"Kenan Evren" sayfasının sürümleri arasındaki fark

* Biliyorsunuz: Yalancı devrimciler, "Tek yol devrim!" diye ortaya atıldılar; duvarlara, şuraya buraya yazdılar. Evet, devrim vardır ama bu tek yol Atatürk devrimidir! Onun yoludur. Atatürk'ün koyduğu ilkeler komünizme de faşizme de kapalıdır.
: ''17 Ocak 1981 günü Gaziantep'te yaptığı konuşma''
* 1986 senesinde en son başlattığım kampanya; yavrularımız için aşı kampanyası, sağlıklı yaşama kampanyası ve bununla beraber aile planlaması kampanyası. ... hatırlarsınız, "Her şeyin çoğu insana zarar verir." demiştim. Çocuğun da çoğu zarar verir. Eğer bakabiliyorsa, gücü varsa mesele yok. Fakat gücü yoksa herkes gücü kadar çocuk sahibi olmalı. İşte başlattığımız aile planlamasının da maksadı budur.
: ''12 Nisan 1986 günü Trabzon'da yaptığı konuşma''
* Birçok hayırsever vatandaşımız okul yapıyor. Birçok hayırsever vatandaşımız hastane yapıyor, yurt yapıyor ama Türkiye sathında görüyoruz ki bazı dernekler "Hayır yapıyorum." kisvesi altında gençlerimizin beyinlerini yıkama çabası içerisindedirler. Çocuklarınızı belki çok geniş imkânlar sağlayan yurtlara verebilirsiniz. Buna kanarak, "Çocuğum orada bedava okuyacaktır, yemesi içmesi o yurda aittir." diyerek çocuğunuzu oraya verebilirsiniz. Ancak o yurdun neler aşıladığını, neler yaptığını bilmezseniz çocuğunuza kötülük yapmış olursunuz. Ben derim ki eğer okullar Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ise, memlekette bir Tevhid-i Tedrisat Kanunu varsa burada okuyan çocuklarımızın kalacağı yurtların da idaresi yine Millî Eğitim Bakanlığına ait olmalıdır.
: ''30 Kasım 1986 günü Denizli'de bir ilkokulun açılış töreninde yaptığı konuşma''
* Bizde demokrasi, particilik yanlış anlaşıldı. Vatandaşlar; kahvelerini, camilerini, yollarını ayırdılar. Ankara'da, İstanbul'da; üniversitelerdeki, liselerdeki talebeler kol kola sokakta gezemez, okula gidemez oldular. Sağda olanlar bir grup, solda olanlar da bir grup hâlinde; jandarmanın, polisin himayesi altında okullarına gidip gelmeye başladılar. Buna biz daha ne kadar zaman tahammül edebilirdik? Öyle bir noktaya geldik ki artık o zavallı beyinleri yıkanmış, bu topraklar üzerinde büyümüş çocuklarımız birbirlerine o kadar düşman oldular ki neredeyse birbirlerinin kanını içer duruma geldiler. Buna daha fazla göz yumamazdık.
: ''2 Ekim 1980 günü Ağrı'da yaptığı konuşma''
* Bizim için en büyük yol gösterici Atatürk'tür. Eğer onun izinden zaman zaman sapmasaydık 12 Eylül'e gelmezdik ve elbette bugünün Türkiye'si çok daha başka türlü olurdu. O bir kurtarıcı ve kurucu idi. Bizler ne yazık ki koruyucu bile olamadık. Onunla övünmek yetmez; parlak sözlerle nutuklar söylemekle, kitaplar yazmakla bir noktaya varamayız. Koyduğu ilkeleri, çizdiği yoldan sapmadan ve sapık ideolojilerle zedelenmesine müsaade etmeden uygulamalıyız.
: ''24 Ağustos 1983 günü Muş'ta yaptığı konuşma''
* Bizim yaptığımız ihtilal değildir, bu milleti uçurumun kenarından kurtarmaktır.
: ''19 Ekim 1985 günü Çankırı'da yaptığı konuşma''
: Bu gibi çirkin ve bir Türk'e yaraşmayan olayların seni ne kadar derinden üzdüğünü biliyorum. Sen gerekirse kanının son damlasına kadar bu cumhuriyeti ve Atatürk'ün ilkelerini koruyacaksın.
: ''19 Mayıs mesajı, 1980''
 
=== C ===
* Cumhuriyet tehlikeye düştüğü anda; Atatürk'ün bize emanet ettiği topraklar, bu tertemiz topraklar tehlikeye düştüğü anda biz duramazdık. Ya çekip gidecektik veyahut bu harekâtı yapacaktık. Biraz önce de değindiğim gibi çok bekledik. "Bunlar kendi kendilerine yapsınlar, bir araya gelsinler, şu memleketi şu düştüğü badireden kurtarsınlar." diye çok bekledik. Ama olmadı.