Türkçe atasözleri/M: Revizyonlar arasındaki fark

düzenleme özeti yok
k (Kibele Türk atasözleri/M sayfasını Türkçe atasözleri/M sayfasına taşıdı: Tartışma:Türk atasözleri ve kategoriye uyum)
Değişiklik özeti yok
<div ><small> '''<''' [[Türk atasözleri]] </small></div>
*- Maç doksan dakika!.. Bir işin sonunu - bitişini görmeden yapılan her yorum, değerlendirme erkendir, çünkü son anda sonuç değişebilir. Futbol maçı örneğinde olduğu gibi; devam eden-henüz tamamlanmamış herhangi bir sürecin, müzakerenin ya da çatışmanın muhtemel sonucu önceden yüzde yüz kestirilemez anlamında kullanılır. 21 Mart 2013’de Diyarbakır’da, Öcalan’ın mektubu ile ilan edilen PKK’nın silahlarını bırakıp ülke dışına gideceği ve daimi barışın hakim olacağı haberleri üzerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yaptığı değerlendirmede; “Temkini, netice alana kadar bırakmam. Maç 90 dakika ve uzatmalar da dahil bitene kadar temkinli olurum…” şeklinde temkini ve tedbirli olmayı öne çıkaran bir yol izleneceğini belirtmiştir (http://www.zaman.com.tr/politika_basbakandan-90uzatma-dakikalari-uyarisi_2068742.html'den naklen Said Dağdaş, 23 Mart 2013).
 
*- Mal, canın yongasıdır! (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş). Mal da değerlidir (Dağdaş ve ark., 2006), candan bir parçadır anlamında.
*- Mal, sahibiyle gider! (F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1980). (Dağdaş ve ark., 2006).
*- Mangal maşasız, kızlar kocasız olmaz! (Fatmana Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1980), (Dağdaş ve ark., 2006).
*- Mangal maşasız olmaz! Kızlar kocasız olmaz! (Fatmana Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1980).
*- Marazlı g…te, arpa ekmeği zarar!.. (1936’lı Gülizar Baz’dan naklen Said Dağdaş, 17.11.2010, Denizli; Fatmana Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, 2000).
*- Mart çıxdı, dərd çıxdı.... (Mart çıktı, dert çıktı...) (Azerbaycan Türkçesinde)-(Bakü'lü, 1969'lu Ruşen Abbasoğlu'ndan naklen Said Dağdaş, 23 Eylül 2013). “Mart ayının çok zorlu geçebileceğini, Mart bitince baharın bütün güzelliğiyle tamamen yerleşeceği umudunu hatırlatan bir Azerbaycan atasözü.
*- Mart karı zenginin çatısına, fakirin ….na yağar!.. “Argo” (Çankırı-Eldivan-Saray köyünden 1973’lü Erdal Uğurlu’dan naklen Said Dağdaş, 14 Şubat 2013). Çatıya yağan karın, zengine herhangi bir zararı olmayacağı varsayımıyla zengin için ağır hayat şartları çok da önemli değildir, hayatın diğer zorlukları gibi doğaldır. Fakir için ise Mart karı da olumsuzluk üstüne olumsuzluk, çaresizliktir anlamında kullanılır. Aynı atasözünü, Eldivan-Çaparkayı köyünden Hikmet Keskin de teyit etmiştir.
*- Mart martladı, kocakarılar hortladı... (Said Dağdaş, tarihsiz). Mart ayının beklenmedik soğukları da olan bir ay olduğunu vurgulayan bir atasözü.
*- Mart'ta merek, yarı gerek!.. (Erzurum-Uzundere-Ulubağ Köyü-Kardeşler Mezrası'ndan 1946'lı Osman Aktaş'dan nakleden 1977'li Muzaffer Aktaş'dan naklen Said Dağdaş, 20 Eylül 2013). Tedbiri elden bırakma! Kış uzun sürer buralarda. Mart ayında bile merekteki ot ve kışlık hazırlık daha mereğin yarısında olmalı! anlamında kullanılır... Merek: Samanlık, kış hazırlığının konulduğu küçük yayla evi. “İyi yemek (Ey yemek), iyi merek (ey merek), Mart’ta gerek!” (Kay saçmeli, kay meregi, martşi saçiro) (Sinem Gökdemir, 1985’li, Borçka-Camili havzası(Macaħeli)-Efeler köyü, 24 Mayıs 2006) atasözü ile benzer anlamda...
*- Mart'ta, sıçan siymesin! Nisan'da, yağsın! Dinmesin! (Kırıkkale-Keskin'li, 1929'lu Ziya Kökver'den nakleden torunu 1971'li Şükrü Kökver'den naklen Said Dağdaş, 4.4.2011). Mart ayında yağmur yağmasa da olur. Sıçan bile toprağa siymese, farketmez. Ama Nisan'da rahmet bol yağsın, berekettir anlamında. “Martta yağmasın, nisanda dinmesin!” atasözü ile (Aksoy, 1995) benzer anlamda.
*- Mazlumun ahı, tahttan indirir şahı! (Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'den naklen Said Dağdaş, CNNTürk, 07:26, 23.8.2013).
*- Medh-i nakış, nakkâşa râcîdir… “Medh-i nakış nakkâşa râcîdir." denilmiştir. Bu ifade, esere değil, o eseri meydana getirene teveccüh edilmesini, asıl eser sahibi olanın kutlanmasını işaret etmektedir…” ahmetyucel.net/FileUpload/ks198299/File/salih_baba.rtf'dan naklen Said Dağdaş.
*- Merak, ilmin yarısıdır! (1970’li yılların sonunda Denizli Müftü Yardımcısı olan Ramazan Yenidede’den naklen Said Dağdaş). İlmi çalışmalarda, sorgulama-merak dürtüsü, çalışmayı başarıyla yönlendirme ve sonuçlandırmada ana itici güçlerden birisidir. Bu atasözü, aynı zamanda Arab atasözü olarak da nakledilir.
*- Merak, kediyi öldürür!" (Curiosity killed the cat!) (“Merak, kediyi öldürür! İngilizlere ait bir atasözü. O nedenle söz veremem yeni Emek Sinemasına gitmemeye..” Atila Dorsay'dan naklen Said Dağdaş, 11.4.2013, A HBR, 18:45).
*- Merdiven basak basak!.. (F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş). Bilhassa memuriyet hayatında, zenginleşmede vb. ilerleme ve gelişmeler aşama aşama, adım adım gerçekleşir, aceleci olmak yanlıştır anlamında. Not: Bu atasözünde söylenişi kolay olduğu için "basamak" kelimesi, "basak" şeklinde kullanılıp yerleşmiştir.
*- Merhamet ettim deliye, geldi pisledi halıya! (Dodurgalı Durmuş karısı Şerife’den nakleden F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, 09.1983). "Merhametten maraz doğar!" atasözünün (Aksoy, 1995) yöremizde kullanılan benzer manadaki sürümü (Dağdaş ve ark., 2006).
*- Merkebin canı yanarsa, atı kor geçermiş!.. (Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Dodurga). "Merkebin canı yandığı zaman, atı kor geçermiş!" atasözü ile benzer anlamda...
*- Merkep semer yasırı (esiri), insan pusat yasırı! (F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, 30.06.2002). (Dağdaş ve ark., 2006).
*- Meskenim dağlar başı, Sahraya hacet kalmadı. İçtim ecel şerbetini, Lokman'a hacet kalmadı... (Dodurgalar-Aşağı Mezarlık'ta "Hacı Himmet 1322" dedenin mezar taşından naklen Said Dağdaş, Şubat 2011).
*- Mide kırk ambar! Yedikçe yutar! Uyku kırk kantar! Uyudukça artar! (http://www.ozgurkocaeli.com.tr/news.php?id=25254). Midenin talebine, uykunun ağırlığına aldanmamak gerektiğini hatırlatan bir atasözü. “Uyku kırk kantar! Uyudukça artar!..” şeklinde bir değişik kullanımı da yaygındır (Acıpayam-Dodurgalı Said Dağdaş).
*- Millet hükümetsiz olmaz, hükümet milletsiz olmaz! (1317’li Said Ay’dan nakleden kızı 1341'li F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, 23.12.2000).
*- Minnet ile gül koklama! Dak göğsüne dikeni. Geçme namert köprüsünden! Bırak götürsün sel seni! (Aslen Ortaköy-Lefke'li, 17.12.1953 doğumlu Dr. Türker Kavas'dan naklen Said Dağdaş, Lefkoşe, 25.03.2011)... “Geçme namert köprüsünden, ko aparsın su seni!” atasözü de benzer şekilde kullanılır.
*- Misafir dediğin maldan sayılır, nereye bağlarsan orada yayılır! (Çorum’lu 1926’lı Vacit Zeki Kaman’dan nakleden Tahsin Cengiz Kaman’dan naklen Said Dağdaş, 24.1.2008). “Misafir, ev sahibinin danasıdır!” (F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1980) atasözü ile eş anlamlı.
*- Misafir dokuz nasiple gelir! Birini yer, sekizi bize kalırmış! Türk kültürünün önemli bir zenginliği olan misafir ağırlamanın önemini ortaya koyan-hatırlatan bir atasözü. (Çankırı-Eldivan-Çaparkayı köyünden 1967’li Hikmet Keskin’den naklen Said Dağdaş, 14 Şubat 2013). Atasözünün Denizli-Acıpayam civarında kullanılan sürümünde de, “dokuz” ve “sekiz” sayılarına vurguda benzerlik vardır…
*- Misafir, ev sahibinin danasıdır! (F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1980). (Dağdaş ve ark., 2006), “Misafir dediğin maldan sayılır, nereye bağlarsan orada yayılır!” atasözü ile eş anlamlı.
*- Misafir, umduğunu değil, bulduğunu yer! “(Fatmana Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş). Azerbaycan Türkçesinde “Qonaq umdugunu yox tapdigini yeyer!” şeklinde kullanılır.
*- Misafirin dokuz nasibi olur! Birini yer, sekizini evde kor gidermiş! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1980). (Dağdaş ve ark., 2006).
*- Misafirin karnı doyunca, gözü yolda olurmuş! (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş, Aralık 1980). "Kürt yiyince, gözü çarığına düşermiş!" atasözüyle benzer anlamda.
*- Misafirlik üç gün... (F. Dağdaş'dan naklen Said Dağdaş).
*- Muhabbet muhabbeti açar, muhabetten kim kaçar? (Gaziantep'li İhsan Biler'den naklen Said Dağdaş, 23.07.2002). Gaziantep’de anlatılan “post” hikayesi şöyledir: “Cinayet İşleyenisinin deli olup olmadığını hakim kararı ile anlamak için mahkemeye çıkarmışlar. Hakim cinayeti işleyen kişinin akıl durumunu ölçmek için bir post getirtip, suçluya vermiş ve şöyle bir soru yöneltmiş: Söyle bakalım. Bu postta kaç tüy var...? Suçlu şöyle cevap vermiş: - 'Muhabbet muhabbeti açar, muhabetten kim kaçar? hakim bey! Siz söyleyin bakalım. Murat köprüsünün altından günde kaç ton su geçer?”
*- Mut; Bir pınar! Beş çınar!.. (1946’lı Mut’lu Orman Mühendisi Mustafa Erikçi’den naklen Said Dağdaş, Beyşehir, 7.5.2013). Mersin’in Mut ilçesinin suyu (pnarları) ve su ile hayat bulan bağı-bahçesi, çınarları olmasa yaşamanın zor olduğunu ifadeyle kısaca Mut tanıtılmıştır.
*- Mutu götüren, kileyi de götürür! (R. Kıvrak’dan naklen Said Dağdaş)! “Mutu götüren, mut biri de götürür!” (1929’lu M. Baz'dan naklen Said Dağdaş, Dodurgalar, 25.07.2008) atasözü ile aynı anlamda.
*- Mutu götüren, mutbiri de götürür! Ağır bir işin üzerine, görülecek ilave bir iş daha gelince kullanılır (1929 yılı doğumlu Mehmed Baz'dan naklen Said Dağdaş, 31.08.2012, Denizli).
*- Mutu götüren, mut biri de götürür! (Mehmed Baz'dan naklen Said Dağdaş,Dodurgalar, 25.07.2008). “Mutu götüren, kileyi de götürür!” (R. Kıvrak’dan naklen Said Dağdaş) atasözü ile aynı anlamda.
*- Müzakerelerden gerçekler doğar! (Dodurgalı, 1929 doğumlu Mehmed Baz'dan naklen Said Dağdaş, 20.07.2010)! “Barika-i hakikat, müsademe-i efkardan doğar! (“Hakikat güneşi, fikirlerin çarpışması sonucu ortaya çıkar.”)” vecizesi ile aynı anlamda.
* Mahkeme kadıya mülk değil.{{VS|Mahkeme kadıya mülk değil}}
* Mal adama hem dost, hem düşmandır.{{VS|Mal adama hem dost, hem düşmandır}}
Anonim kullanıcı