"Ahmet Hamdi Tanpınar" sayfasının sürümleri arasındaki fark

k
düzenleme AWB ile
(Kaynaklı söz sayısı oldukça fazla.)
Etiketler: Mobil değişiklik Mobil ağ değişikliği
k (düzenleme AWB ile)
* Beş Şehir'in asıl konusu hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktır<ref>TANPINAR, Ahmet Hamdi, Beş Şehir, Dergah Yayınları, Arka Kapak</ref>.
* [[Sanat]] da [[aşk]] gibidir; kandırmaz, susatır.<ref name="ReferenceA">TANPINAR, Ahmet Hamdi, Beş Şehir, Dergah Yayınları, s.</ref>
* [[Konya]] bozkırın tam çocuğudur. Onun gibi kendini gizleyen bir güzelliği vardır. Bozkır kendine bir serap çeşnisi vermekten hoşlanır. Konya’ya hangi yoldan girerseniz girin sizi bu serap vehmi karşılar. Çok arızalı bir arazinin arasından ufka daima bir ışık oyunu, bir rüya gibi takılır. Serin gölgeleri ve çeşmeleri susuzluğunuza uzaktan gülen bu rüya, yolun her dirseğinde siline kaybola büyür, genişler ve sonunda kendinizi Selçuk sultanlarının şehrinde bulursunuz.<ref name="ReferenceA">TANPINAR, Ahmet Hamdi, Beş Şehir, Dergah Yayınları, s.</ref>
* Gördüğüm şehirler içinde [[Bursa]] kadar muayyen bir devrin malı olan bir başkasını hatırlamıyorum. Fetihten 1453 senesine kadar geçen 130 sene, sade baştan başa ve iliklerine kadar bir Türk şehri olmasına yetmemiş, aynı zamanda onun manevi çehresini gelecek zaman için hiç değişmeyecek şekilde tespit etmiştir. Bursa, Türk ruhunun en halis ölçülerine kendiliğinden sahiptir, denebilir.<ref name="ReferenceA"/>
* [[I. Süleyman|Kanunî’nin]] tahta çıktığı senelerde [[İstanbul]], camiî, han, hamam, medrese, büyük saray, evliya türbeleri ve çeşmeleriyle tam bir Türk şehri idi. Yalnız bize ait olan bu manzaranın şimdi deha ile tamamlanması, bu gelişmeyi bir infilâk hâline getirmesi lâzımdı. İşte Sinan bunu yapar.<ref name="ReferenceA"/>
* [[Aşk]]ın kötü tarafı insanlara verdiği zevki, eninde sonunda ödetmesidir. Şu veya bu şekilde. Fakat daima ödersiniz.<ref>MERİÇ, Ümit, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ebediyetin Huzurunda, Etkileşim Yayınları, s. 234</ref>.
* Çocuğu kendisi olmasında elbette rahat bırakmalı. Fakat yaşının üstüne çıkması imkânları da daima verilmeli, hattâ biraz da zorlamalı.<ref name="Ebediyetin Huzurunda, s. 235"/>
* Etrafınızdaki [[çocuk]]larla, kendinizden küçüklerle konuşmağa tenezzül edin! Onlara anlatın! Herşeyi bilsinler! Siz onların bir hiç yüzünden ne kadar azab çektiklerini bilmezsiniz <ref>Ebediyetin Huzurunda, s. 236</ref>.
* Yalnız [[dostluk]] sarayının çatlağı yoktur ve damı akmaz.<ref>Ebediyetin Huzurunda, s. 239</ref>
== Hakkında söylenenler ==
* Şimdi, niçin (Tanpınar'ın) yalnız kaldığını anlıyorum. Ne [[Necip Fazıl Kısakürek|Necib]], ne [[Nazım Hikmet|Nâzım]] bu adamla mukayese edilebilir. Diğerleri onun yanında kapıcı dahî olamaz. Mes'ele bu: Niye bu kadar düştük? Bu istisnaî olarak kayayı çatlatan incir çekirdeği. Pek çok insanla tanıştım, bunu değil anlayabilmek,okuyabilecek idrâk seviyeleri bile yoktu. Onun muhiti benim de muhitimdi. Tanışmak istemiştim. "Yahu ne yapacaksın? Basit, serseri bir adam. Zamanını kaybedersin" dediler. Çevresi adamı böyle görüyor. Ne yapsın? Yalnız.<ref>Cemil Meriç ile Sohbetler, Halil Açıkgöz, s.172</ref> ~ [[Cemil Meriç]]
 
* Ahmet Hamdi Tanpınar, Kutsi ve ben keyfiyet (nitelik) üzerinde çalışan ilk devresiyiz hecenin.<ref>Necip Fazıl Kısakürek,Konuşmalar, B.D. Yayınları</ref> ~ [[Necip Fazıl Kısakürek]]
 
1.042

düzenleme