Ali Erbaş

Diyanet İşleri Başkanı
Ali Erbaş
AliErbas.jpg
Doğum tarihi 1961
Doğum yeri Kabadüz
Wikipedia-logo-v2.svg Vikipedi maddesi
Notification-icon-Wikidata-logo.svg Vikiveri öğesi

Ali Erbaş, Türk akademisyen ve Diyanet İşleri Başkanı.

SözleriDüzenle

  • Kur'an-ı Kerim, Arapça, fıkıh, tefsir, hadis, kelam, İslam tarihi ve sanatları, felsefe gibi farklı alanlarda 10 bini aşkın ilim adamımız vardır ve tamamına yakını Kur'an ve sünnet çizgisinde taviz vermeden öğrenci yetiştirmeye ve ilmi birikimimize katkı sağlamaya çalışmaktadır. Tabii ki bu kadar büyük bir müessesede, ilahiyat ve İslami ilimler fakültelerinde, zaman zaman kuran ve sünnet çizgisine uymayan az da olsa bazı fikirleri ortaya atanlar oluyor ve marjinal diyebileceğimiz, çok kenarda köşede kalmış bu fikirlerin bizim ve ilahiyat fakülteleri nezdinde, hiçbir itibarı yok. Genel olarak fakültelerimiz Kur'an ve sünnet çizgisinde en güzel bir şekilde din eğitimi vermeye, ilim üretmeye, 1400 yıllık ilmi müktesebatımızı daha da geliştirmeye yönelik büyük çalışmalar yapmaktadır.[1]
  • Çanakkale ırkları, renkleri, dilleri, coğrafyaları farklı ama inançları, gayeleri, yürekleri bir olan Müslümanların yek vücut olduğu yerdir. Hicaz'dan Balkanlar'a, Afrika'dan Kafkaslar'a kadar kalpleri Allah aşkı ve ümmet şuuruyla çarpan müminler, adeta bir duvarın tuğlaları gibi birbirlerine kenetlenerek düşmana karşı omuz omuza mücadele etmişlerdir. Bir vücudun azaları gibi yan yana şehadet şerbeti içen o kutlu erler, canları pahasına Çanakkale'yi düşmana geçilmez kılmışlardır. Bilmeliyiz ki Çanakkale'de Allah için toprağa düşen o büyük kahramanlar, ezanlarımız susmasın, bayrağımız inmesin, harim-i ismetimize namahrem eller değmesin diye can verdiler. Üzerinde huzur ve güvenle yaşadığımız bu toprakları kanlarıyla, canlarıyla savunarak bizlere vatan yaptılar.[2]
  • Camia üniversitenin Arapça karşılığıdır. Camiatül Ezher, Camiatül İslam, Camiatül Ümmül Kur'an, duymuşsunuzdur. Üniversite demek. Ne kadar yakın birbirine, yani o kadar yakışıyor birbirlerine, isim olarak da yakışıyor, fiziksel olarak da yakışıyor. Üniversitelerimizin içinde camilerimizi gördüğümüz zaman şöyle bir sıcaklık yüreğimize iniyor, elhamdülillah. Onun yokluğunu da çok çektik. 40 yıl camisiz üniversiteler oldu memlekette. Ama şimdi elhamdülillah biz geçmişi, geçmişin sıkıntılarını konuşmak bize bir fayda vermez, bugüne bakalım, geleceğe bakalım, inşallah istikbale bakalım.[3]

KaynakçaDüzenle