Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?: Revizyonlar arasındaki fark

"sahne" değil "replik"ler sıralanıyor
Değişiklik özeti yok
("sahne" değil "replik"ler sıralanıyor)
 
* - Ne oluyor be! Böyle kapı çalınır mı!? Herkes duyar, yakalarlar adamı!
 
* iclal- veli bari şu bakkaldan bize ekmek alıver oğlum.<br>veli (duvara kahrolsun bilmem ne yazmaktadır.) - işim var iclal teyze görüyosun<br>iclal - öyle olsun veli. bi de halkçı geçinir bunlar... şurda halktan bi insan ekmek istiyo almıyo... hani siz halkın ekmek davasının şeysiydiniz?!?!<br>veli - tamam iclal teyze tamam. kaç tane istiyosun?<br>iclal - iki tane pişkinlerinden alıver. haa şey, başak bakkaliyesinden al<br>veli - olmaz!!! o adam faşist!!<br>iclal - ama ekmekleri güzel... (kaşlarını çatar) hem nerden faşist oluyomuş, kekeme yahu adam!!!<br>gülseren - faşistlerde seri konuşma şartı aranmıyor anne!!!
 
sen hiç ağlamadın anne. babam öldüğünde bile bağırdın çağırdın ama gözünden tek damla yaş akmadı. senin için öpmek, insanın yanağını iğrenç bir şekilde ıslatmaktan başka bişey değil. kalbi sıkışıyormuş...senin kalbin yok ki anne! bu yüzden ölemiyorsun. 75 yaşındasın ve çektiğimiz butün acıların başında durmuş nöbet tutuyorsun. seni seviyorum anne, ölsene artık! ölsene!
 
+ bıraktın gül gibi adamı
- gül gibi deme anne gül gibi deme!,
 
 
Bu olaydan bir hafta sonra bir Çarşamba günü tanıştım yalnızlıkla.. Sen yalnızlığı yakından gördün mü hiç.? Ben gördüm.. Bahsedildiği gibi değilmiş hiç.. Ben daha iri yarı bir şey bekliyordum.. Biliyordum başından beri biliyordum.. Nerden biliyordum bilmiyordum ama biliyordum işte.. Olsa olsa bir Çarşamba günü olurdu bu.. Zaten hep daha bir yalnız uyanmışımdır Çarşamba günleri.. Ne olacağı belli olmayan bir haftanın tam ortasında.. Yapayalnız..
 
+ Hiçbir şeye benzemez biliyor musun.?
- Ne.?
+ Bir şeye inanmanın tadı..
 
Hani radyoda çok sevdiğin bi şarkıya denk gelir sevinirsin de, tam sesini açtığında şarkı biter yaa..
Öyle bi şeydi işte..
 
Öğretmen: Peki Gülseren, bir üçgenin iç açılarının toplamı nedir?
Gülseren: Hocam, bir insanın iç acılarının toplamı nedir asıl, siz ondan haber verin?
 
Gülseren :Kürşat dayıma göre hemen bir hocaya gösterilmeliydim. Çünkü ona kalırsa konuşan ben değildim.Ben ağzımı oynatıyorudm şeytan bana dublaj yapıyordu. Ben de isterdim problemsiz ortalama bir salak olmayı ama olmadı işte.
 
Coğrafya hocası mualla ile ilgili bölüm:
 
Gülseren :Hocam şu sınıfın kapısından içeri girdiğinizde ne güzel oluyor di mi her şey. Biz bütün sınıf ayağa kalkıyoruz siz de kendinizi bir şey zannediyorsunuz. Ama tenefüs olunca tuvalete kapanıp ağlıyorsunuz. Bu yüzden size ağlak mualla diyorlar.
Mualla :Aaaaaa ağlak mı?
G :Evet , ağlıyorsunuz çünkü kocanızın başka kadınlarla yattığını biliyorsunuz. Biliyorsunuz ama onu sözlüye kaldıramıyorsunuz. “ Söyle bakalım Recai üç tarafı kadınlarla çevrili evli bir erkeğe ne denir?”
_ ne biliyim hanım bir eli donda bir eli sütyende denir heralde
“ yo yo yo Recai bilemedin doğru cevap yarım adam veya şerefsiz olacaktı. Recai Recai sen benim hayatımda gördüğüm en adi en şerefsiz en aşağılık adamsın. Neydi senin numaran Recai.
 
Öğretmen:3 tarafı sularla çevrili olan kara parçasına ne denir?
Gülseren:Etrafın sarıldı kara parçası teslim ol!
 
Kız isteme:
 
G: Siz bakmayın babamın devamlı bana kızım dediğine ağız alışkanlığı yoksa ben kız değilim. İşte bu insanları da bu yüzden çok takdir ettim hala. Bugün hangi doğru düzgün aile dul bir kadını ister ki.
_neee dul mu
G:Aaa size söylemediler mi ben daha önce iki kere evlendim.
Annesi: kız delirdi Nazif bir şeyler yap
 
G : İkinci kocamla evlendiğimizde ben daha tam olarak birinci kocamdan ayrılmamışım dedim ki bak Salih ben bedri yi hala seviyorum e madem balayına çıkıyoruz geniş bi oda tutalım bedri de bizimle kalsın o dönemde benim çıplak fotoğraf çektirme merakım var. Dedim üçümüz çeşitli fotoğraflar da çektiririz. Güzelce otelimize yerleştik. Aaa tam o sırada eski sevgilim fuat çıkagelmesin mi? Ben o sırada Salih le evlenmişim bedri yi seviyorum fuat a karşı da kayıtsız değilim
Tanrım seninle biraz konuşmak istiyorum.. Yalnız Türkçe konuşabilir miyiz.? Üzgünüm, ben Arapça bilmiyorum da.. Kürşat dayım senin yalnızca Arapça bildiğini düşünüyor.. Ama sen bizim Tanrımızsın ve bütün dilleri bilirsin.. Tanrım, ben babamı yanına alışın konusunda konuşmak istiyorum.. Kızmazsın umarım.. Çünkü senin bu çeşit konuşmalardan hoşlanmadığını söylüyorlar.. Ama bu işte biraz aceleci davranmadın mı.? Babam biraz daha bizimle kalabilirdi bence.. Ama onu yanına aldığına göre, bir bildiğin vardır mutlaka.. Tanrı'nın neyi niçin yaptığına aklımız ermezmiş bizim, öyle diyorlar.. Senin adına konuşan ne çok insan var Tanrım, hiç dikkatini çekti mi.? Yani çekmiştir mutlaka da.. Tanrım ona iyi bak olur mu.? Biliyorsun o ticaretten anlamaz.. Kendisi mutlaka aksini iddia edecektir ama sen yine de onu ticari bi işte kullanma.. İyi bir memurdur aslında.. Masa başı bir iş verirsen mutlaka başarılı olacaktır.. Özür dilerim Tanrım, işine karışıyor gibi oluyorum ama.. Tanrım, o çok iyi bir insandı.. Ve heralde onu cennetine alacaksındır.. Bu da benim onu bir daha göremeyeceğim anlamına geliyor.. Çünkü ben deliyim ve cennete giremem heralde.. Çok uzattım biliyorum çok uzattım ama hemen bitiriyorum.. Son olarak, kendimle ilgili bir şey sormak istiyorum.. Belki kızacaksın ama sormak zorundayım..
 
'Tanrım, ben şimdi ne yapıcam.?'
 
çocuğun babası:dut mu bu?
kızın babası: pardon?
c.b: kapıyı diyorum dut mu?
gülseren *: bilmem bi dutun bakın. hayır eğer dutsa duttur dut değilse dut diye dutturmayalım değil mi? bu dut konusuna küçük ve gereksiz bi ilavem daha var kadın dudu köfte.
-----
c.b: bence bu evlilik olayı tam bi ticari kuruluş gibidir. zaten muessese lafi da ordan gelmektedir. mesela gittin dandik bi aileden b*ktan bi kız aldın geldin. kimseye de sataman. nerene sokacan? bak mesela bu hali.anaaaaaa halıya bak halıya. iran halisi değil mi bu?
 
birkaç dakika sonra.
çocuğun annesi: hadi bey artık lafa gir.
c.b: evet. siz bu haliyi en son kaca birakirsiniz kamil bey.
k.b: kazım efendim kazım..
c.b: aman be ne inatçı adammissin söyle kaç kazımsa vereceğim..
-----
kizin annesi: * bizim bu kiz herkesi gulmekten oldurur. mesela bizim bi ölu komsumuz vardi. gulseren'i ne zaman gorse gulmekten ölürdü.
-----
c.b: peki gitmeden sorayim siz bu kapiya ne kadar istiyosunuz kamil bey..
k.c: kazim efendim kazim.
c.b: tek fiat uyguluyorlar.
 
 
4.453

düzenleme