"Tahir Musa Ceylan" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
kozmetik değişiklikler
(Yeni sözler eklendi)
k (kozmetik değişiklikler)
*Alt sosyal gruptan üste çıkanda takıntı, üst gruptan alta inende dağınıklık gözlenir.
*Amacım azalmaya alışa alışa bir gün tamamen sessizliktir.
*Anatomiyi iyi bilirim, hayatımı çünkü kadavralarda ar damarı aramakla geçirdim.
*Ancak bir arayıcı sahip çıkıcı olabilir.
*Ancak yaşamını öyküleştirebilenin benlik değeri yükselir.
*Aşk olsun da hayat ne olursa olsun
*Aşk, ortak benlikteki eriyik yapıyı, dış dünyada eriyerek bütünleşmek biçiminde taklit ettiği için vazgeçilmezdir.
*Aşktı, akrabaydıarkadaştı, arkadaştıakrabaydı derken insanlardaninsandan kurtulmak uzun zaman alıyoraldı.
*Artık kendimi savunacak yaşları geçtim, tehlikeye atılmayacak yaşlara geldim.
*Ayak ne kadar kalkar ve açılırsa saygı o kadar azalır, saygının aslı çünkü, "sen hareket etmeden ben hareket etmiyorum"a dolayısıyla "senin birincil hareketine ikincil olarak katılmayı severek kabulleniyorum"a dayanır.
*Bir insanın dışını düzenleyememesi, içini düzenleyememesinden kaynaklanır.
*Bir ilişkinin anahtarı göz göze temastır.
*Bir inciri iki dakikada yiyorsa tamahkâr olamaz, iki saniyede yiyorsa tamahkârdan başkası olamaz.
*Bir insan kendini izlemezse asosyal kalır, kendini izlemeyi öğrenmek de bebekken anne tarafından izlenmekle başlar.
*Bir insana ilaç yazılması tarihi bir olaydır.
*Bir insanın davranışlarındaki bozulmanın önemli nedeni ödül sistemindeki bozulmadır, ödüle duyarsızlık veya ödüle sürgit açlık bozar bozar ve yok eder.
*Bir kere yenilin, aksi halde yenilmek korkusu sizi zayıf tutar.
*Bir nalbant en fazla bir at yaşatırsayaşatır, bir baytar daen fazla bir nalbant öldürür, kimimizin yaşatırken kimimizin öldürürken sınırı ancakvar.
*Bir sarmaşığın bile yarım metre ülkesi vardır.
*Bir şey yıkılırsa, çocukların öğreneceği parçalar olur.
*Bir şeyi parmakla işaret etme becerisi kazanmak bile zihinsel gelişme işaretidir.
*Bir toplumda uzun yıllar patolojilerin sürmesi geniş ailelerin, kabilelerin varlığına bağlıdır, onlar patolojiyi dışarı çıkmadan emer ve tıptan farklı olarak toplum onu ancak dışarı çıktığında patoloji olarak kabul eder.
*Bir yapı bencilleştikçe, daha üst bir organizasyon kurar.
*Bir yazarın edebi gücü, bebekliğindeki fantastik materyali hafızaya kaydetme ve ileride geri çağırma yeteneğinden gelir.
*Bir yıkayıcı olarakolan yağmurun sokaklarda, bir kirletici olarakolan insandan daha fazla hakkı vardır.
*Bir zamanlar Bakırköy'de hiç elbise yoktu.
*Bir insanı tanımak demek, sana karşı aldığı konumu anlamak demektir.
*Birbirinize çok benzemeye başlarsanız ortaklığın gücünden, güveninden insanlarda göze batan çok şey görmeye başlarsınız.
*Bireysel olarak insanlarında "güçsüzlük" kültürü olan toplumların alt gruplarında güçsüzlük duygusunda ortaklığın yarattığı coşkuyla çocuksu bir "güçlülük" duygusu oluşur.
*Bir yıkayıcı olarak yağmurun sokaklarda, bir kirletici olarak insandan daha fazla hakkı vardır.
*Birincil narsizm hayvana, ikincil olansa insana bağlıdır, o yüzden ilki haklı, sonraki hastalıklıdır.
*Biyolüminesans, yani tabiatta ışık veren canlılar var, enerjilerinin % 95'ini buna ayırıyorlar, biz ampullere % 5 ayırıyoruz, demek gelişiyoruz!
*Canlılarla birlikte hastalıklar da evrim geçirir.
*Cesaretini başkasına değil kendine karşı kullananların yapma gücü olur.
*Ceviz beyne, süt bebeğe, dişi erkeğe iyi gelir, çünkü insanıninsan ancak kendine benzer şeylerşeylerle kendineiyidir, iyidiğerleri gelirzehirdir.
*Cildindeki elektiriği içsel bir güçle değiştirebilirsen başkasıyla eşduyum yapma yetini de arttırmış olursun, derisi insanın çünkü en az kendisi, en fazla başkası olan yeridir.
*Çalışkan toplumların mutfak kültürü zayıftır.
*Eğer ergenin beceriksizliği toplumun kulağına kaçarsa, gençte yaşam boyu bir çalışma felci gelişir.
*Eksiği küçük olanlar onu kapatıp yıldızlaşır, eksiği büyük olanlar kapatamayıp yalnızlaşır; eksiği çok büyük olanlarsa, eksiği küçük olanların eksiğini kapatmakta kullanılır.
*En çok, yürürken asla sadece yürümeyen insanları sevdim.
*En değişmez insanlar, köpek üzüntüsü çeken kadınlar oluyor hep.
*En düzenli salınan mevsimlerse en değişken salınan da kadınlardır.
*İnsanın hayatı üzerinde kendisinin olduğu kadar eski kuşaklarının da bir yürüyüşü vardır; onların ve kendisinin biriktirip de yapmadığı mutasyonlar yaşlılıkta peşpeşe gelir çünkü, 40 yaşına kadar 660 defa bölünüp de başına pek bir şey gelmeyen spermatogoidin sonraki birkaç yüz bölünmesinde diz boyu saçmalıkları olur, bu nedenle yaşlı erkek çocuğu ya biraz şehla ya biraz obur ya biraz mecnundur.
*İletişimle toplum arasındaki ilişki neyse sinir ağlarıyla zihin arasındaki ilişki de odur.
*Anatomiyiİnsan iyianatomisini bilirim, hayatımıhayatım çünkü kadavralardakadavrada boşuna ar damarı aramakla geçirdimgeçti.
*İnsanın büyüklük duygusunu onaylıyorum, ancak ışık dünyaya vurup evrenin derinliklerine doğru gidiyorsa eğer, uzayda çok büyük perdelere ancak sığabilecek sayısız insan görüntüsü dolaşıyor zaten, ek olarak küçücük dünyanın üzerinde gönlübüyüklük yapmaya hacet yok gibi geliyor bana!
*İnsanlar internette bir trilyona varan cevap aramış, mesele şu: önceden bunca cevabı kimden alıyorlarmış.
*Kimin hakikati azsa onun yavanlığı fazladır.
*Konuşmasında ve davranışında müzik olmayanın sosyalliği zorlamayla olur.
*Küçük fazlalık ve azlıklar için "çok",fazlalıklara "şahane", "inanılmaz" gibi sözcükleri rahatça kullananlarındiyenlerin büyük fazlalık ve azlıklarafazlalıklara doğru genişleyebilecek zihinlerizihni kalmaz.
*Küçük ülkelerinülke insanları daha çok gezer.
*Küsmek, karşıdakinin kendini benimle tamamlamasının önüne geçerek eksik kalan onu bana mecbur bırakmak demektirbırakmaktır.
*Kafanda resmini çekemezsen, insanı soluk gibi içine çekmek zorunda kalırsın.
*Kendilik başkalarını dışarıda bırakarak değil, onları da kapsayarak gelişir
*Metabolizması hızlı olandan düşünce değil, “eylem canlısı” olur; şahin mesela… İnsana yakın olan kurnazlaşır, karga mesela… İnsanın tabiata yetecek metabolizması yoktur, boşluk doldurur, akıl mesela, akıl kurnazlıktır aslında.
*Madde küçüldükçe parçalanmaktan, kütle büyüdükçe çarpışmaktan çıkan enerji büyüyor, iki ucumuz enerji de, ortada bir yerde uyuyor, enerji maddede dinleniyor; biz uykuyuz ona göre, uyandığımızda yeniden enerji oluyoruz, olacağız geleceğe göre.
*Maddenin hem var hem yok olan bir yapıda olduğunu en iyi elektronlarınelektronlar yörünge atlaması sırasındaatlarken görürüzanlarız, yörüngedenoradan yörüngeyeoraya yokkaybolup olarakortaya atlarçıkarak zıplar onlar. Aslında çekirdekteki proton ve nötronlar da hem var hem yokturlar, amaprotonlar onlar çok dahaise küçük bir alandaalana hapsoldukları için yokoluşlarıyok oluşları tespit edilemeyecek kadar kısa sürede olur. Varolanİnsanın yalancı ve fani olması dahil var olan her şeyin neden ikili ve geçici yapısı olduğunu açıklayanyapıda zemindekiolduğunun bilgiaçıklaması budur.
*Manik depresyon ülke geliştikçe artar, kişilikte dürtüsellik ve duygusallık baskıdan kurtulmuş olur çünkü.
*Mayayı keşfettiğinde ekmekten önce şarap yapmış bir soydan geliyoruz; insan hakkında biraz daha düşünmemiz ve duyguyu doymaktan önceye almamız gerekiyor.
*Matematikle astrofizik arasındaki ilişki neyse nörokimya ile psikoloji arasındaki ilişki de odur.
*Mukavim bir mutluluk kendine doğru söylemekle kurulur.
*Modern dönemde "benlik"Benlik kendini mekandan kurtarmış durumdakurtardı, zamandan da kurtarabilirse eğer insan kendini sınırlayan canlılığın dışınadışında başka türlü canlı çıkmışkalmış olur.
*Melankolikler yitirilen nesneyi tamir etmek için onu içlerine almaz, onarımı dışarıdakidışarıda bir tezgahta yaparlar, bu tezgah bir kadın, bir erkek, bir ideoloji ya da edebiyat felsefe gibi bir alan olabilir, onarım bittiğinde nesne hırpalanıp tükenmiş olur, amaç da zaten budur.
*Metabolizması hızlı olanlar acımasız ve/veya saldırgandır, yiyecek bulmak peşinde her biri saldırmaya alışmıştır çünkü.
*Milliyetçilik, anarşistlik siyasi özellikler değildir, insan işletim sistemleridir.
*Madde yavaşlıkla oluşmuştur, çok hızlı bir şeyin maddeliği ve maddiliği kalmayabilir.
*Mantığı olmayan bir şeyin yaratılması çok üst düzey bir yapı gerektirir.
*Mimikler barbunya tanelerindekitanesindeki desenler gibi olsaydı, eğer, hangi adam hangi kadından, hangi ana hangi çocuktan, hangi katil hangi maktulden vazgeçerdi, yine de insandan barbunyadan geçtiğimizden daha zor vazgeçiyoruz.
*Müzisyenliği seslere, ressamlığı renklere, şairliği sözcüklere karşı aşırı duyarlılık olarak da görebiliriz.
*Narsisizm dünyaya yapışma sürecinden kalıntıdır, sorun kalıntının yapışma gerekmeyen zamanlara kalmasıdır.
*Nesnelerin aslı öyle değildir, sese ve renge çevirmek, onları anlamak için bizim yaptığımız işlemdir, her canlı öyle yapmak zorunda değil, nesneyi elektromanyetik radyasyona çevirerek "gören" yılan var mesela.
*Oburluk tatları unutmaktan ve yeniden hatırlamak çabasından gelir.
*Olan ve olması gereken arasındaki mesafe ve zamanı kapatma işlemine çaba denir.
*O kadar içine çekilmişti ki, ölümü bir bitki intiharına benzemiştibenzedi.
*Optimum sayıda kötü gereklidir.
*Organikleşmek, organize olmaksa sonuçta inorganikte tıkanmış bir şey vardır, sakın bu bilgisizlik olmasın.
*Önce sahte birer insan olacağız, sonra insancıllık sahtekarlık olacak ve, sonra da sahtekarlara gerek olmadığı kararı alınacak.
*Öğretmen dilsizse çocuklar cezalandırılma korkusu; öğretmen konuşkansa öğrencilerçocuklar utanma duygusu yaşar.
*Öylesine gelen mutlulukla içi ezilen insanlar vardır, onlar babalarının her takdirinden sonra annelerinin ekşi yüzü ya da annelerinin takdirinden sonra babalarının gizli tehdidiyle karşılanmıştır; mutluluk kendinin kendiliğindenliğini, mutsuzluksa başkalarının aktif çabasını gerekitirirgerektirir.
*Ömür boyu kahramanlık yapan erkeklerde bitmez bir anne sevdası vardır.
*Ömür sizlere kısa gelmiş olabilir ama bana çok uzun geldi, ne çok şimdiyi üst üste koyuyorumdakoyuyorum da elli altıncı yaşımı hala bitiremiyorum.
*Ölüm, parasını başkasının ödediği sonsuz bir tatil gibi...
*Ölüme külden başka bir şey bırakma.
*Uygarlık, elde başparmağın diğer parmaklara karşılık tutma becerisi kazanmasının sonucudur ki, bunun için el ayasının ve diğer parmakların kısalması, başparmağın da uzaması gerekmiştir.
*Uygarlık zorunlu kılar.
*Uyku bazen mideden, bazen kalpten, bazen de gözden gelir; ilkinden aç insan, ikincisinden dost insan, sonuncusundan cingöz insan olur.
*Uzun süreli işe girişende kendine pozitif bakışta patolojik bir fazlalık vardır.
*Üyeleri birbirini yaralamadan savaşan türler ortaklık içgüdüsüne sahiptirler ve her biri karşıdakini kendi parçası kabul eder.
*Yeryüzünde insan birlikleri vardır, sorumlu insanlar birliği, saldırgan insanlar birliği, atik insanlar birliği, tembel insanlar birliği gibi. Aile, takım, parti, cemaat gibi insan meclisleri ise farklı birliklerden üyeler bir araya geldiğinde ancak kurulur.
*Yeryüzünde söylenmiş her söz doğrudur.
*Yürürken sadece yürümüyorsa kolay ilişki kurulur, ama otururken sadece oturanlar kadar derinleşmez ilişki.
*Yüzer gezer konuşmalar yapamam, çünkü içlerinden hangilerinin katılaşacağını bilemem.
*Yalnız kalma potansiyeli zayıf olanlar, masum olaylara felaket senaryosu yazarlar.
111

düzenleme