Arap Baharı

2010'da başlayıp süregelen, Arap coğrafyasında yaşanan halk hareketlerine verilen ortak ad
Arap Baharı
Arab Spring and Regional Conflict Map.svg
Wikipedia-logo-v2.svg Vikipedi maddesi
Notification-icon-Wikidata-logo.svg Vikiveri öğesi
  • Arap Baharı denilen süreç, biyolojik ömrü tamamlanan bu dikta rejimlerinin daha liberal versiyonu ile yenilenmesi girişimiydi. Petrol şeyhliklerine ne hikmetse hiç uğramasa da, geri kalan kısmının dünyaya açılma adına küresel sisteme eklemlenmiş müşteri toplum yapısına dönüşmeleri isteniyordu. Süreç yerel dinamiklerle iyi işletilemedi, Arap baharı denilen apolitik devrimler ya iç savaşa dönüştü ya da Mısır gibi askeri darbelere teslim oldu.[1]
  • Arap Baharı'ndan elde ne kaldı'ğı sorusu hala sorulabiliyorsa Arap Baharı'nın aslında ne olduğu, ne türden sonuçları devşirmek adına bazı mahfillerce desteklendiği, belli mecraya akıtılmak istendiği hakkında bir fikir sahibi olunmadığındandır. Hala 'Arap Baharı neden sonuçsuz kaldı' sorusunu soranların ne Arap Baharı üzerindeki vesayeti ne de toplumsal dinamiklerin gerçek talepleri hakkında fikirleri yok demektir. Bu tür soru; Bugünkü hal; toplumsalın meşru taleplerini apolitik devrim yoluyla boşa çıkarmak isteyenlerle olayın romantizminden kendini kurtaramayanların el birlik bu sonuca hizmet ettiğinin farkında olmaması halidir.[2]
  • Kısaca Arap Baharı'nın yelkenlerini şişiren rüzgârın yönü ile geminin rotası tam uyumlu olmadığı anlaşılınca rüzgâr ters yöne üflendi ve çıktığı sahile itilirken alabora oldu.[3]
  • Arap dünyasında halk ayaklanmaları başladığında, Batılılar, Batı medyası üzerinden Arap dünyasında yaşananları "Arap baharı" diye adlandırdıkları zaman "eyvah!" demiştim; "tastamam bir ayartılma durumu ile karşı karşıyayız! Neredeyse iki asırdır, sömürgeciliğin pençesinde kıvranan Müslümanlar, bu zokayı yutacaklar!" demiştim ve Arap dünyasında yaşananlarla ilgili olarak ilk yazdığım yazıya "İstikrarlı istikrarsızlık" başlığını atmıştım. Arap dünyasındaki halk ayaklanmalarını, "devrim" ya da "Arap baharı" değil de, uzunca bir süre sürecek bir istikrarsızlığın başlangıcı olarak tanımlamam pek de hoş karşılanmadı çağın ne denli ayartıcı bir ağ olduğunu henüz fark edemeyen insanlar tarafından. Oysa ben Arap dünyasındaki "ülke"lerin bir an önce bağımsızlıklarına kavuşmalarını istemez miydim? İslâm dünyasının yaşadığı yok oluş serüveni üzerinde yüreği yangın yerine dönen ve bu yangının nasıl söndürülebileceği konusunda derinlemesine düşünen biri olarak Müslümanların bağımsızlıklarına kavuşmasına kayıtsız kalabilir miydim?[4]

KaynakçaDüzenle