Mary Wollstonecraft

İngiliz düşünür ve yazar

Sözleri

Mary Wollstonecraft
İngiliz filozof ve avukat
Doğum tarihi 27 Nisan 1759
Doğum yeri Essex, İngiltere
Ölüm tarihi 10 Eylül 1797
Ölüm yeri Somers Town, Londra
Vikipedi maddesi
Vikiveri öğesi
Kendi vicdanımız, filozofların en aydınlanmış olanıdır.
  • Zehir panzehirini de içerir.  
  • Para için evlenmek legal fahişeliktir.
  • Adaletin ve dostluğun değeri bilinmez.  
  • Fazla duyarlı insanlar nadiren uysal olur.
  • Bizler hep umut ve korkunun köleleriyiz!  
  • Alçakgönüllülük bir nitelik değil, bir erdemdir.   
  • Kendi vicdanımız, filozofların en aydınlanmış olanıdır.
  • Zaman içinde kötülüğün altında aptallık yattığını gözlemleriz.  
  • İnsanların çoğu tutkularından ziyade iştihalarının kölesidirler.    
  • Sadakat bilmeyen erkekler sadakat bilmeyen kadınlar yaratırlar.  
  • Genç bir kızı uysal yapalım derken aptallaştırmaya hakkımız yok.   
  • Erdem, özgürlükle beslenmediği sürece hiçbir zaman güçlenemez.  
  • Beni oldukça üzen bu sefaletin kaynağı eğitimin ihmal edilmesidir.  
  • İnsana insan olarak saygı göstermek en soylu davranışlardan biridir.  
  • Ben kadınların erkeklere değil, kendilerine hükmetmelerini istiyorum.  
  • Gerçekten yüreğinden geçenleri söyleyebilen ne kadar az insan vardır!  
  • Dünyada yoksulluğunu çektiğimiz şey ; Hayırseverlik değil, ADALETTİR!    
  • Bütün ilişkilerde cinsiyet ayrımının ortadan kalktığını görmek istiyorum.   
  • Erdem edinilen bir şeydir ve onu edinmek için belli hazları feda etmek gerekir.  
  • Bir şeyi kendisi olduğu için sevmedikçe, hiçbir şeyi hiçbir zaman iyi yapamayız.  
  • Kadının ufkunu genişleterek güçlendirin aklını; Körü körüne itaat sona erecektir.    
  • İnsan, nasıl tanımlanırsa tanımlansın, bir şey tarafından sevilmek ve sayılmak ister. 
  • Hiç kimse kötüyü kötü olduğu için seçmez, iyiyi, mutluluğu ararken düşer bu yanlışa. 
  • Toplumda aşkın dışındaki bütün ilişkilerde cinsiyet ayrımının ortadan kalktığını görmek istiyorum.
  • Nihayetinde, bizleri her şey karşısında bağımsız kılan tek şey aklın doğru kullanılmasıdır.
  • Yeteneklerin en fazla geliştiği zaman, insanın bütün bir dünyayı karşısına aldığı zamandır.   
  • Erkek ile kadının birlikte yürümeleri gerekir; ancak aynı şeyleri yapmak zorunda değildirler.   
  • Doğa İnsanlardan saygı talep eder; onun yasalarını çiğnemenin her zaman bir bedeli vardır.   
  • Eğitim en önemli ulusal sorunlardan biri haline gelmedikçe, hep hayal kırıklığına uğrayacaktır.   
  • Kocalarına mutlak anlamda bağımlı kaldıkları sürece, kadınlar kurnaz, sefil ve bencil olacaklardır.  
  • Bilgi olmadan ahlak da olamaz. Cehalet, erdemi içine koyamayacağınız kadar dayanıksız bir kaptır.   
  • Yaşamdaki kötülüklerin çoğu, anlık hazların gereğinden çok fazla uzatılma arzusundan kaynaklanır.   
  • Kadının zihni onun güzelliğine tercih edilmedikçe, düzgün bir eğitim sistemi de asla kurulamayacaktır.  
  • İnsanlar genel olarak akıllarını önyargılarını söküp atmak için değil, onları meşrulaştırmak için kullanıyorlar.  
  • Kendine ait hiçbir şeyi olmayan bir varlık nasıl cömert olabilir? Özgür olmayan bir varlık nasıl erdemli olabilir?  
  • Çocuklar annesiyle babası arasında bir arkadaşlık ilişkisi kurulmadıkça, hiçbir zaman doğru şekilde eğitilemezler.
  • Yakınlık, uzaklıktan daha sıkıntılıdır. Çünkü her yakınlıkta kaybetme korkusu, uzaklıkta ise kavuşma ümidi vardır.     
  • Yoksulluğun kötülükten daha fazla utanç veren bir özellik olduğu bir toplumda ahlak diye bir şeyden söz edilebilir mi?  
  • Saygınlık mülkiyete göre gösterildiğinden, bir sınıf diğerini ezer; Mülk de bir kez edinildiğinde, yetenekleri ve erdemi ezer.  
  • Eğitimde öğretilmesi gereken son şey, genç insanların, kadınlar ve erkekler olarak birbirleriyle nasıl ilişki kuracakları olmalıdır.   
  • Tüm insanlar kendilerinin üstündeki sınıfın yaşam tarzına sahip olmak isterler; bu hırs beraberinde yalnızca kötülük getirebilir.   
  • Bir insanı barbarlığa mahkûm ettiklerinde, onun her an acımasız bir canavar olarak karşılarına çıkabileceğini de göze alıyorlar demektir.  
  • Kadınların düşünceleri hep kendilerine odaklanır; Böyle bir durumda en çok değer verdikleri şeyin kendileri ve görünüşleri olmaları şaşırtıcı mıdır?   
  • Erdem ya da anlayıştan yoksun kadınların yüceltilmesine son verilmedikçe, saflığın erkekler dünyasında da asla hakim olamayacağını söylüyorum.    
  • Haksızlığa sabırla katlanan ve hakaretlere sessizce göğüs geren bir varlık kısa zaman içinde adil olmaktan çıkacak, doğruyu yanlıştan ayıramaz olacaktır.    
  • Eğer bir toplum bireylerinin yarısı köle konumunda tutuyorsa, bir toplumda yaşayanların yarısı öteki yarısının kölesiyse, o toplum özgür toplum olamaz, o toplum uygarlaşamaz.  
  • İnsanlar görevlerini bir yana bırakıp kendilerini dine verdiler diye, bu dünyada yaşadığı hayal kırıklıklarını, gelecek bir dünyada hayali şatolar inşa ederek telafi etmeye çalışıyorlar diye ahlaklı olmazlar.
  • Kadının zihni onun güzelliğine tercih edilmedikçe, düzgün bir eğitim sistemi de asla kurulamayacaktır. Aptal ve cahil bir kadının iyi bir anne olmasını beklemek, devedikenlerinin incir vermesini beklemeye benzer.
  • Servet sahibi bir insan, erdemli bir insandan daha fazla saygı görüyorsa, insanlar erdemden önce servet peşinde koşacaktır. Akıllarına değil, güzelliklerine ilgi gösteriliyorsa, kadınların zihinleri ekilmemiş topraklar olarak kalacaktır.
  • Yazık ! İnsanlar neden niteliklerini hayvanlarda görülenlerden üstün tutup böbürlenirler, bu onları sadece daha bağımlı varlıklar yapar. Güdülerimiz yalnızca açlık, susuzluk ve arzusuyla sınırlı olsaydı, hemen hemen özgür olabilirdik.
  • Artık kadınların yaşam tarzında bir devrim gerçekleştirmenin zamanı gelmiştir. Kadınlara yitirdikleri onurlarını geri vermek ve insan soyunun bir parçası olarak dünyanın dönüştürülmesine katkıda bulunmalarını sağlamak için geç bile kalınmıştır.   
  • Erkeklerden bir ölçüde bağımsız olana dek, kadınların erdem sahibi olması beklenemez; Bağımsızlaşmadıkça, onları iyi eşler ve anneler yapacak gücü kendilerinde bulamazlar. Mutlak olarak kocalarına bağımlı oldukları sürece kurnaz, ikiyüzlü ve bencil olacaklardır.  
  • Hakim kanat tarafından kadının içine düşürüldüğü bayağılığın, endişelerin, üzüntülerin çeşitliliğinin izini sürmek, bitmeyen bir görev olacaktır.[1]
  • Çocukluktan itibaren, güzelliğin kadının hazinesi olduğu öğretilince zihin bedene göre biçimlenir ve altın işlemeli kafesinin içinde dolanarak yalnızca hapishanesini sever.
  • Bazen kadınlar zaafları ile iftihar edip, erkeklerin zaafları ile oynayarak güç kazanırlar. Fakat geçici kazançlar için erdemin ve bir saatlik başarı için yaşamın saygınlığı feda edilir.

Kaynakça

değiştir
  1. Mary Wollstonecraft, A Vindication of the Rights of Woman

Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları:

Commons'da Mary Wollstonecraft ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmaktadır.

Vikipedi'de Mary Wollstonecraft ile ilgili ansiklopedik bilgi bulunmaktadır.