Ana menüyü aç

Vikisöz β

Aşkın (500) Günü

Bu, bir kızla oğlanın tanışma hikayesi. Ama şunu hemen söyleyeyim bu bir aşk hikayesi değil.

Aşkın (500) Günü, Marc Webb tarafından yönetilen 2009 ABD yapımı bir romantik komedidir. Film, başkahramanının biten ilişkisinin ardından yaşadıklarına bakışını anlatan, doğrusal olmayan bir hikâye yapısına sahiptir.

İçindekiler

YazarDüzenle

  • İzleyeceğiniz film hayal ürünüdür. Ölü ya da diri, gerçek kişilerle olan benzerlikler tamamen rastlantısaldır. Özellikle de seninle, Jenny Beckman. Kaltak.

AnlatıcıDüzenle

  • Bu bir kızla oğlanın tanışma hikayesi. Oğlanın adı Tom Hansen. New Jersey'li. Kendisi, "gönül ikizini" buluncaya kadar asla mutlu olamayacağı inancıyla büyür. Bu inancın sebebi çok genç yaşta maruz kaldığı İngiliz pop müziği ve Aşk Mevsimi filmini tamamen yanlış yorumlaması. Elaine! Elaine! Kızın adı Summer Finn. Michigan'lı. O, böyle bir inançla büyümez. Annesinin ve babasının boşanmasından sonra sadece iki şeyi çok sever. O kapkara, uzun saçlarını ve hiç acı çekmeden makası vurup saçlarını kesebilmiş olmasını. Tom, Summer'la 8 Ocak'ta tanışır. Aradığı kişinin bu kız olduğunu onu görür görmez anlar. Bu, bir kızla oğlanın tanışma hikayesi. Ama şunu hemen söyleyeyim bu bir aşk hikayesi değil.
  • Yılın çoğu günü sıradandır. Başlayıp biterler. Hafızamızda hiçbir iz bırakmadan. Yaşadığımız günlerin çoğunun aslında bir etkisi olmaz. 23 Mayıs çarşambaya denk düşüyordu.

TomDüzenle

  • Tatlım, nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum, ama banyomuzda Çinli bir aile var.

DiyaloglarDüzenle

Summer: Aylardır Sid ve Nancy gibiyiz.
Tom: Sid, Nancy'yi yedi yerinden bıçakladı. Bazen anlaşamıyor olabiliriz, ama ben Sid Vicious değilim.
Summer: Hayır, Sid Vicious olan benim.
Tom: Yani ben Nancy miyim?

Tom: Summer'dan nefret ediyorum. [Summer'ın görüntüleri ekrana gelir] Çarpık dişlerinden nefret ediyorum. 60'lardan kalma saç modelinden nefret ediyorum. Yamuk yumuk dizlerinden nefret ediyorum. Boynundaki o karafatma şeklindeki doğum lekesinden nefret ediyorum. Bir şey söylemeden önce dudaklarını yalamasından nefret ediyorum. Gülüşünden nefret ediyorum. [Ekran kararır; kısa bir süreliğine Swayze'in "She's Like the Wind" şarkısı çalar] BU ŞARKIDAN NEFRET EDİYORUM!
[Otobüs aniden durunca Tom'un ayaktaki görüntüsü ekrana gelir]
Otobüs şoförü: Delikanlı, otobüsten hemen inmen gerekiyor.
Autumn: Sizinle önceden karşılaşmıydık?
Tom: Yok,sanmıyorum.
Autumn: Angeles Plaza’ya gidermisin?
Tom: Evet,orayı çok severim.
Autumn: Otoparkları saymassak tabi.
Tom: Evet katılıyorum.
Autumn: Seni orda görüm galiba.
Tom: Gerçekten mi? Ben seni görmedim.
Autumn: Belki bakmadığın içindir.


Tom: Kimsenin sevgilisi olmak istemiyordun, şimdiyse evlisin.
Summer: Bana da sürpriz oldu.
Tom: Asla anlayamayacağım galiba. yani hiç mantıklı gelmiyor.
Summer: Birdenbire oldu.
Tom: Evet işte anlamadığım da o. Birdenbire olan ne?
Summer: Bir sabah uyandığımda biliyordum.
Tom: Neyi biliyordun?
Summer: Seninleyken asla emin olamadığım şeyi.


Mac Kenzei: Erkek arkadaşın var mı?
Summer: Yok
Mac Kenzei: Neden yok?
Summer: İstemiyorum da ondan.
Mac Kenzei: Hadi be oradan, inanmıyorum.
Summer: Bir kadının özgür ve bağımsız olmak istemesine inanmıyor musun?
Mac Kenzei: Lezbiyen misin?
Summer: Hayır değilim. birinin kız arkadaşı olmak fikri beni huzursuz ediyor. aslında birinin bir şeyi olmak fikri genel olarak huzursuz ediyor.
Mac Kenzei: Neden bahsettiği anlamadım.
Summer: Gerçekten mi?
Mac Kenzei: Evet.
Summer: Tamam, açayım o zaman.
Mac Kenzei: Aç bakalım.
Summer: Ben kendi başıma olmayı seviyorum, ilişkiler çok karışık ve insanların duyguları incinebiliyor. kim ne yapsın bunu? genciz, dünyanın en güzel şehirlerinden birinde yaşıyoruz. daha zamanımız varken eğlenebildiğimiz kadar eğlenelim ve ciddi meseleleri sonraya bırakalım.
Mac Kenzei: Vay anasını! sen erkeksin! erkekmiş!

Dış bağlantılarDüzenle

Aşkın (500) Günü ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.