Ana menüyü aç
  • Bütün dert; ötekilerle bir arada yaşamak zorunda olup, bir arada yaşamaya dayanamamızdır.
  • Bil ki, ancak kendin, kendi kendine, hiçbir başkasının yönlendirmesi, öğüt ve salık vermesi olmaksızın, kendin olabildiğin zaman, kendin olabileceksin.
  • Biz, artık ayrı olabiliyor idiysek, sen ile ben arasındaki şu 'ile', artık yok demektir.
  • Düş, daha başından, bir anıdır.
  • En iç, en içten, en içteki sesine bile aykırı düşebilir mi kişi? Düşer...
  • Kendi olarak, sana gelen
    Sana gereksinimi olmadan, seni isteyen
    Sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen
    Kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan
    O, işte...
  • Önem verdiğimiz, kendimizden ötekilere ve ortamımıza uzanan ilişki uçları değil, her seferinde farklı bir bakış açısından -ötekilerden bize doğru, ya da ortamımızın çeperlerinden bizim yerimize doğru- uzanan ilişki uçlarının oluşturduğu konumumuzdur.
  • Sizin dünyanızı sevmiyorum, benimkine bir daha bulaşmayın.
  • "Unutma" diye bir şey var mıdır gerçekte, kişi nasıl 'unutur' ki yaşadığı bir şeyi? Kişinin belli bir andaki bilinç içeriği açısından o sırada anımsamadığı örtülmüş, silinmiş, bastırılmış bir yaşanmışlık, bilinçaltında yani yaşadıklarının toplam bağlamı karşılıklı etkileşimleriyle oluşturdukları bütün içinde, tam da o yaşanmışlık yerinde, sürdürür yaşamını [yalnızca bir sözcük oyunu değildi o söz:"yaşadığın her an, her yaşadığın an, yaşar."...] yaptıklarına karışır, onları yönlendirir, etkiler. İşte, bu toplam bağlam, o: yaşamımın bütün anılarını barındıran, yaşamlarını sürdüren bütün:o ben'im, işte...[1]
  • peki ya düşler ne oluyor [bu 'sürekli yaşama kuramı' gerçekten yaşanmışlar için geçerli olsun, diyelim]; ya kişinin yalnızca düşledikleri, hayalinde yaşadıkları ülkü olarak kurdukları; daha doğrusu yaşattıkları en doğrusu yaşatamadıkları onlar da mı hep yaşar? Evet asıl onlar yaşar hep: yaşamamış olmalarıdır onları yaşatan, sürekli kılan; yaşanıp geçmemiş olmaları yaşama geçememiş olmaları, yaşatır onları.[2]
  • Kuytuda olmak da gerekmiyor, hiç kimsenin ulaşamadığı bir yerde olmak için : her yer kuytu zaten. Öylesine, ölüme doğru sürüklenip giderken, kendi boşluğunu, kuytu içindeliğini, işte, kovuğunu da, birlikte götürür, kişi.[3]
  • İşte pes etmemeliyim, bu yüzden : çünkü pes etmek, gerçekten de gerçek-dışı kılar onu, onları...[4]

KaynakçaDüzenle

  1. Aruoba, Oruç. Benlik, 81. sayfa. Metin Yayınları
  2. Aruoba, Oruç. Benlik, 81. sayfa. Metin Yayınları
  3. Aruoba, Oruç. Benlik, 96. sayfa. Metin Yayınları
  4. Aruoba, Oruç. Benlik, 98. sayfa. Metin Yayınları
Oruç Aruoba ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.