"Kenan Evren" sayfasının sürümleri arasındaki fark

→‎Hakkında söylenenler: Gazete adı yazıldı.
(→‎Hakkında söylenenler: Gazete adı yazıldı.)
* Genelkurmay Başkanımızın ulusal savaş sanayisi için söylediği sözleri de anımsıyoruz. Orgeneral Evren, silah ambargosuna karşı takındığı tavırla gerçek yurtseverliğin, Atatürkçülüğün ve üstüne basa basa yazıyorum, gerçek "milliyetçiliğin" gereğini yerine getirmiştir.<ref>Uğur Mumcu, Cumhuriyet, 25 Haziran 1979</ref> [[Uğur Mumcu]]
* "Bu ülke bizim, bu topraklar bizim, göklerimizde uçacak uçaklara ancak biz izin veririz." diyen gür ses, Kurtuluş Savaşı'mızın onurlu anılarıyla yankılanmıştır. Çoktandır özlenen davranış, bu davranıştır. Orgeneral Evren, bu açıklamasıyla, unutturulan ve türlü gerekçelerle savunulması neredeyse suç sayılan tam bağımsızlık inancını, "Kuvayımilliye ruhu"nu tazelemiştir. Orgeneral Evren'i inançla, kıvançla, onurla kutluyor ve selamlıyoruz.<ref>Uğur Mumcu, Cumhuriyet, 25 Haziran 1979</ref> [[Uğur Mumcu]]
* Devlet Başkanı Orgeneral Sayın Evren'in Kahramanmaraş'ta mezhep ayrılığı konularına değinmesi, bu ayrımcılığın yarattığı ve yaratacağı sonuçları vurgulaması son derece yararlı olmuştur.<ref>Uğur Mumcu, Cumhuriyet 20 Ocak 1981</ref> [[Uğur Mumcu]]
* Yönetim bu konularda gerçekten duyarlı davranıyor. Geçmiş dönemlerde Bakanlarla ilgili yolsuzluk dosyalarını hemen komisyonlara gönderdiği gibi, kendi yönetimindeki bir eski Bakan hakkında kovuşturmaya geçmekte hiç duraksamıyor. Bu anlayışın gelecek yönetimler tarafından da benimsenmesi en içten dileğimizdir. Demek oluyor ki, haklarında yolsuzluk, rüşvet ya da Kocatopçu gibi «görevi kötüye kullanma» iddiaları bulunanlar, Devlet Başkanı Evren'in Bursa konuşmasında değindiği gibi «kim olurlarsa olsunlar» kovuşturulacaklardır.<ref>Uğur Mumcu, Cumhuriyet, 2 Mayıs 1982</ref> [[Uğur Mumcu]]
* Orgeneral Evren'in böyle müdahalelere hiç yatkın olmadığını, hiçbir zaman arzulamadığını bizzat biliyorum. Defaatle konuştum kendisiyle. Her seferinde bütün iyi niyetiyle ülke için gerekli gördüklerini yetkili kesimlerin sağlamasından yana olduğunu içi yanarak anlatmış, sonuç alınamamasından duyduğu üzüntüyü dile getirmişti. Nihayet Evren Paşa ordunun başıdır ve ordu, geleneksel Atatürkçülüğe bağlı bir güç olduğu için bir gün "yapılamayanları yapmak zorunda" kalabilirdi. Bu zorunluluk 12 Eylül günü ve gecesi gerçekleşti.<ref>Cüneyt Arcayürek, Hürriyet, 14 Eylül 1980</ref> [[Cüneyt Arcayürek]]