Ana menüyü aç

Barda, yönetmenliğini Serdar Akar'ın yaptığı 2007 yapımı Türk filmi.

DiyaloglarDüzenle

Barbo: Kapattık arkadaşlar.
Selim: Geçin şöyle.
(Bara yanaşır)
Barbo: Arkadaşım kapattık.
Selim: Bir bira içip çıkacağız.
Barbo: Bir dahaki sefere artık.
Selim: Onlar içiyor ama.
Barbo: Onların da son içkileri, içince kalkacaklar.
Selim: Tamam onlar bir tane içene kadar biz on tane içeriz.
Aliş: Tamam kızım bakıp durma şuraya.
Barbo: Birer bira.
(Selim arkadaşlarının yanına geçer)
Selim: (Gülerek) Lavuk hâlâ birer bira diyor ya.

45: Of yavru geliyor yavru.
Patlak: Ufak.
Selim: Ne ufağı lan ondan artan sana girsin yavşak.
Nasir: Millette ne şans be kardeşim.
45: Şans işte bizde yok ki bu çüksüz ibnelerde var.
Selim: Onlarda çük ne gezer lan. Onlarda bamya var bam-ya.

Pelin: Gidelim mi?
Aynur: Gidelim.
Sevgi: Nil gelsin hemen gideriz.
TGG: Nereye ya, biralarımız duruyor daha.
Nail: Çabuk içelim o zaman hadi.
Sevgi: Evet.
TGG: Ya bırak, iki tane lavuk yüzünden niye keyfimizi kaçırıyoruz? Biralar bitsin, kalkarız.
Nail: Güven!
TGG: Nail! Uyuzluğun tuttu yine ha.
Aliş: Abi kızlar rahatsız oldu, kalkalım.
(Nil tuvaletten döner)
Sevgi: Hah. Nil de geldi, hadi gidelim arkadaşlar, hadi.
TGG: Gitmiyoruz arkadaşlar. Biralar bitene kadar hiçbir yere gitmiyoruz!

Hakim: Adalet insanların vicdanını rahatlatmak için uydurulmuş bir şey değildir. Bu yüzden vicdanınız rahatlamayabilir. Böyle bir olay asla olmamalıydı, keşke olmasaydı. Siz belki bir gün bunu diyebileceksiniz.

Çırak: Abi n'aptınız siz?
Selim:: Siz mi?.. Siz mi?.. Ulan sizi bizi mi kaldı götveren! İki karı siktik. Ha? Birini jiletledik. Ha? Bi' orospu çocuğunu öldürdük. Bak ne diyorum bak. (Bağırır) Yaptık! Biz yapıyoruz, biz yapacağız. Anladın mı lan!

Savcı: O yüzü kesikler içindeki Pelin senin kızın olsaydı?
Hakim: Ne demek senin kızın olsaydı? Biz böyle mi yapıyoruz işlerimizi. Kızım olsaydı babam olsaydı diye mi karar vereceğim ben? Yazılı kitabımız var savcı bey usulümüz var. Selim oğlum olsaydı diye düşüneyim o zaman? Kadılık yapmıyoruz burada.

Selim: Ne bu?
TGG: TGG.
Selim: Görüyoruz lan göt, ne demek bu?
TGG: Tekrar gözden geçirme.
45: Neyi geçiriyon lan gözünden?
TGG: Her şeyi, sürekli.
45: Nasıl yani, mesela, beni nasıl mesela?
Selim: Tarifname, hayatın tarifnamesi. Bu ibneler tarif olmadan yaşayamaz. Bana bak pezevenk senin aldığın tarif burada. (Dudağını sıkar) Ha ambiti! Biz, biz hayatı tarif almadan yaşarız. Tarifsiz! Sevinçleri de tarifsiz kederleri de tarifsiz. Anladın mı lan?
TGG: Biz de almadık tarif marif.
Selim: Yapma ya, peki pezevenk, nesiniz siz, ha?
TGG: Yatılıyız. Bu dünyada yatılıyız. Kalkıp gitmesini biliriz yani.
Selim: Yatıracağım ben sizi çam dibine. Hepinizi yatıracağım. Buraya gömeceğim sizi.

Aliş: Senin yüzünden. Gidelim dedik. Ben "Kızlar rahatsız oldu, gidelim," dedim. "Kızlar rahatsız oldu," dedim. "Biranın amına koyayım Güven, gidelim," dedim. "Güven, biranın amına koyayım, kızlar rahatsız oldu," dedim. Sevgi gidelim dedi. Nail gidelim dedi. Senin yüzünden oldu Güven, senin yüzünden!
Selim: Sus lan. Bizim olduğumuz yerde olan her şey bizim yüzümüzden olmuştur. Anladınız mı lan!

Selim: Kötüyüm lan ben. Kötü! Götüm de yiyor. Ne istersem yaparım ben. Şimdi de sizi öldüreceğim.
Aynur: Niye yapıyorsunuz bunu? Niye?
Selim: Ama sen beni hiç anlamamışsın ki güzelim. Ben bu bara niye gecenin köründe geliyorum ha? Çünkü başka zaman gelsem kapıdaki hıyar beni içeri almaz da ondan. Neden almaz? Şeklimi beğenmez almaz, hareketlerimi beğenmez almaz, konuşmamı beğenmez almaz; "Egzozcu bu," der, siktiri çeker. Farz-ı misal içeri girdik diyelim. O zaman ne olacak? Sizin yaptığınız gibi, sizin baktığınız gibi benden öküz öküzler bana dik dik bakar. Bu hayvan da nereden çıktı, ne güzel eğleniyorduk, ne güzel dalgamıza bakıyorduk, ne güzel oturuyorduk demezler mi? Derler. Demediniz mi lan? Dediniz. Neyse, nerede kalmıştık?