Ana menüyü aç

Sema Kaygusuz

  • Bilmek her şeyden önce yetişkin bir tavırdır. Bilgiye katlanmak gerekir çünkü. Howard Barker'in bir sözü vardır: "Bugünü incitiyor, ama daha dikkatli bakıyoruz ve biliyoruz yarın incinmeyecek." Biz bugünü incitmekten o kadar ürküyoruz ki... Öyle duygusal yatırımlar yapmış ki toplum. Şeref, onur, yenilmezlik... Bunlar aşırı duygusal yatırımlar. Toplumun önce o duygusal yatırımlardan geri adım atması gerekiyor bilgiyi kabul etmesi için. "Bu topraklarda vaktiyle birileri katledilmiş". Bu bilgi ağır. Bunu şu anda toplum göğüsleyemiyor. Ama bir yandan da bundan 10 yıl kadar önce Ermeni meselesi tabuydu. Demek ki anlatılarla, edebiyatla, yapılan belgesellerle, televizyon programlarıyla yavaş yavaş bilgi yerleşiyor.[1]
  • Bir feminist dünyanın neresine gitse feministlerin buluştuğu bir networke katılabilir. Bir sosyalist de öyle... Ya da bir gay, bir çevreci, satranç ya da briç oyuncusu... Küçük bir internet araştırmasıyla derhal bir topluluğa dahil olabilir. Ama bir milliyetçi sadece kendi ülkesinde, kendi arkadaşlarına mecbur kalır. Bir Türk milliyetçisiyle bir Yunan milliyetçisi karşılıklı rakı bile içemezler.[1]
  • Edebiyatta en huzursuz olduğum dil kurban dilidir, mağdur dilidir. Çünkü mağduriyet dilinin sonu yok. O bir süre sonra acıyı, trajediyi melodram haline getirir, çürütür. Çok ağır, çok da ayıp bir şeydir. Hiç kimse gerçek tanıklar adına konuşamaz. Gerçek tanıklar ölülerdir. Dolayısıyla biz, bize kalan tortuyu insan olma vakarıyla ve insan olma utancı, mahcubiyetiyle ele almalıyız bence. İnsanın insana ettikleri karşısında başımıza geleni değil, "Bu başıma gelenlerden sonra ben nasıl yaşıyorum?" gibi bir öz eleştiriyle hayata bakmamız lâzım.[1]
  • Kendimi istismar edilmiş hissettim açıkçası. Bu özrü de kabul etmiyorum bir torun olarak. Siyasi olarak istismar edildiğimi düşünüyorum. Çünkü Başbakan'ın derdi gerçekten Dersim ise bir, o şehrin ismi hâlâ Tunceli. Neden değişmedi? İki, neden sürgün insanlar hâlâ tazminatlarını almadılar? Mezar yerleri niçin belli değil? Bunun gibi bir sürü hukuki süreç var. Bu süreçlerin hiçbiri başlamadı dahi. Resmi bir özür hâlâ yok. Bir istismar söz konusu.[1]
(Başbakan özür dilediğinde siz tam olarak ne hissettiniz? sorusuna karşılık verdiği cevap.)
Wikipedia-logo-v2.svg
Sema Kaygusuz ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.

KaynaklarDüzenle