"Kenan Evren" sayfasının sürümleri arasındaki fark

düzenleme özeti yok
 
==Sözleri==
* 15 EYLÜL 1980 1980: Halkımızın bankalara hücum ederek fazla miktarda para çekmelerinden endişe ediyorduk. Böyle olması da normal karşılanabilirdi. Hâlbuki o akşamüzeri aldığımız bilgilerden tam tersi olduğu ortaya çıktı. Bugün bankalara yatırılan mevduat, çekilenden daha fazla idi. Bu durum, halkımızın yeni yönetime duyduğu güvenin güzel bir örneğiydi. <ref>https://www.academia.edu/43660139/Kenan_Evren_Kenan_Evrenin_An%C4%B1lar%C4%B1_Cilt_2</ref>
: ''15 Eylül 1980.''
* Zaman zaman bana böyle sorular soruluyor. Beni Atatürk'le kıyas etmeye kalkışıyorlar. Ama hiçbir zaman ben Atatürk olmak niyetinde değilim. Olamam da zaten. O büyük bir adamdı. Dünya çapında bir liderdi. Biz onun koyduğu prensipler üzerinde yürüyoruz. Onun koyduğu ilkeleri muhafaza etmeye çalışıyoruz. Biz; onun ilkelerinin muhafızıyız, bekçisiyiz. Binaenaleyh beni Atatürk'le mukayese edince üzülüyorum. Bunun, halkın bana karşı olan sevgisinden geldiğine inanıyorum. Ama benzetmemelerini arzu ederim.
: (''Federal Almanya'nın ARD Televizyonu muhabirinin, "Son zamanlarda sık sık Kemal Atatürk'le karşılaştırılıyorsunuz. Bu konuda ne gibi duygularınız var?" sorusuna verdiği yanıt, 30 Nisan 1981.)''
* Memleketimiz için komünizm ne kadar tehlikeli ise, faşizm ve dine dayalı veya onlara taviz veren rejimler de o kadar zararlıdır. Hatta ben daha da zararlı görürüm. Anayasanın başlangıç bölümünü iyi okuyunuz. Bizi birbirimize birleştirecek olan Atatürkçülüktür. 12 Eylül'de ona sahip çıktığımız içindir ki milletimizin büyük desteğine mazhar olduk. Bundan taviz veremeyiz. Ben karşı çıkarım.
: (''4 Ocak 1984 günü yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında söyledikleri.)''
* 12 Eylül'den evvel moda olan Marks'ı, Lenin'i, Mao'yu okuyanlara sesleniyorum. Onlara sesleniyorum ve diyorum ki: Evvela kendi büyüklerinizi; yoksul ülkelere, tutsak ülkelere dahi lider olmuş Atatürk'ü okuyunuz! Onu öğreniniz, ondan sonra diğerlerini okuyunuz.
: (''4 Eylül 1981'de Sivas'ta yaptığı konuşma.)''
* Müracaatlar gelmeye başladı sağdan soldan: "Efendim, Fethullah Gülen Hoca sizinle konuşmak istiyor..." "Hayırdır?" dedim: "Ben ne konuşayım onunla?" Kabul etmedim. Tekrar geldiler, tekrar istediler. Hatta bir de bana saat getirmişler, "Almam bunu." dedim. Rüşvet!
: (''Üniversite öğrencilerine konuk olduğu Genç Bakış programından, 2006.)''
* İlk idam kararı geldi önümüze. Ve dedik ki: Sağcı solcu yok. Mümkünse bir sağcı bir solcu, iki sağcı iki solcu. Neyse, kaç tane çıkmışsa ikisini beraber yapalım. Sonra demesinler ki bize: "Bu gelen yönetim efendim sağı tutuyor, solu tutuyor." gibi... Töhmet altında kalmayalım. Üzülüyoruz tabii. Bir insanı idam etmek kolay değil. Fakat o idam ettiğimiz kişi, belki 15-20 kişinin hayatına son vermiş. Öyle kimseler geliyor önümüze. Onun için kılımız kıpırdamadan bunu yapıyorduk.
: ''Mehmet Ali Birand'ın 1998 yılındaki 12 Eylül belgeselinden...''
* Atatürk'ün annesinin başını örtmüş olması, bütün Türk kadın ve kızlarının da başlarını örtmelerine bir misal olmaz. Onların yetişme dönemi öyle idi. O zaman Türkiye'de şeriat kanunları uygulanıyordu. Laik devlet kelimesini ağza almak bile günahtı ve mümkün de değildi. <ref>https://www.academia.edu/43660139/Kenan_Evren_-Kenan_Evrenin_An%C4%B1lar%C4%B1_Cilt_2</ref>
* Eski siyasi partilerin ileri gelenlerini evlerinde göz hapsine de alabilirdik. Ziyaretleri yasaklayabilirdik. Telefonlarını kestirebilirdik. Hatta evvelce işlediklerinden dolayı özel bir mahkemede mahkûm da ettirebilirdik. Bunu teklif edenler bulunmadı değil. Fakat ben hiçbirine itibar etmedim. O zaman belki hepsini kahraman edecektik. 27 Mayıs'tan sonra mahkûm edilenler ve idam edilenler şimdi kahraman olmadılar mı? Bunu düşünerek bu yolu tercih etmedim. <ref>https://www.academia.edu/43660139/Kenan_Evren_Kenan_Evrenin_An%C4%B1lar%C4%B1_Cilt_2</ref>
* 12 ARALIK 1980 CUMA: 12 Eylül'den kısa bir süre önce Ankara Ayrancı bölgesinde bir inzibat erini arkadan vurup öldüren 19 yaşındaki Erdal Eren adındaki terörist hakkında verilen idam cezasını bugün onayladık. İdam gece yarısı infaz edildi. <ref>https://www.academia.edu/43660139/Kenan_Evren_Kenan_Evrenin_An%C4%B1lar%C4%B1_Cilt_2</ref>
: (''2 Şubat 1980'de inzibat eri Zekeriya Önge'nin hayatını kaybettiği olaydan bahsediyor, 12 Aralık 1980 Cuma.)''
* Kur'an-ı Kerim'de yerine getirilmesi gereken birçok iyi emirleri yerine getirmeyiz de; işimize geldiğinden, erkek olarak kıskançlığımızdan, kadını bir mal olarak kabul etmemizden dolayı onları eve kapatmayı, yüzünü kimsenin görmemesini isteriz. Zavallı kadınlar ise ne ayeti bilir ve ne de okumuştur. Hoca öyle söylemiştir diye ona körü körüne inanmıştır. Kocasından da korkmaktadır. Eğer bilse ki o ayetler söylendiği kadar katı değildir, o zaman doğruyu bulacaktır. <ref>https://www.academia.edu/43660139/Kenan_Evren_Kenan_Evrenin_An%C4%B1lar%C4%B1_Cilt_2</ref>
* Bu gülen ve avuçları acıyıncaya kadar alkışlayanlardan bir kısmının ileride değişmeye başlayacaklarını, siyasi partilerin kurulmasına müsaade edildiğinde beni unutarak o tarafa yaranmaya çalışacaklarını biliyordum. Herkesten dürüstlük, vefakârlık, kadirbilirlik beklenmez ki. Nitekim bugün 12 Eylül Harekâtı'nı övenler, bizi alkışlayanlar, "Memleketi uçurumun kenarından kurtardınız. Vatan ve millet size minnettardır." diyenlerden bazıları seçimlerden sonra 12 Eylül'ün karşısında oldular. <ref>https://www.academia.edu/43660139/Kenan_Evren_Kenan_Evrenin_An%C4%B1lar%C4%B1_Cilt_2</ref>
6.917

düzenleme