Ana menüyü aç
  • Avrupa'daki benzerlerinin aksine sol bu ülkede (Türkiye'de) daha çok yönetime (establishment) sisteme yakın duruyor. Değişimden çok statükoyu temsil ediyor. Ortodoks yapıda. Merkez sağ, ya ekonomik ve siyasi liberalizmi benimsiyor ya da daha muhafazakâr kimliğe sahip oluyor. Merkez solda eksik olan halkın kendisidir. Partiler daha elitist kalıyor, tabanı tam kavramıyor. Türkiye’de solun tuhaflığı burada. Avrupa’da sağ partiler sistemle bütünleşir. Sol bunu reddeder. Tayyip Erdoğan solun boşalttığı alana yönelecek gibi. Pragmatik davranacak.
  • Türkiye bütün diplomatlar için son derece ilginç bir ülke ama benim için çok daha özellikli... Bir geçiş döneminde. Liberal ve modern anlamda geçiş sürecinde olan ülkeler beni daha çok çekiyor. Avrupa Birliği’ndeki kariyerim bana şunu gösterdi; AB entegrasyonu, aday ülkeler açısından değişimin motoru işlevi görüyor. Daha önce Doğu Avrupa ülkelerinde de bunu gözlemlemiştim. Türkiye’de değişimin sancıları yaşanıyor. AB süreci de nefretle coşku arasında gidip geliyor.

Hakkında söylenenlerDüzenle

  • AB Türkiye Temsilcisi Karen Fogg, daha 2001 yılında, “Kör Agop Çetesi” diye anılan satın alınmış kadroya e-postayla “Denktaş’ın itibarını yıpratın” ve “Onun Türk Ordusu ile ilişkilerini sergileyin” talimatları yolluyordu. Denktaş yönetimine son verilmesi için Atlantik merkezlerinde kararlar alınmıştı. (...) Karen Fogg’un “Kör Agop Çetesi”ne gelince, artık onlar “Âkil Adam” statüsüne yükseldiler.[1] --Doğu Perinçek

KaynakDüzenle