Tutku, irade ve yargıları aşan güçlü bir coşku, ihtiras, aşırı düşkünlük.

Var olmayan bir şeye tutku ile inanarak, onu yaratırız. Var olmayan şey yeterince arzulamadıklarımızdır. — Franz Kafka

KaynaklıDüzenle

  • Dünyada iki tane trajedi vardır. Biri kalbinizdeki tutkuyu yitirmek, diğeri ise kaybettiğiniz tutkuyu geri kazanmaktır.
  • Şefkatin anlamı tüm şeyler için tutkun olmaktır, yalnızca iki kişi arasında değil bütün insanlar için, yeryüzündeki tüm şeyler için, hayvanlar, ağaçlar, yeryüzünün barındırdığı her şey için. Böyle bir şefkate sahip olduğumuzda bizler yeryüzünü yağmalamayacağız ve savaşlarımız da olmayacak.
  • İdare edilemeyen tutkuların bir başka adı da çılgınlıktır.[1]
  • Tutku ile aşk büyük işlerin kanatlarıdır.[1]

KaynaksızDüzenle

  • Yok etme tutkusu aynı zamanda yaratıcı bir tutkudur.
  • Arttırılmış kavrayışın kökeninde dolaysız koşullara yönelik yükselmiş bir duyarlılık ve daha şiddetli bir istem, yani tutkunluk vardır.
  • Hiçbir şey tutku kadar önemli değildir. Yaşamda neye ulaşmak isterseniz isteyin, tutkulu olun.
  • Var olmayan bir şeye tutku ile inanarak, onu yaratırız. Var olmayan şey yeterince arzulamadıklarımızdır.

KaynakçaDüzenle

  1. 1,0 1,1 Dünya Bilgelerinden Özlü Sözler, Müzeyyen Tüzün, Sis, 2012, s. 46, 47
Vikisözlük'te Tutku ile ilgili tanım bulabilirsiniz.