Zindan Adası

2010 yapımı ABD filmi
  • Akıllılık bir seçim değildir, ona sahip olmayı seçemezsiniz.
  • Bir hastaya saygılı davranır, onu dinler ve anlamaya çalışırsan belki ona ulaşabilirsin.
  • Eğer bir erkek sizi dövüyorsa, önüne gelen kadınların yarısıyla yatıyorsa ve kimse size yardım etmiyorsa onu baltayla öldürmek hiç de anlaşılmaz bir şey değildir.
  • Delilerden mükemmel kobay olur, konuşsalar bile kimse kulak asmaz.
  • Travmanın Yunanca "yara" kelimesinden geldiğini biliyor muydun, şerif? Peki rüyanın Almancası nedir? Traum... Ein Traum.

Diyaloglar

değiştir
Teddy Daniels: Sen Rachel Solando'sun, gerçek Rachel... Çocuklarını öldürdün mü?
Rachel Solando: Benim bir çocuğum olmadı. Hiç evlenmedim. Ve Ashecliffe'te hasta olmadan önce burada çalışıyordum.
Teddy Daniels: Sen hemşire miydin?
Rachel Solando: Ben doktordum şerif. Deli olduğumu mu düşünüyorsunuz?
Teddy Daniels: Hayır, hayır ben öyle...
Rachel Solando: Ya deli olmadığımı söylersem... pek yardımı olmaz değil mi? Bu kafkavari bir yaratıcılık. Dünyaya deli olduğunu söylüyorlar. Ve yaptığın tüm itirazlar sadece söylediklerini onaylıyor.
Teddy Daniels: Ben... ben seni anlayamıyorum, üzgünüm.
Rachel Solando: Bir kez ilân edilince yaptığın her şey o deliliğin bir parçası sayılıyor. Makul protestolar inkâr oluyor, geçerli korkular paranoya...
Teddy Daniels: Hayatta kalma içgüdüleri de savunma mekanizmalarıdır.
Rachel Solando: Göründüğünden daha akıllısınız, bu muhtemelen kötü bir şey.
Teddy Daniels: Söyler misin?
Rachel Solando: Evet?
Teddy Daniels: Sana ne oldu?
Rachel Solando: Büyük miktarda Sodyum Amytal ve afyon bazlı halüsilojen alımlarını sorgulamaya başlamıştım.
Teddy Daniels: Psikotropik ilaçlar değil mi?
Rachel Solando: Ameliyatları da sordum. Göz çukuru lobotomisini duymuş muydun? Hastaya elektroşok verirler. Ve buz kıracağıyla gözden girerler. Sinir dokularını çıkarırlar. Hastayı çok daha itaatkâr kılar, söz dinler. Bu barbarlık, vicdansızlık. Siz acının vücuda nasıl girdiğini biliyor musunuz şerif?
Teddy Daniels: Nerenin acıdığına bağlı.
Rachel Solando: Hayır. Teninle hiçbir ilgisi yok. Acıyı beyin kontrol eder. Beyin korkuyu, empatiyi, uykuyu, öfkeyi, açlığı, her şeyi kontrol eder. Ya sen onu kontrol edebilseydin...
Teddy Daniels: Yani beyni mi?
Rachel Solando: Bir adamı acı hissetmemesi için yeniden yaratırdın. Veya aşkı ya da sempatiyi... İtiraf edecek anıları olmadığı için sorguya çekemeyeceğin bir adam...
Teddy Daniels: Bir adamın tüm anılarını asla silemezsin. Asla.
Rachel Solando: Şerif, Kuzey Koreliler beyin yıkama deneylerinde Amerikan savaş esirlerini kullandı. Askerleri hainlere dönüştürdüler, burda yaptıkları da bu. Dünyaya yapılıp aklı başında insanların asla yapmayacağı şeyleri yapacak hayaletler yaratıyorlar.
Teddy Daniels: Böyle bir bilgiye, böyle bir beceriye sahip olmak yıllar alır.
Rachel Solando: Yıllar süren araştırmalar, kobay olarak kullanılacak yüzlerce hasta... Bundan elli yıl sonra insanlar geçmişe bakıp her şeyin burda, bu yerde başladığını söyleyecek. Naziler yahudileri kullandı, Sovyetler kendi gulaklarındaki esirleri... ve biz hastaları kullandık, zindan adasında.
Teddy Daniels: Öyle olmayacak. Hayır.
Rachel Solando: Anlıyorsun değil mi? Gitmene izin veremezler.
Teddy Daniels: Ben federal ajanım, beni duruduramazlar.
Rachel Solando: Ben saygın bir psikiyatrdım. Saygın bir aileden geliyordum. Hiç fark etmedi. Bir şey soracağım: hiç üzücü bir olay yaşadın mı?
Teddy Daniels: Evet. Ama neden? Bu önemli mi?
Rachel Solando: Çünkü geçmişindeki bir olayı işaret edip aklını kaybettiğini söyleyeceklerdir. Böylece seni buraya aldıklarında arkadaşların ve meslektaşların diyecek ki: "Tabii ki, delirdi. Yaşadıklarından sonra kim delirmez?"
Teddy Daniels: Bunu herkes hakkında söyleyebilirler, istisnasız herkes.
Rachel Solando: Önemli olan senin hakkında söylemeleri. Başın nasıl?
Teddy Daniels: Başım mı?
Rachel Solando: Tuhaf rüyalar görüyor musun? Uyuyabiliyor musun? Baş ağrıları...
Teddy Daniels: Benim migrenim tutuyor, evet.
Rachel Solando: Tanrım! Hap falan almadın, değil mi şerif? Aspirin bile olsa...
Teddy Daniels: Aspirin almıştım.
Rachel Solando: Tanrım! Kafeteryadaki yemeği yiyip verdikleri kahveyi içtin mi yani? En azından kendi sigaralarından içtiğini söyle.
Teddy Daniels: Hayır... Hayır... Benim değildi.
Rachel Solando: Nöroleptik uyuşturucuların kanda etkisini gösterecek seviyeye gelmesi 30 ilâ 48 saat sürer. Önce felç olursun. Parmak uçlarından başlayıp bütün ele yayılır. Son zamanlarda hiç yürüyen kâbus gördün mü?
Teddy Daniels: Bana o deniz fenerinde ne olduğunu söyle. Lütfen.
Rachel Solando: Beyin ameliyatı. Kafatasını açalım bakalım, bunu çekince ne olacak tarzı... Nazilerden öğrendik tarzı... Hayaletleri orada yaratıyorlar.
Teddy Daniels: Bunu kim biliyor? Demek istediğim adada kim biliyor.
Rachel Solando: Herkes.
Teddy Daniels: Yapma. Hemşireler de mi yani? Hasta bakıcılar da mı? Onların bilmesi mümkün değil.
Rachel Solando: Herkes.
Zindan Adası ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.