"Yakup Kadri Karaosmanoğlu" sayfasının sürümleri arasındaki fark

88.253.4.217 adlı kullanıcının son değişikliği reddedilerek Müşkülpesent sürümüne (102735) geri dönüldü
(88.253.4.217 adlı kullanıcının son değişikliği reddedilerek Müşkülpesent sürümüne (102735) geri dönüldü)
'''[[w:Yakup Kadri Karaosmanoğlu|Yakup Kadri Karaosmanoğlu]]''' (27 Mart 1889 – 3 Aralık 1974), Türk romancı, gazeteci, şair ve diplomat.
 
== 'Yaban' adlı eserinden ==
maaaaaaaaal
* Hiçbir kadın yoktur ki "seni seviyorum" sözü önünde hissiz ve lakayt kalabilsin.
* Ben burada diri diri, bir mezara gömülmüş gibiyim. Hiçbir intihar bu kadar şuurlu, bu kadar iradeli, bu kadar sürekli ve çetin olmamıştır.
* Biliyordum ki insan, hayvanların en kötüsü, en bayağısı ve an az sevimli olanıdır. Evet, bilhassa en az sevimli olanı.
* Talim terbiye iyi örnek, bunlarin hepsi geçici şeylerdir. Ve çevre değiştirmedikçe, insan yetişmesine imkan yoktur.
* Her akşamüstü sanıyorum ki, artık dünyanın sonu gelmiştir. Üzerinde yaşadığım bu toprak, ya içindeki gizli dert ile şişip çatlayacak ya da bir dehşetli gürültü ile yerin dibine doğru çöküp gidecektir.
Onun içindir ki, her sabah, gözlerimi açar açmaz, derin bir hayal kırıklığına uğrarım. "Niçin, beklediğim tabii olay vuku bulmadı?" derim. Ve damlardan çıkan bütün hayvanlar, benimle beraber bu işe hayrettedirler.
Demek bir gün daha? Ve, ne gün!..
* Yazıklar olsun, seni sevmesini bilmeyenlere; ey gamlı ülke! Seni sevip, senin sessiz dramın içinde gömülüp gitmekten korku çekenlere! Taşın, toprağın ne bitmez bir sabır ve mukavemet hazinesidir! İnsan senin göğsünde ya destani bir kahramanlığa erer ya da en ilahi mizaçlı velilerin feragat ve mahviyet derecesine varır.
* Zira sevildiğini hisseden kadın kadar çekilmez bir şey yoktur.
* Mütareke ilk günlerinde, bana bir tanıdık diyordu ki:
"Ne bu zırhlılardan, ne bu ordudan, ne sokak başlarındaki bu makineli tüfeklerden korkuyorum. Beni korkutan şey, kendi aramızdaki anlaşmazlıklar, kendi aramızdaki nifak. Bizi asıl bu mahvedecek."
* "Eğer kendi emeklerimize, kendi ideallerimize göre yaşamak imkânı bulamadıksa bari kendi ölümümüzle ölelim. Ne doğduğumuz yeri, ne yüzümüzü, ne kalbimizi kendimiz seçebildik. Fakat ölümün her türlüsünü seçmek bizim elimizdedir.
Ben, işte gider ayak bu gücümü, bu tek gücümü kullanacağım. Ölümlerin bence en asili, en değerlisi, en tatlısıyla öleceğim."
* Her devrin kendine mahsus ölçüleri vardır. Bir savaş zamanında barışta olduğu gibi yaşamak, bir inkılâp devrinde statik devirlerin kalıpları içinde sıkışıp kalmak bir gaflet, bir avarelik, bir sapıklık değil de nedir?
 
 
{{Vikipedi}}
 
[[Kategori:Kişiler-Y]]
[[Kategori:Türk yazarlar]]
[[Kategori:Diplomatlar]]
[[Kategori:Türk şairler]]
[[Kategori:Romancılar]]