Ana menüyü aç

Büyük Balık (İngilizce özgün adıyla Big Fish), Tim Burton'ın yönettiği John August'un yazdığı 2003, ABD yapımı fantastik drama filmi.

Edward BloomDüzenle

  • Din hakkında konuşmak aptallıktır karşındakinin duygularını incitebilirsin.
  • Bir insan ne kadar çok öykü anlatırsa, o denli ölümsüzleşir.
  • Hayallerinin aşkıyla karşılaştığında zamanın durduğunu söylerler. Bu doğru; ama söylemedikleri bir şey var. Zaman tekrar akmaya başladığında aradaki farkı kapatmak için çok daha hızlı ilerler.
  • Nehirdeki en büyük balık yakalanamadığı için büyüktür.
  • Öyle bir an gelir ki, her mantıklı insan gururunu unutup korkunç bir hata yaptığını kabul eder. Ancak gerçek şu ki; hiçbir zaman mantıklı bir insan olmadım.
  • Bazen en tavlanamayan kadını bile tavlamanın tek yolu ona bir evlilik yüzüğü önermektir.
  • Sandra Templeton, seni seviyorum ve seninle evleneceğim
  • Bu kasaba herhangi birinin isteyebileceğinden fazlası. Sonuna kadar burada kalabilecek olsam kendimi şanslı sayardım. Ancak gerçek şu ki, hiçbir yer de sonuna kadar kalamam.


DiyaloglarDüzenle

Edward Bloom: Rüyalarımı çoğunlukla hatırlamam, sadece kehanet olanları hatırlarım. Kehanetin anlamını bilir misin? Daha sonra olacak olan bir şeyi önceden görmek demektir. Örneğin bir gece rüyamda bir karga yanıma gelip, şöyle demişti: ‘teyzen ölecek’ o kadar korktum ki, annemle babamı uyandırdım ama sadece bir rüya olduğunu söyleyip yatağıma gönderdiler. Ama ertesi sabah Stacy teyzem öldü.Bu korkunç.
Sandra Bloom: Bu korkunç.
Edward Bloom: Teyzem için korkunçtu ama ben özel güçleri olan küçük bir çocuktum. Yaklaşık 3 hafta sonra aynı kargayı rüyamda tekrar gördüm. Şöyle diyordu: "baban ölecek". Ne yapacağımı bilemedim, sonunda babama söyledim. Babam bana üzülmememi söyledi ama sarsıldığının farkındaydım. Ertesi sabah çok garip davranıyordu, durmadan etrafa bakınıyor sanki kafasına bir şeyin düşmesini bekliyordu. Ancak karga nasıl öleceğini söylememişti. Sadece baban ölecek demişti. Babam erkenden evden çıktı ve uzun süre geri dönmedi. Geri döndüğünde ise korkunç görünüyordu. Sanki bütün gün kafasına balta düşmesini beklemiş gibiydi. Anneme şöyle dedi: Bugün hayatımın en korkunç günüydü. Sen ona korkunç mü diyorsun, bu sabah sütçü kapımızın önünde aniden düşüp öldü dedi annem. Çünkü annem sütçüyle işi pişirmişti.

Sandra Bloom: Fotoğrafını çekebilir miyim?
Edward Bloom: Fotoğrafımı çekmene ihtiyacın yok, sözlükte yakışıklı kelimesinin anlamına bakman yeterli.

Beamen: Daha iyi bir yer bulamazsın.
Edward: Bulacağımı sanmıyorum.
Jenny: Geri geleceğine söz ver.
Edward: Söz. Günün birinde. Dönmem gerektiğinde.

OyuncularDüzenle

Büyük Balık ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.