"Devlet Bahçeli" sayfasının sürümleri arasındaki fark

2.717 bayt kaldırıldı ,  9 yıl önce
Metin çok uzun vikikaynaklık!
k
(Metin çok uzun vikikaynaklık!)
}}
 
* Sen 40 yıllık Milliyetçi harekete yavrukurt diyorsan, sen ise tamamen iktidarında dahi, çük... çücük olarak nitelendirirsin.<ref>http://www.youtube.com/watch?v=u6cHO9Ny_lM&feature=related</ref>
* İktidara tekrar hevesleniyor, yoksa 6 milyon işşazı işşinin issassız...<ref>http://www.youtube.com/watch?v=M2KxSm82Ovs&feature=related</ref>
* Nerden öğrendiği meçhul, kim kulağına fısıldamış o da bilinmiyor. Bir 36 etnik unsurdan bahsediyor. Kim bu otuzaltık essir ursun, unsur diyorsun, beşi altısını sayıyor gerisi yok.<ref>http://www.youtube.com/watch?v=0bJC_chXioU&feature=related</ref>
* 2009'da 2nin2'nin yanındaki sıfırı at ne kaldı? 2. dokuzun yanındaki sıfırı at ne kaldı? 9. ettimi sana 29?2009'un sıfırlarını at ne kaldı? 2 ve 9.Topla ikisini 11.. Şimdi o 29'la 11'i topla ne etti? 40.. İşte size milliyetçi hareket partisinin 40. yılı!
* Evinizde çocuklar, televizyonun karşısına dizilmiş otruyorlar. Karşınızda reklamlara çıkan çocukların elinde çikolatalar, püskevitler birbirlerine ikram ediyorlar birbirleriyle yiyorlar şakalaşıyorlar. O çocuk aklından geçiriyor, benim de bir çukulatam olsa benim de bir püskevitim olsa diyor. Anne bana niye almıyorsunuz diyor. Bizde niye yok diyor.
* Ne hortumu? ganalizasyon borularına bağladılar.<ref>http://www.youtube.com/watch?v=T6uTffERkEI&feature=related</ref>
* Helikoptere biniyor, sona geliyor başbakanının otibisine biniyor...<ref>http://www.youtube.com/watch?v=Abhbbce9Jik&feature=related</ref>
* Adımız bir, anımız bir, acımız bir. Biz büyük bir aileyiz. Kuzeyden güneye, doğudan batıya; tek yürek tek bileğiz. Biz Türkiyeyiz...
 
*‘Ya istifa edin gidin ya bu işlere bulaşmayın’ ''Devlet Bahçeli, 2006’da Mersin’de düzenlenen bayrak mitingine destek veren parti teşkilatına diyerek provokasyona alet olmalarını engellemek için sözü.<ref name=Samanyolu/>
* Hatta aynı günlerde ziyaretine gelen emekli bir generalin: ‘Neden gençlerin meydanlara çıkmasına izin vermiyorsunuz?’ diye sorduğunda Bahçeli’nin yanıtı şöyle oldu: ‘Sayın Paşam, siz önce çocuğunuzu Kızılay’da İzmir Caddesine çıkarın sonra bu önerinizi değerlendiririz. Bizim gençlerimiz çok acılar yaşadı. Şehitlerimiz var. Binlerce mağdurumuz var. Yeni mağduriyetlere sebebiyet vermek istemiyoruz.’ <ref name=Samanyolu>http://www.samanyoluhaber.com/yazar-150533.html</ref>
*İnşallah o bayraklar (Türkmen Bayrağı) bir gün Kerkük'te de dalgalanacaktır.(MHP Kasım 2006 Kongresi'nde, Türkmen Bayrağı sallanması üzerine)
* Madem bir siyasi belirsizlik var... O halde gelin TBMM'yi 1 Eylül' de olağanüstü toplantıya çağıralım. 3 Eylül'de erken seçim kararı alalım. 60 günlük bir seçim takvimi içerisinde, 3 Kasım'da seçimleri yapalım.(7 Temmuz 2002-11. Kocayayla Türkmen Kurultayı-Bu çağrı sonucunda [[3 Kasım Seçimleri]] yapılmış ve MHP baraj altında kalmıştır)
* 2009'da 2nin yanındaki sıfırı at ne kaldı? 2. dokuzun yanındaki sıfırı at ne kaldı? 9. ettimi sana 29?2009'un sıfırlarını at ne kaldı? 2 ve 9.Topla ikisini 11.. Şimdi o 29'la 11'i topla ne etti? 40.. İşte size milliyetçi hareket partisinin 40. yılı!
*Adımız bir, anımız bir, acımız bir. Biz büyük bir aileyiz. Kuzeyden güneye, doğudan batıya; tek yürek tek bileğiz. Biz Türkiye'yiz.
*Ülkü ocakları yaşatılmalı çünkü Ülkü ocakları hepimizin yetiştiği kutsal bir ocaktır.
*Ayaklarımız yerden kesilmemek kaydıyla parmaklarımızın ucuyla yıldızlara ulaşabilmeliyiz.
*Eşin Arap sen Gürcü peki oğlun Bilal'e ne diyeceğiz biz?
''[[Recep Tayyip Erdoğan]]'a ithafen''
 
*Aklımızdan çıkarmayalım ki dayandığı gelenekleri ve temel ilkeleri çiğnenmiş millet iradesi hepimiz için felaketlere kapı aralar.
 
Önümüzde tesir düzeyi çok yüksek olan bir alt üst oluş, kargaşa ve kaos süreci bulunuyor.
 
İdrak zaafına gömülmüş ve meseleleri isabetle ele alamayacak kadar tükenmiş bir yönetim eşliğinde meçhule doğru sürükleniyoruz.
 
Fırtınanın ortasında dalgaların insafına terk edilmiş metruk bir tekne misali çaresizliğin girdabına doğru yol alıyoruz.
 
Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan bir kez daha rahmet diliyor, yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyorum.
 
Şehitler toprağa düştükçe kederin aleviyle yüreklerimiz daha da yanıyor.
 
Etnik temelli bölücü terör can almaya bedel ödetmeye ve ölüm saçmaya alenen devam ediyor.
 
Millet olarak zamanın ağır aksak ve aleyhimize işlediği bir dönemden geçiyoruz.
 
Nihayetinde aradığımız çıkış kapısının bir gün mutlaka önümüze tüm aydınlığıyla açıldığını göreceğiz.
 
Arkasından daha iyiyi talep ederek heyecanlarımızı ve umutlarımızı doğan her günle tazelemeliyiz.
 
Eğer yaşamanın eşsiz lezzetine varmak istiyorsak önce içinde bulunduğumuz hali sorgulamalıyız.
 
Şahsen yaşama sevincimizi kemiren olumsuzluklardan irademizi kullanarak çıkabileceğimizi düşünüyorum.
 
 
Dört bir koldan zincire vurulmuş forsalar gibi çaresizlik hissiyatı gittikçe yayılıyor.
 
Terör ölüm saçıyor, Hükümet bakıyor ve herkes geleceğinden endişe ediyor.
 
Spor şike tartışmalarıyla sarsılıyor. Ekonomi kriz beklentisiyle sallanıyor. Başbakanda Hala Muhteşem Gidiyoruz Diye Sallıyor
 
Kim ne derse desin iyi yönetilememenin acı sonuçlarıyla her alanda karşılaşıyoruz.
 
Türkiye, adeta derinlere gizlenmiş hesapların görüldüğü ve önüne gelenin darbesiyle sendeleyen bir ülke haline geldi.
 
Siyasi, sosyal ve duygusal enerjimiz sürekli heba oluyor ve girdiğimiz sarp yollarda yönümüzü şaşırıyoruz.
 
Hüsran ve ümit arasında gidip gelen hayat parkurunda huzurlu bir güne neredeyse muhtaç hale geldik.
 
Ahlaki ve milli prensiplerle siyasi beklentileri birleştirememenin yol açtığı sıkıntılara sürekli muhatap kalıyoruz.
 
Doğru tahlil ve sağlam terkip eksikliğinden kaynaklanan bir çok sorun yaşıyoruz.
 
Aklımızdan çıkarmayalım ki dayandığı gelenekleri ve temel ilkeleri çiğnenmiş millet iradesi hepimiz için felaketlere kapı aralar.
 
Var oluşundan bu güne kadar 91 yıl boykot edilmeyen Gazi Meclis bu gün itibarsızlaştırılma süreci ile karşı karşıya bulunuyor.
 
Değişimi anlamadan propagandasını yapanlar, vesayetten kurtuluyoruz derken yeni bir vesayetin bataklığına saplanıyorlar.
 
Eğer siyasi iktidar hadiselerin gidişatını kestiremiyorsa ya tükenmiştir ya da art niyetlidir.
 
Nafile gayretler, içi boş beyanatlar, manasız ve hesaplı davetler üzerimize gelen kara bulutları dağıtmaya yetmiyor.
 
Ufukta belirginlik kazanan problemlere kafa yormak ve çözüm üretmek gerekirken istismarla vakit geçirildi.
 
Dünden bu güne, sorunlar üst üste birike birike geldi. Nitekim kaos ve kriz ateşine durmadan odun taşındı.
 
Bilmemiz lazım ki var olan sorunlar tesadüfen ve anlık gelişmelerin eseri olarak ortaya çıkmadı.
 
Yargının tarafsız, adil, eşitliği önceliğe alan ve genel çıkarı gözeten niteliklerinden uzaklaştığı anlaşılıyor.
 
Yaşanılan son talihsiz gelişmeler ister istemez bana bunları düşündürüyor.
 
Sanki herkes krizden medet umuyor, serpilip büyümesi için adeta çaba sarf ediyor.
 
Devlet sorumluluğu taşıyanlar samimi ve içten olmadıklarından boğuştuğumuz sorunlardan kurtulamıyoruz.
 
Ne üzücü ki hiçbir sorunu bütünü ile kavrayamıyor, temelinde çözemiyoruz.
 
== Dipnotlar ==
<references />
10

değişiklik