"Cahit Zarifoğlu" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
* Televizyon bir şamardır. Hem de kendi hanemizde kendi elimizle suratımıza inen büyük bir şamar. Bize neler yasak, şunlar bunlar. İşte bu yasakları, bu haramları televizyonun bizim hanemizin içine kadar getirir her çeşidini, barını, umumhanesini, meyhanesini ve biz oturur Müslümanlığımızla, karımız kızımızla onu seyrederiz; ve sonra deriz ki, nasıl oluyor da mukaddesatımız elden giderken, bize vururlarken ses etmez, vurana vurmayız. Düşünün bakalım televizyon karşısında muhallebi gibi gevşemiş bir Müslümanda değil cihat etmek, acaba kalkıp bir farzı ifa edecek kuvvet ve istek kalmış mıdır?
* Denmiştir ki küfrün sürüp gitmesi mümkündür de zulmün istikbali yoktur. O muhakkak sükut eder, zalimler cezalarını bulur.
* Milyonlarca insanın kalbinde İslam`ın birden bire tutuşacağı, durmadan kabartılan abartılan marksist balonun bir tek darbeyle sonuna kadar söneceği, her türlü materyalist gayretlerin ve çürümenin Allah`ın koyduğu kanunlarla sorguya çekileceği, sahiplerinin aynı kanunlarla uyuz köpekler gibi kamçılanacağı git gide bütün Müslüman ülkelerde, baştan sona burcu burcu İslam`ın kokacağı o müthiş güzel günün hasretiyle içimiz kavrulmuş, sabretmekteyiz. Sabırsa, Müslüman olmanın sorumluluklarını bilerek, gece gündüz çalışmak, uykuları kaçmak demektir.
* Bakıyorsunuz, zulmedilenlerin tek ortak özelliği var: Müslüman oluşları ve zulmedenlere bakıyorsunuz, onların da bir tek özelliği var: Kafir oluşları veya (nedense) küfre hizmet edişleri.
 
==Serçekuş==
* Asıl marifet buluttaydı;<br/>Ama herkes yağmura şiir yazdı.
* Omuzbaşlarını denetleyen defterlerden yalnız sağdaki kalsın<br/>Kalem yazsın yazsın…
* Çünkü beklenenden tez düştü ak'lar çocuk sakallarıma.<br/>Çünkü kırıldım saç uçlarıma kadar.
{{Vikiler|
commons= |
1.959

değişiklik