allah’dan korkmayandan korkulur (Dağdaş ve ark., 2006) anlamında...
- Kork Aprul’un (Nisan) beşinden! Öküzü ayırır eşinden! (Niksar-Serenli (Avara) köyünden Yusuf Yılmaz’ın “Niksar Folkloru” adlı lisans tezinden (s. 25) (Niksar Dün Bugün Yarın s. 58'den naklen) nakleden Said Dağdaş, 26 Ağustos 2013, Ankara). “Sakın Aprıl’ın beşinden! Öküzü ayırır eşinden!” atasözü ile benzer anlamda.
- Qorxan goze cop düşer! Azerbaycan Türkçesinde kullanılan (Bakü’lü Ebilov Ümid Maksudoğlu’ndan nakleden Burdur’lu Hüseyin Yılmaz'dan naklen Denizli’li Said Dağdaş, 2 Ekim 2012) bir atasözü.
- Koyunu güden, kurda kavuşur! (Dodurgalı Güllü Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, 10.1.2000), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Koyunun kuyruğu koyuna ağır gelmez! (Hanımın Çiftliği dizisinden naklen Said Dağdaş, 21.5.2011). Öküze boynuzu yük gelmez! (Fatmana Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, 22.01.2000) atasözü ile benzer anlamda… Kişinin evladı kendinden bir parçadır, dara düştüğünde elinden tutar anlamında. "Yaradılışında mevcut olan kusurlar, kusur sayılmaz!" anlamında da kullanılabilir.
- Köpeği öldürmesi var ama (emme), sahibinin hatırı var! (Denizli-Dodurgalı’lı Mehmed Baz (1929 doğumlu), 12.07.2008).
- Kor kora kor demese ureyi partlayar! Azerbaycan Türkçesinde kullanılan (Bakü’lü Ebilov Ümid Maksudoğlu’ndan nakleden Burdur’lu Hüseyin Yılmaz'dan naklen Denizli’li Said Dağdaş, 2 Ekim 2012) bir atasözü.
- Köpeğin götünden iyi ossuruk (osuruk) çıkmaz! (M. Baz’dan naklen Said Dağdaş, 22.08.2002, Denizli), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Köpeğin iyisi, leşin başında belli olur! (F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, Mart 1980), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Köpek neyleyecek takkeyi, tingilderken düşürür! (M. Baz’dan naklen Said Dağdaş, 22.08.2002), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kör alıcının, kör satıcısı olur (F. Dağdaş, Aralık 1979)! Denklik vurgusu için, evlenmede denklik konusunda kullanılır (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kör Allah’a nasıl bakarsa, Allah da ona öyle bakar (Hamid Erdal, 20.09.2001, Delice, Kırıkkkale, 1964 doğumlu). Allah’dan korkmayandan korkulur (Dağdaş ve ark., 2006)...
- Kör buzağı topallamaz!.. (Bartın-Ulus’lu Celil Yaman'dan naklen Said Dağdaş, 18.08.2005). “Ekinler baş vermeden, kör buzağı gelişemez (topallamaz)!..” (Receb İvedik’in filminden nakleden 1983’lü Harun Koçer’den naklen Said Dağdaş, 22.06.2012, Çamlıdere-Çamkoru) atasözü ile benzer anlamda. “Herşeyin bir zamanı vardır. Vakti gelince, şartlar olgunlaşınca ortaya çıkar!” anlamında bir atasözü.
- Kör, görmese de sezer! (Çankırı-Eldivan-Çaparkayı köyünden 1933’lü Emrullah Kolukısa'dan naklen Said Dağdaş, 14.2.2013). “El arif olur, hiyallar!” (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş). El çabuk anlar (Dağdaş ve ark., 2006) atasözü ile anlam yakınlığı vardır…
- Kör leyleğin yuvasını Allah yapar! (1955'li Ganime Ay'dan naklen Said Dağdaş, 15 Ekim 2013, Denizli). Fakirin de zenginin de yardımcısı Allah'dır. "Rızkı veren Allah'dır!" ayetinin açıklaması bir atasözüdür.
- Körler memleketinde şaşılar padişah olur! (Bölge ağzı, Ufuk Takvimi’nden naklen Said Dağdaş), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Köşe taşı köşede yakışır! (Bölge ağzı, Ufuk Takvimi, 14.12.2001’den naklen Said Dağdaş), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Köy boncuğu köye takılmaz! Öz memleketinde çalışılması uygun değildir anlamında (Bartın-Ulus’lu Ayşe Yaman’dan nakleden Celil Yaman’dan naklen Said Dağdaş, 18.08.2005), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kuduran köpeğin önüne geçilmez! (Fatmana Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, Ekim 1981). “Kuduran köpeğin önüne mi geçilir?..” Çok sinirlenen birisinden sakınmak uygundur anlamında...
- Kul bunalmayınca Hızır erişmez! (Fatmana Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş). Her zorluktan sonra bir kolaylık vardır anlamında. (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kul görüneni yese, acından ölürmüş! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1980). “Rızık Allah’dandır! cümlesi ile benzer anlamda kullanılmaktadır (Dağdaş ve ark., 2006).
- Kul sıkışmadan Hızır yetişmez! “Kul sıkışmadan Hızır yetişmez derler ya!..” (Kanal 9’da verilen Ali Baba filminden naklen Said Dağdaş, 27.1.2013). “Kul bunalmayınca Hızır erişmez!” (Fatmana Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş) atasözü ile benzer anlamda…
- Kuma gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş! (24.11.2006, 1953’lü Menekşe Danyıldız (Kızılcahamam-Kahyalar köyü)’dan nakleden Bartın-Ulus’lu, 1979’lu Celil Yaman'dan naklen Said Dağdaş).
- Kurt, dumanlı günü sever! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Mayıs 1980, (Dağdaş ve ark., 2006)). Düşman, uygun fırsatı bekler ve değerlendirir. Ona göre tedbirli olmak gerekir anlamında…
- Kurt kocaldı mı, köpeğin maskarası olurmuş! (TRT 1, Ömür Dediğin Programı-06.10.2012, 07:20, Manisa-Salihli-Poyraz Damları Belediyesinden yaşlı bir kişinin ailesi hakkındaki konuşmasından naklen Said Dağdaş).Yaşlılığın-güçten düşmenin ne kadar zor olduğunu açıklamakta örnek verilir.
- Kuru kuru kurbanın olayım! Yürü yürü yolunda öleyim!.. (Ankara-Kalecik’li 1952’li Mustafa Arslan’dan nakleden oğlu 1971'li İlhan Arslan’dan naklen Said Dağdaş, 4.7.2012).
- Kuş, kuşun yamacında öter! (Kayseri-Develi’li, 1941’li Mustafa Kılıç’dan naklen S. Dağdaş, 11.02.2008). Herkes dengi ile iletişim, dostluk kurar anlamında. “Davul, dengi dengine vurur!” atasözüne yakın anlamda düşünülebilir.
- Kuşun boklusu, yuvada kalır! (Tavas'lı Kebabcı Mehmed Ali Kaynak'dan (0.535.4511746) naklen Said Dağdaş, 17.10.2013, İncilipınar-Denizli). Kardeşlerden genelde çok becerikli olmayanı baba evinde yaşamaya devam eder. Diğerleri ayrılıp kendi ev-dününü yapar anlamında...
- Kuvvet öküzde olur! (Dodurgalı Mehmed Baz’dan naklen Said Dağdaş), (Dağdaş ve ark., 2006).
- Küllükte biter, gül biteriz! “Köylüyüz-fakiriz emme, gönlümüz zengindir... Biz, küllükte biter gül biteriz!” (Aslen Kızılcahamam-Yıldırımören köylü, Olucak Köyünden, anası Emine Demirtaş'dan nakleden 1934'lü Hacı Halise Yurt'dan naklen Said Dağdaş, Olucak Yaylası, 21 Haziran 2012).
- Kürt yer, çarığına bakar! (Kars-Sarıkamış’lı Esra Ersoylu’dan naklen Said Dağdaş, 10.07.2007). “Kişi, işinin bittiğine bakar!” anlamında…
- Kürt yiyince, gözü çarığına düşermiş! (Kırıkkale-Bahşılı’lı Faruk Tezel'den naklen Said Dağdaş, 4.03.2008). “Kişi, işinin bittiğine bakar!” anlamında…
 
* Kabahat da gizli olmalı,ibadet de.{{VS|Kabahat da gizli olmalı,ibadet de}}
Anonim kullanıcı