"Kâzım Karabekir" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
* Bendeniz ırk meselesini fevkalade mühim görüyorum. Bugün bir Suriyeli asker veya mülkiye memuru, namuskârane, Türk milletiyle beraber çalışabilir, fakat bilakis düşmanlarımız hesabına da çalışması da mümkündür. Bu imkân daima göz önünde bulundurularak bu zevatı her yeri Türklerle meskûn yerlerde kullanmak pek basiretkârane olur. Dünyada yalnız Türk'e has olan safiyetten hâlâ vazgeçilmezse daha şahidi olacağımız feci mukadderatımızı zavallı Türk tarihine kaydedeceğiz demektir.Dersim'in Erzincan'a en yakın aşâirinde bile Kürtlük cereyanı yapılırken ve o biçare halk Araplarla ve Ermenilerle ittifak ederek büyük bir devlet olacaklarına dair tahrik ve iğva olunurken Erzincan hükümeti uyuyor, belki de malumatı var da igmaz veya teşvik ediyor. Bugün bir Kürt - Arap birliği diye çalışılırken velev iffet ve sadakatle binlerce şahidi dahi olsun hassas noktalarda bir Arap mutasarrıfı veya bir Kürt kaymakamı bulundurulması kendi elimizle korkulan felaketleri ihzar demektir. Mesela bugün Bayburt vakası hiç yoktan hükümet-i mahalliye ve daha ziyade mevki kumandanının idraksizliğinden çıkmıştır. Mevki kumandanı ise ahz-ı asker kalem reisi Şamlı Miralay Hasan Lütfü Bey'dir. Bu gibi zevatın pek namuslu olması ve Türk'ten iftirak eden ve memleketlerinden Türk'ü kovan vatandaşlarından ve ırktaşlarından bile teneffür etmesi, variddir. Fakat en ehven olarak bunların kendi memleketlerinde vaziyetlerini tespite kadar vakit geçirmek politikası gözetecekleri de nazar-ı teemmüle alınmalıdır. Binaenaleyh, bir Türk gibi, kalbi hiçbir zaman çarpmayacaktır. Mahzurlu olmakla beraber ufak rütbeden olanlar pek o kadar haiz-i ehemmiyet olmayabilir. Fakat kaymakam, mutasarrıf veyahut erkan-ı harp ve kumandanlar hakkında nasp ve tayinlerde her Nezaretçe esaslı düşünmek pek lazımdır. <ref>Kağan Bahadır Küçükalcan - Karabekir: Irk Meselesini Fevkalade Mühim Görüyorum. http://www.yazarport.com/Yazi/Oku/19098/Karabekir--Irk-Meselesini-Fevkalade-Muhim-Goruyorum </ref>
 
* Bendeniz kısaca maruzatta bulunacağım. O havalide gerek harpte ve gerek sulhta bir hayli yıllar vazife görmüş olduğumdan dolayı arz edeceğim noktaya dikkati Hükümetimizden rica etmeği muvafık görüyorum. Çünkü bu noktadan bahsedilmemiştir: Dersim Türk'tür. Orada gayet az Kürt vardır. Bunun delili olmak üzere: ister coğrafî isimlere, ister Koç uşağı, Bağlı uşağı gibi... Ta eskidenberi gelen Türk isimlerine, isterse fizyonomiye bakılsın, tamamıyla bu halkın Türk olduklarını gösterir. Fakat buranın sapa bir yer olması ve vaktiyle Kürtlerden asker alınmaması dolayısıyla oradaki Türkler de Kürt unsuruna temessül etmeği faydalı görmüşlerdir.
* Genç nesillere tarihi, tek bir kişinin kahramanlığı üzerine kurarak anlatamazsınız. Bu, o kanlı mücadelede canını siper etmiş olan komutanlara, hele de Mehmetçiğe hakarettir. Onların hakkını nasıl yersiniz?
Onun için yapılacak ıslahatta her türlü tedbirlerle; gerek çocuklarını mekteplerde okutmakla, gerekse halkın içerisine bir takım münevverlerimizi göndermek suretiyle kendilerinin halis Türk olduklarını, yani mazinin Hititlerden kalmış diğer Kürt tabakası gibi değil, tamamıyla bizden hiç farkı bulunmayan Türk olduklarını bunlara sindirmeliyiz. O mıntıkadan menfaatler bekleyen, bazı büyük devletler mütemadi
surette onların ırk nazariyesiyle oynuyor ve içlerine Kürt vaziyetinde başka unsurlardan olan bazı ilim adamları da karıştırarak onları bizden ayırmaya çalışıyorlar. İstiklâl harbinde tuttuğum güzel sistem şu idi: Kürt sanılan mıntıkanın
eski Hititlerden olup binaenaleyh Türk olduklarını, Dersimin ise tamamıyla Selçuk Türklerinden olduğunu aşiret beylerine telkin etmek suretiyle çok büyük bir fikrî inkılâp hazırlanmıştı. Onun için Hükümetten rica ediyorum, Dersim mıntıkası halkına, ki Hükümetimizi ve Devletimizi çok uğraştırmıştır, öz Türk olduklarını her vasıta ile, muhtelif kanallarla anlatmak lâzımdır. Diğer Kürt mıntıkalarına gelince: o mıntıkalar hakkında da arz ettiğim gibi en eski Türk olduklarını anlatmak ve bu fikri yerleştirmek lâzımdır. Çünkü o mıntıkadan başka suretle siyasî istifade etmek isteyenler, çok büyük kuvvetlerle o halkı bizden ayırmak için bir düzeye uğraşıyorlar ve çok para sarf ediyorlar.
* Genç nesillere tarihi, tek bir kişinin kahramanlığı üzerine kurarak anlatamazsınız. Bu, o kanlı mücadelede canını siper etmiş olan komutanlara, hele de Mehmetçiğe hakarettir. Onların hakkını nasıl yersiniz? <ref>Kağan Bahadır Küçükalcan - Karabekir Tarihi 1938'de Bitmiyor http://www.yazarport.com/Yazi/Oku/18617/Karabekir-Tarihi-1938de-Bitmiyor </ref>
 
* Alaca köyünde cenazeler, insanın aklını oynatacak bir halde idi. Bütün çocuklar sürgülenmiş, yaşlılar ve kadınlar samanlıklara doldurulup, yakılmış gençler baltalarla parçalanmıştı. Çivilere asılmış ciğerler ve kalpler görünüyordu. Bütün bu acıklı görünüşler, Erzurum'a atılmaya ve oradaki zavallılara yardıma beni mâhkum etmiştir. ''(10 Mart 1918)'' <ref>Erzurum-Alaca Köyünde Mart 1918'de Ermeniler tarafından katledilen Şehit Türkler Anıtı</ref>
Anonim kullanıcı