Falih Rıfkı Atay: Revizyonlar arasındaki fark

(→‎Çankaya (1961): kitabından alıntı eklendi)
: (1919'da Samsun'a davete İsmet İnönü'nün ret cevabı)
* Kadın anlayışında pek Garplı olduğu söylenemez. Hatta hanımların tırnaklarını boyamasını bile istemezdi. Son derece kıskançtı. Denebilir ki harem eğiliminde idi. Bu onun hissi, mizacı ve alışkanlığıdır. Kafasına göre kadın, hür ve erkekle eşit olmalı idi. Batı medeniyeti dünyasının kadını ile Türk kadını bütün aşağılık duygularından kurtarılmalı idi. Medeni Kanun'la Türk kadınına Garp kadınının bütün haklarını veren Atatürk, kendi münasebetlerinde, bırakınız ecnebi erkekle evlenen Türk kadınını, ecnebi kadınla evlenen Türk erkeğine bile tahammül etmezdi. Devrimlerin büyük ve eşsiz kahramanı, kendi koyduğu kanunun sonuçları ile karşılaşmak lazım gelince, "Bize göre değil ha çocuklar..." dedi.
* Daha da coşkun ve cümbüşlü bir geceden sonra, Çankaya’daki evine gitmiştim. Kendisine dedim ki:
: — Şimdiye kadar sizin için yabancı dillerde yalnız frenkler yazdılar. Biz yanınızdayız. Sizi onlardan daha iyi tanıyoruz. Izin vermez misiniz Yakup Kadri ile ben hayatınız ve eserleriniz hakkında bir kitap hazırlasak...
: Bilardo istakasını bırakarak yüzüme baktı:
: — Canım efendim, bu kadar da hususiyetlere girmeğe ne lüzum var?
: — Ama bunlar yazılmazsa ben anlaşılmam ki...
: Hususi meclislerinde bize geçmiş hayatını, kendi yaşayışımızda belki de hatırlamaktan sıkılacağımız iç vak’aları ile anlatırdı. Karakter ve şahsiyet üzerine hiçbir ışık vermiyen bu türlü hikayeleri unuttum bile...<ref>Falih Rıfkı Atay, Çankaya, cild 1, Dünya Yayınları, Istanbul 1958, sayfa 13. (Sansürsüz baskı)</ref>
* İstanbul'da ertesi gün eski arkadaşı Ali Fuat Cebesoy'u yemeğe çağırmıştı. Öfkesi dinmemişti:
: — Efendim hangi işi verdik de biz yardım etmeden başarmıştır? Kütahya Muharebeleri'nde böyle olmamış mıdır? Lozan'da böyle olmamış mıdır? diyordu.
23

düzenleme