Yavuz Bahadıroğlu

Türk yazar ve gazeteci
Yavuz Bahadıroğlu
Doğum tarihi 1945
Doğum yeri Rize
Ölüm tarihi 21 Ocak 2021
Ölüm yeri İstanbul
Wikipedia-logo-v2.svg Vikipedi maddesi
Notification-icon-Wikidata-logo.svg Vikiveri öğesi

Yavuz Bahadıroğlu, Türk roman ve hikâye yazarı, gazeteci, radyo programcısı. Köşe yazılarında, kitaplarında Yavuz Bahadıroğlu mahlasını kullanmaktadır.

SözleriDüzenle

  • Fatih Sultan Mehmed, 1453’de İstanbul’u aldıktan sonra da Bursa’daki ruhani lider Hovakim İstanbul'a getirildi ve Fatih 1461'de yayınladığı bir fermanla Ermeni Patrikliği’ni kurdu.[1]
    • 5 Ekim 2020 tarihinde Yeni Akit gazetesinde yayınlanan "Türkler ve Ermeniler" başlıklı yazısından
  • Yine dünyada üç “şımartılmış devlet” var: Yunanistan, İsrail ve Ermenistan.[2]
    • 16 Ekim 2020 tarihinde Yeni Akit gazetesinde yayınlanan "Ermenistan neden saldırdı?" başlıklı yazısından
  • Günümüzde kötü örnek çok, iyi örnek ise yok denecek kadar azdır. Çocuklarımız “kötü örnek”lerle iç içe büyüyor. Sonuçta “kötü” ve “kötülük” normalleşiyor, sıradanlaşıyor, tabiatıyla da kanıksanıyor. Bu durumda önce kendimiz (anne ve baba), sonra öğretmenlerimiz, eğitim müfredatı ve toplum “iyi örnek” olacak şekilde olmalıdır.[3]
    • 30 Ekim 2020 tarihinde Star gazetesinde yayınlanan "Osmanlı’da çocuk olmanın anlamı" başlıklı yazısından
  • Galiba işin öznesini gözardı ettik. “İyi okul, iyi eğitim, iyi hayat, iyi para” hayaliyle çocuklarımızı sınavdan sınava taşırken, “iyi insan” kavramı aklımızdan çıkıverdi…[4]
    • 31 Ekim 2020 tarihinde Yeni Akit gazetesinde yayınlanan "Toplum yeniden inşa edilmeli" başlıklı yazısından
  • Eskiden “mahalle” içinde az katlı, yüksek tavanlı, kendimize mahsus evlerde yaşardık. Şimdi çok katlı, basık tavanlı, birbirlerine tıpatıp benzeyen apartmanlardan oluşmuş sitelerle “otel konforunda akıllı rezidans”larda yaşıyoruz…
  • “Ev” deyip geçmeyin, yaşanan mekânın karakteristik özelliklerinin insanüstünde belirleyici ve kalıcı etkisi olduğunu bilim söylüyor.[5]
    • 2 Kasım 2020 tarihinde Yeni Akit gazetesinde yayınlanan "Osmanlı evleri ve modern evlerimiz" başlıklı yazısından
  • Osmanlı evleri yüksek tavanlıydı. Tavanın yüksek oluşu insan ruhunu hem yüceltir, hem de ruha ferahlık ve sükûnet verir. (Alçak tavanlı “daire”lerde ruhumuz bunalıyor, sık sık depresyona giriyoruz).[6]
    • 3 Kasım 2020 tarihinde Yeni Akit gazetesinde yayınlanan "Osmanlı’da ev hayatı" başlıklı yazısından

KaynakçaDüzenle