Afrika

Dünya'nın kuzey ve güney yarıkürelerindeki bir kıta
  • Bugün bizim Afrika’da ne işimiz var? Afrika’yla bizim ilişkilerimizin uzun vadede ne faydası olabilir? Türkiye’deki üniversitelerimizde bugün binlerce Afrikalı genç okuyor. Bu gençler acaba bizim okuyacağımız imkânları mı alıyor gibi birtakım düşünceler varsa bunlar Batılı düşüncelerin bir şekilde bizim Afrika’dan 20. yüzyılda uzak kalmamızı sağlayan fikirlerin çok cılız sesleri. Biz bugün artık Afrikalı gençlerin Türkiye’de okuyanların, Türkiye’nin Afrika’daki bizim yapabileceğimizin ne kadar misli olduğunu tahmin etmemiz mümkün değil. Türkiye’ye katkı sağladığını şimdilerde görmeye başladık. Bugün Türkiye’nin Afrika’daki etkinliği… Herkesin etkinliği var. Çin muazzam bir etkinlik sağlamış durumda. Hindistan, ABD, Avrupa ülkeleri… Onlar binlerce insanla ordayken belki biz onlarca insanla herhangi bir ülkede birebir faaliyet gösteriyoruz.[1]
  • Aslında Batı merkezli dünya tarihi okumasını Afrika'ya uygulandığında bu kıtanın ne büyük haksızlığa, uygarlık yalanına kurban edildiği ortaya çıkar. Sözgelimi bugünkü Mali bir dönem dünya ticaretinin en önemli merkezlerinden biriydi. Mali'den Tanca'ya uzanan 'Altın Yolu' en az 'İpek Yolu' kadar dünya ticaretinde merkezi öneme sahipti. İslam tarihi açısından da Afrika'nın önemi, özellikle sömürgecilik karşıtı mücadeledeki yeri her zaman hatırda tutulması gerekir. Söz gelimi Sokoto Hilafeti'nin en önemli ismi Osman Don Fodyo'nun sömürgecilere karşı verdiği mücadele Avrupalıların yansıttığının aksine ilkellerin uygarlığa karşı direnişi değil bir medeniyetin kendini savunmasıdır.[2]
  • Afrika Kıtası, Batı uygarlığının ilgi alanına girdiği andan itibaren kölelik, sömürü, kan, açlık ve gözyaşı içerisinde acı çekiyor. Bütün kaynakları yağmalanan, yüzlerce yıl insanları köle olarak satılan, üretimin çok düşük seviyelerde seyrettiği ve hali hazırdaki kaynaklarının da işletme hakları sömürü günlerinden kalan ülkelerin firmalarınca parsellenmiş bir kıtadan bahsediyorum. Her türlü bedeli ödemiş yüz milyonlarca insan…[3]
  • Bizim Afrika'ya bakışımız asla daha sonra bu topraklara gelen sömürgeciler gibi olmadı, olmayacak. Afrika kıtasındaki tüm ilişkilerimizde karşılıklı saygıyı, sevgiyi, kazan kazan ilkesini temel alıyoruz. Birlikte gelişmeyi, birlikte yönetmeyi, birlikte zenginleşmeyi arzu eden bir anlayışla ilişkilerimizi geliştirmenin çabası içindeyiz.[4]
  • Biz, Afrika ile birlikte üretmek, birlikte ilerlemek, birlikte zenginleşmek arzusundayız. Afrika'nın potansiyelinin farkında bir ülke olarak her platformda daima Afrika ile güçlü ilişkiler kuruyoruz. Sudan'ın da Afrika içinde ayrı bir yeri ve önemi olduğunu gayet iyi biliyoruz.[5]
  • 21. yüzyılda, Afrika kıtasının rolünün belirleyici olacağı inancıyla kıta ile ilişkilerimizi kazan-kazan ve eşit ortaklık temelinde ilerletmek istiyoruz. Biz Afrika ülkeleriyle iş birliğimize asla kısa vadeli ve çıkar odaklı bakmıyoruz. Başkaları gibi eski sömürge düzenlerini yeni yol ve yöntemlerle devam ettirmeye çalışanlardan da değiliz. Afrikalı kardeşlerimizle birlikte başarmak, birlikte yürümek arzusundayız.[6]

KaynakçaDüzenle