Boğaziçi Üniversitesi protestoları

Melih Bulu'nun rektör olarak atanmasına karşı yapılan protestolar

Boğaziçi Üniversitesi'ne atanan rektör Melih Bulu'ya karşı 4 Ocak 2021 tarihinde başlayan öğrenci eylemi hakkında söylenen sözler.

Wikipedia-logo-v2.svg
Boğaziçi Üniversitesi protestoları ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.

SözlerDüzenle

Recep Tayyip ErdoğanDüzenle

  • LGBT, yok böyle bir şey. Bu ülke millîdir, manevidir ve bu değerlerle geleceğe yürümektedir.[1]
    • Eylemlerde öne çıkan LGBT teması için
  • Şunu çok açık net söylemeliyim, sizler zaten tespit etmiş durumdasınız. Şu anda Boğaziçi Üniversitesi'ndeki olayları oradaki öğrencilerimizin bir olayı olarak tanımlamak, o şekilde kabul etmek mümkün değil. Bunun bir defa oradaki öğrencilerimizle yakından uzaktan alakası yok.[2]
  • Şu anda Boğaziçi Üniversitesi'ndeki olayları, oradaki öğrencilerimizin bir olayı olarak tanımlamak mümkün değil. Oradaki öğrencilerimizle yakından uzaktan alakası yok. Bu işin başını siyasetin bir boyutu çekiyor, dün akşam dağdan beslenenlerin Kadıköy'de yaptığı çağrı ve gösteriler bunun açık ve net göstergesidir. Ana muhalefet partisinin başının üstlendiği görev ortadadır. Ortak hareket ettiği akademisyenler de maalesef işin içinde yer alıyor. Akademisyenler arasında bunu kabullenmeyenler de var, bu işe teşne olanlar da var. Bu ülke bir hukuk devletidir. YÖK'ün yetki alanı var, YÖK'ün yetki alanının olduğu yerde Cumhurbaşkanı'nın yetkileri var. Boğaziçi Üniversitesi'yle ilgili bundan önce iki rektör atadım. YÖK teklifini yapmıştır, ben de onadım, bunları ben yaptım. Şimdi de 9 aday geldi, Melih Bey'in atamasını yaptım. Melih Bey kimdir, iki farklı üniversitede rektörlük yapan insan. ODTÜ'den gelme, Boğaziçi ile ilişkileri olan bir insan, alanında başarılı bir arkadaş. Kendisini atamamızdan dolayı televizyon kanalları çıkmış 'istifa etsin'. Yürekleri yetse 'Cumhurbaşkanı da istifa etsin' diyecekler. Osman Kavala denen kişinin karısı da bu provokatörlerin içinde yer alan bir kadındır. Böyle nadide bir üniversitemizi, 'Alın istediğiniz gibi karıştırın' mı diyeceğiz? ABD veya Avrupa ne diyor 'Kınıyoruz'. ABD'ye şunu söylerim; seçim öncesinde ABD'deki olaylardan demokrasi adına hiç utanç duymuyor musunuz? Irkçılıkta tavan yaptınız zenci vatandaşları nasıl öldürdüler bunları nasıl izah edeceksiniz? Macron sesleniyor; sen önce Sarı Yelekliler meselesini hallet. Benim ülkemde böyle bir sıkıntı yok, biz huzurluyuz, rahatız. Ana muhalefet bunun içinde, dağdan beslenen HDP bunun içinde, ne yazık ki İP de bunun içinde. Bir daha Gezi olaylarıyla aynı yere getiremeyecekler. Boğaziçi Üniversitesi geri gidiyor. Melih Bey burayı ayağa kaldırma iddiasıyla gelmiş olan bir hocamız. 206 üniversitede sıkıntı yok. Kimse kalkıp da '206 üniversite, 207 Boğaziçi ne oluyor' diye duyuyor musunuz? İşi bilmeden konuşuyorlar; bunlar mikser. Oradaki yavruları teröre peşkeş çekmeyecekler. Siz kalkıp da rektörü odasını işgale yeltenirseniz, 'Hoşgeldin' demezler.[3]

Devlet BahçeliDüzenle

  • Sırtlarını ajanlara, zalimlere ve karanlık çevrelere dayamış olanlar evlat değil başı ezilmesi gereken zehirli yılanlardır. Yasa dışı eylemleri diğer üniversitelere teşmil etmek için kuyruğa girenler bunun bedelini acıklı şekilde ödemelidir.[4]
  • Boğaziçi Rektörü kayyım değil, meşru ve hukuki tasarrufla atanmış bilim insanımızdır. Sayın Rektör asla istifa etmemelidir. Eğer aksi olursa üniversiteler tümden yönetilemez hale gelecektir. Rektörlük binasını ablukaya almaya, Rektör odasını basmaya teşebbüs suçtur.
  • Boğaziçi Üniversitesi’nde yasal ve meşru sınırlar çerçevesinde ataması yapılan rektöre itiraz edenlerin ana dinamiği, provokasyon merkezi, saldırı üssü marjinal örgütlerdir[5]
  • Boğaziçi Üniversitesi’nde süregelen habis eylemler mutat ve kanuna muvafık bir Rektör atanmasına gösterilen eften püften tepkilerden maksat itibariyle farklı ve fazla anlamlar taşımaktadır. Türkiye’nin boğazını sıkmak isteyen provokatörler Boğaziçi’ne tutunmanın arayışındadır. Milletimizin hassasiyetleriyle oynamayı özgürlük, mukaddesatını hedef almayı demokrasi, toplumsal huzur ve sükûnetini baltalamayı eğitim hakkı gibi lanse ve servis eden iç ve dış mihraklar, devşirdikleri piyonlarla yasa dışı protestoları yaygınlaştırmanın amacındadır. 28 gündür ülkemizin gündeminde yer alan Boğaziçi Üniversitesi, demokratik bir hak arayışına veya masum bir öğrenci itirazına sahne olmamıştır. Bu üniversitenin kapısına öğrencinden başka her türlü haşarat ve anarşist gruplar sırayla yuvalanmıştır. Nitekim her şey ortadadır. Boğaziçi Üniversitesi’nin giriş kapısı kilitlenmişse, bunun nedeni terör örgütlerinin eylem ve manevra alanını daraltmak içindir. Mesele öğrenci ya da Rektör meselesi değildir. Asıl mesele üniversiteleri kapsayacak olası bir dalgalanmayı toplumsallaştırıp siyasallaştırmaktır.[6]
  • Boğaziçi Üniversitesi’nde Türkiye’nin sinir uçlarıyla oynanıyor. Bununla birlikte sabır ve tahammül kapasitesi test ediliyor. Üç beş şuursuz öğrenciyi paravan yapan terör örgütü mensupları ateşe körükle gidiyor. Eşkıyalar Boğaziçi’ne tutunarak ülkemize meydan okuyor. Öğrenci başka terörist başkadır. Aynısı Boğaziçi Üniversitesi’nde olduğu gibi, bu ikisi birbirine karışırsa, yani teröristler öğrenci kisvesine ve kimliğine bürünürse ne huzur ne de sükûnet kalacaktır. Bu işin şakası yoktur. Ağırlaşan meselenin hafife alınacak tarafı yoktur. Aydınım diye geçinen zavallılar, sivil toplum kuruluş hüviyeti taşıyan fırsatçılar, demokrasi ve hukuk sınırları içinde siyaset yaptığını zanneden gafiller tarihi yanlıştadır. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki olaylara destek vermek geldiğimiz bu aşamada teröre destek vermektir. En son vuku bulan olaylarda 108 kişi emniyet güçlerimiz tarafından gözaltına alınmıştır. Bunlardan 101 kişinin söz konusu üniversiteyle ne bağı ne de bağlantısı vardır. Üstelik 79’u da DHKP-C ve TKP-ML örgüt üyesidir. Ne zamandır teröristler öğrenci olmuştur?[7]

Süleyman SoyluDüzenle

  • Boğaziçi’nde gözaltına alınanlardan 79’u DHKP/C, TKP-ML dahil olmak üzere terör örgütü üyesi.[8]
    • Mahkeme tarafından serbest bırakılan öğrenciler için
  • Burası bir üniversite. Bir önceki seçimde üniversite rektörünü öğrenci mi seçti? Hayır. Adaylardan biri seçildi. Türkiye’nin en çok akademik yayın üreten en başarılı üniversiteler hangileri? Özel üniversiteler.
  • “Kayyım rektör” tabiri faşist bir yaklaşım. Siyasi bir yaklaşım. Üniversitenin kendi içini kapsayacak bir yaklaşım değil. Burada maalesef marjinal ve ideolojik çok uçlarda olanlar üniversiteyi merkeze çekmişler. Bu doğru değil. Bizim konuşacaklarımız onların başarılarıdır.
  • LGBT denilen tamamen Batı’nın Türkiye’ye pazarladığı gruplarla birlikte üniversitenin ortasına oturmuşlar. Milletin kutsalıyla senin ne işin var? Onları yapanların ailesi yok mu? Ne oldu demokrasiye, saygıya, çoğulculuğa? İnsanların inandıklarına kışkırtıcı şekilde yaklaşım doğru mu?

KaynakçaDüzenle