Chuck Palahniuk

Chuck Palahniuk
Chuck Palahniuk on tour.png
Dövüş Kulübü kitabını yazan ABD'li yazar.
Doğum tarihi 21 Şubat 1962
Doğum yeri Washington , ABD
Wikipedia-logo-v2.svg Vikipedi maddesi
Notification-icon-Wikidata-logo.svg Vikiveri öğesi

SözlerDüzenle

  • Nazi kamplarından kurtulan Yahudilerin çoğunun neden vegan olduğunu biliyor musun? Çünkü onlar hayvan gibi davranılmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyorlar. [1]
  • Sizin sevdiğiniz ile sizi seven asla aynı kişi değildir.
  • Bize inandırılan bu gerçek dışı dünyada yaşıyoruz, hiçbir teste tabii tutulmadığımız için neleri kurtarabileceğimiz konusunda hiçbir fikrimiz yok.
  • Hayatım sıkıcı ve değersiz olabilir ama en azından benim hayatım; fabrikada üretilmiş, ikinci el, kalitesiz bir hayat değil.
  • Bir insan en çok kimin yanında susuyorsa, en çok onunla konuşmak istiyordur.
  • Dünya nüfusu arttıkça, insan sayısı azalıyor.
  • İşlediğin bir suçu haklı çıkarmak için kurbanı kendine düşman etmen yeterli. Yeteri kadar zaman geçtikten sonra dünyadaki herkes düşmanın olacaktır. Her suçta dünyaya biraz daha yabancılaşırsın. Gün geçtikçe bütün dünyanın sana düşman olduğunu düşünmeye başlarsın.
  • İnsanlar bir şeyleri bilmemeye dayanamazlar. Özellikle de erkekler her dağa tırmanmak, her yerin haritasını çıkarmak isterler. Her şeyi etiketlemek. Her ağaca işerler ve sonra bir daha asla aramazlar.

Dövüş Kulübü (1998)Düzenle

  • Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki, bu hayatım bu ihtiyaç duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi işiniz ters giderse gitsin, en azından kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz. Sonra aradığınız tabak takımı. Sonra hayallerinizdeki yatak. Perdeler. Halılar. Sonra o güzel yuvanızda kısılıp kalırsınız. Bir zamanlar sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur.[2]
  • "Ancak her şeyini kaybettikten sonra" diyor Tyler, "canının istediğini yapmakta özgür olursun."[3]
  • "Bir gün öleceksin" diyor Tyler, "ve bunu kavramadığın sürece benim gözümde beş para etmezsin."[4]
  • Hiçbir şey durağan değil. Her şey eskiyip dağılıyor.[5]
  • Fiziksel güçle ve mülkiyetle olan bağlarımı niçin koparıyorum? Çünkü ancak kendimi mahvederek ruhumun gerçek gücünü keşfedebilirim.[6]
  • "Sahip olduklarımı yok eden kurtarıcı" dedi Tyler, "benim ruhumu kurtarma savaşındadır. Bütün aidiyetleri yolumdan kaldıran öğretmen beni özgür kılacaktır."[7]
  • Silahın yaptığı tek şey, bir patlamayı belli bir doğrultuya yöneltmektir.[8]
  • Tyler'ın hep söylediği gibi hissediyordum kendimi; tarihin süprüntü ve kölelerinden biri olarak. Hayatta hiçbir zaman sahip olamayacağım bütün güzellikleri yıkıp yok etmek istiyordum. Amazon yağmur ormanlarını yakmak istiyordum. Uzaya klorofluorokarbon gazları pompalayıp ozon tabakasında koca koca delikler açmak istiyordum. Dev tankerlerin boşaltma vanalarını açmak, açık denizlerdeki petrol kuyularının kapaklarını kaldırmak istiyordum. Yemeye paramın yetmediği bütün balıkları öldürmek, asla göremeyeceğim Fransız kumsallarını kirletmek istiyordum. Bütün dünyanın dibe vurmasını istiyordum.[9]
  • Louvre Müzesi'ni yakmak istiyordum. Elgin Mermerleri'ni balyozla parçalamak, Mona Lisa'yla kıçımı silmek istiyordum. Bu dünya benim dünyam artık.[9]
  • Güzel ve emsalsiz bir kar tanesi değilsin. Herkes gibi sen de o çürüyen organik maddeden yapılmasın.[10]
  • Kumsaldaki kum taneleri kadar, gökteki yıldızlar kadar büyük bir kalabalığın parçası olmakla yetinemezsin.[11]
  • Biz tarihin ortanca çocuklarıyız. Bizi bir gün milyoner olacağımıza, film yıldızı, rock yıldızı olacağımıza inandıran televizyon programlarıyla büyüdük; ama bunların hiçbirini olamayacağız. Ve bu gerçek ancak kafamıza dank ediyor.[12]
  • Medeniyeti alt üst edeceğiz. Dünyayı daha iyi bir yere çevireceğiz.[13]

Görünmez Canavarlar (1999)Düzenle

  • Benim hiçbir şeyim orijinal değil. Ben bildiğim tüm insanların ortak çabasıyım.[14]
  • Kültürümüzden bir kaçış yolu bulsan bile, bu da bir kapandır. Bir kapandan kurtulmaya çalışmak başka bir kapanı tetikler. En iyisi savaşmaktan vazgeçmektir, bırak gitsin. Sürekli bir şeyleri düzeltmeye çalışmaktan vazgeç. Bir şeyden ne kadar çok kaçarsan, o kadar uzun süre ona katlanmak zorunda kalırsın. Bir şeyle savaştığında, onu sadece daha da güçlendirirsin. Yapmak istediğin şeyi yapma. Yapmak istemediğin şeyleri yap. Sana istememen gerektiği öğretilmiş olan şeyleri yap. Saadetin peşinden gitmeyi bırak. Seni en çok korkutan şeyleri yap.[15]

Tıkanma (2001)Düzenle

  • İnsanlar dünyanın düzenli ve güvenli bir yer olması için yıllarca çalıştılar. Ama hiç kimse bunun ne kadar sıkıcı olabileceğinin farkında değildi. Bütün dünyanın parsellendiğini, hız limitleri konduğunu, bölümlere ayrıldığını, vergilendirildiğini ve düzenlendiğini, bütün insanların sınavlardan geçirildiğini, fişlendiğini, neɾede oturduğunun, ne yaptığının kaydının tutulduğunu düşünün. Hiç kimseye macera yaşayacak bir alan kalmadı, satın alınabilenler hariç. Lunaparka gitmek gibi. Film izlemek gibi. Ama bunlar yine de sahte heyecanlardı. Dinozorların çocukları yemeyeceğini bilirsiniz. Büyük bir sahte afetin olma şansı bile oy çoğunluğuyla ortadan kaldırıldı. Geɾçek afet veya risk ihtimali olmadığından, gerçek kurtuluş şansı da ortadan kalkmış oldu. Gerçek mutluluk yok. Gerçek heyecan yok. Eğlence, keşif, buluş yok.[16]
  • Uğruna savaşacak bir şeyler bulana kadar, bir şeylere karşı savaşmayı seçersin.
  • Eğer İsa çarmıha gerildiğinde kahkahalarla gülmüş olsaydı, Romalıların üzerine tükürseydi veya acı çekmekten başka bir şey yapabilseydi, çocuk kiliseyi çok daha fazla sevebilirdi.

Ninni (2002)Düzenle

  • Büyük birader bizi gözetlemiyor aslında,şarkı söyleyip dans ediyor. Şapkadan tavşan çıkarma numaraları yapıyor. Büyük birader uyanık olduğunuz her dakika dikkatinizi çekmekle meşgul. Sürekli aklınızın başka yerde olduğundan emin olmak istiyor. Tamamen zapt olduğunuzdan emin olmak istiyor.
  • Herkesin hayal gücü tükendiğinde artık hiç kimse dünya için tehdit olmayacak.
  • Uyumak üzere olan hayvanlarla ilgili bir şarkı bu. Ona ölüm şarkısı deniyordu. Kuraklık zamanlarında açlık çeken çocuklara, ölümcül yara almış savaşçılara, çok yaşlılara söyleniyordu. Sefalet ve acıyı dindirmek için kullanılıyordu.

KaynakçaDüzenle

  1. goodreads.com
  2. Palahniuk, Chuck (2014) [1998]. "Beş". Dövüş Kulübü. Özsayar, Elif tarafından çevrildi (15 bas.). İstanbul: Ayrıntı Yayınları. s. 45. ISBN 978-975-539-322-3. 
  3. Palahniuk, Chuck (2014) [1998]. "Sekiz". Dövüş Kulübü. Özsayar, Elif tarafından çevrildi (15 bas.). İstanbul: Ayrıntı Yayınları. s. 74. ISBN 978-975-539-322-3. 
  4. Palahniuk, Chuck (2014) [1998]. "Dokuz". Dövüş Kulübü. Özsayar, Elif tarafından çevrildi (15 bas.). İstanbul: Ayrıntı Yayınları. s. 80. ISBN 978-975-539-322-3. 
  5. Palahniuk, Chuck (2014) [1998]. "On Üç". Dövüş Kulübü. Özsayar, Elif tarafından çevrildi (15 bas.). İstanbul: Ayrıntı Yayınları. s. 116. ISBN 978-975-539-322-3. 
  6. Palahniuk, Chuck (2014) [1998]. "On Üç". Dövüş Kulübü. Özsayar, Elif tarafından çevrildi (15 bas.). İstanbul: Ayrıntı Yayınları. s. 117. ISBN 978-975-539-322-3. 
  7. Palahniuk, Chuck (2014) [1998]. "On Dört". Dövüş Kulübü. Özsayar, Elif tarafından çevrildi (15 bas.). İstanbul: Ayrıntı Yayınları. s. 118. ISBN 978-975-539-322-3. 
  8. Palahniuk, Chuck (2014) [1998]. "On Altı". Dövüş Kulübü. Özsayar, Elif tarafından çevrildi (15 bas.). İstanbul: Ayrıntı Yayınları. s. 127. ISBN 978-975-539-322-3. 
  9. 9,0 9,1 Palahniuk, Chuck (2014) [1998]. "On Altı". Dövüş Kulübü. Özsayar, Elif tarafından çevrildi (15 bas.). İstanbul: Ayrıntı Yayınları. s. 132. ISBN 978-975-539-322-3. 
  10. Palahniuk, Chuck (2014) [1998]. "On Yedi". Dövüş Kulübü. Özsayar, Elif tarafından çevrildi (15 bas.). İstanbul: Ayrıntı Yayınları. s. 145. ISBN 978-975-539-322-3. 
  11. Palahniuk, Chuck (2014) [1998]. "On Sekiz". Dövüş Kulübü. Özsayar, Elif tarafından çevrildi (15 bas.). İstanbul: Ayrıntı Yayınları. s. 153. ISBN 978-975-539-322-3. 
  12. Palahniuk, Chuck (2014) [1998]. "Yirmi İki". Dövüş Kulübü. Özsayar, Elif tarafından çevrildi (15 bas.). İstanbul: Ayrıntı Yayınları. s. 182. ISBN 978-975-539-322-3. 
  13. Palahniuk, Chuck (2014) [1998]. "Otuz". Dövüş Kulübü. Özsayar, Elif tarafından çevrildi (15 bas.). İstanbul: Ayrıntı Yayınları. s. 224. ISBN 978-975-539-322-3. 
  14. Palahniuk, Chuck (2013) [1999]. Görünmez Canavarlar. Uncu, Funda tarafından çevrildi. İstanbul: Ayrıntı Yayınları. s. 84. ISBN 978-975-539-425-1. 
  15. Palahniuk, Chuck (2013) [1999]. Görünmez Canavarlar. Uncu, Funda tarafından çevrildi. İstanbul: Ayrıntı Yayınları. s. 177. ISBN 978-975-539-425-1. 
  16. Chuck Palahniuk, Tıkanma

Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları:

Commons'da Chuck Palahniuk ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmaktadır.

Vikipedi'de Chuck Palahniuk ile ilgili ansiklopedik bilgi bulunmaktadır.