Ana menüyü aç

Arif Nihat Asya (7 Şubat 1904, Çatalca, İstanbul - 5 Ocak 1975, Ankara), Milliyetçi şiirleriyle tanınan Türk şairdir.

  • Bir saçı okşamaz, bir alnı serinletmez, bir yelkeni şişirmez, bir eteği havalandırmazsın. Neyleyim senin gibi rüzgarı.
  • Duvarda bir gedik açmaya bir taşın eskimesi yeter.
  • En büyük acı, acıtmaz olmuş zincirlerin acısıdır; köleliği kabul etmenin, başkaldırmaktan vazgeçmenin acısıdır.
  • Kalemini bir silah gibi değil, bir kaşık gibi tut yoksa aç kalırsın.Diyordu bir kitabında.
  • Vazoyla saksının farkını sen söyleme, çiçeklerden sor !
  • Bu kitabın kaç dakikada okunduğunu bırak, kaç senede yazıldığını düşün.
  • Gözler kalbin aynasıdır.Ama sen yine de gözüne kalbini sorma...
  • "Düşünüyorum, o halde varım." demiş Descartes ama Arif Nihat Asya ise "Hayır, yanlış.Düşünülüyorum, o halde varım." demiştir.
  • İnanmak;basamakların çıkamadığı yere kanatlarınla tırmanmak.
  • Işığı önüne al, yürü! Gölgen arkadan ister gelsin, ister gelmesin.
  • İçimizden biri köprü olmaya razı olmazsa, kıyamete kadar bu suyun kıyılarını bekleriz.
  • O da bir gazi olmak istedi. Fakat ona anlatmak gerekti ki, şehit olmayı göze almayan gazi olamaz.
  • Kulun olarak doğmasaydım, kendiliğimden gelir fahri kulun olurdum Allah'ın.
  • Bütün dualarımızda uzun yaşamak isteği var.Eni olmazsa bir ömrün, boyu olmuş ne çıkar.
  • Koku, tat, sıcak… sende her aradığım vardı: Seni soğuk bulanlar, ısıtamayanlardı.
  • Sanatkar halıda gülü dikensiz yapmış..Ayakların incinmesin diye.
  • Bir kuşa yeten yuva iki kuşa da yeter.
  • Tekerleri dört köse bir arabaya bindirdiler bizi, bir gidiştir gidiyoruz.
  • Hastalık, sevgisizlik, öksüzlük...
    Neler geçirdim ben!
    Çıkabilseydi bir, "güzel" diyecek
    Güzelleşirdim ben!
  • Boyasına güvenen halılar güneşten korkmaz.
Wikipedia-logo-v2.svg
Arif Nihat Asya ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.