Fethullah Gülen/Kur'an

< Fethullah Gülen
  • Şuursuzca okunan Kur'ân-ı Kerim ve zikr-i ilâhî her ne kadar matlup değilse de, yine de insan, bunlardan mutlaka istifade eder. Ümit edilir ki, bu şekildeki okumalar dahi tıpkı yağmur taneleri gibi, toprağın bağrındaki tohumların uyarılmasına vesile olurlar. Ne var ki, bize düşen vazife, bunlardan daha derince istifade edebilmektir. Daha derin mülâhazalara açılabilmek için ise insanın kendini biraz zorlaması lâzımdır. Her kelime ve ifadeyi, bir idrak ve şuur içinde, kalbin ta derinliklerine kadar indirmek gerekir. Böyle şuurluca bir kıraat ve zikir biri bin yapar.[1]
  • Olmuş olacak hâdisât bütün satırları, sayfaları, paragrafları, cümleleri ile hep onda mündemiçtir. Ama onca muhteva farklılığına rağmen o ne tensaüp, ne üslûp, ne anlatış, ne enginliktir! Ne var ki, bu da anlatma ile değil; doğrudan doğruya vicdanların duymasıyla bilinir. Ben şahsen, meseleye bu zaviyeden baktığımda, nesillerimizin nasıl tali'siz hâle getirildiğini görüyor ve bir de ona ağlamak istiyorum. Onlar da fazla değil bizim bildiğimiz bu kadarcık bir bilgi ile Rabbilerinden gelen mesajı okuyup heceleyebilselerdi.. ama bu nesil ondan da mahrum. Ne olurdu bazı mekteplerde azıcık Arapça okutulsa ve dinin dili öğretilse idi!.. Herhâlde o zaman ufukları daha bir inkişaf eder ve insanlar daha derin düşünebilirlerdi!..[2]
  • Kur'ân iyi anlaşılsa, onun Sünnet'e verdiği değer de anlaşılır.[3]

KaynakçaDüzenle

  1. M. Fethullah Gülen; Fasıldan Fasıla - 5: Fikir Atlası; s. 73; Nil Yayınları; İstanbul:2006; ISBN 975-315-207-8
  2. M. Fethullah Gülen; Fasıldan Fasıla - 5: Fikir Atlası; s. 134-135; Nil Yayınları; İstanbul:2006; ISBN 975-315-207-8
  3. M. Fethullah Gülen; Fasıldan Fasıla - 5: Fikir Atlası; s. 177; Nil Yayınları; İstanbul:2006; ISBN 975-315-207-8