Ana menüyü aç

I. Ahmed

14. Osmanlı padişahı
I. Ahmed
Levni. Ottoman Ahmed I. 1703. Topkapi Saray museum..jpg
Levni'nin yaptığı bir minyatürdeki tasviri
Doğumu
18 Nisan 1590
Manisa, Osmanlı İmparatorluğu
Ölümü
22 Kasım 1617 (27 yaşında)
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu

I. Ahmed (Osmanlı Türkçesi: احمد اول ‎ Ahmed-i evvel, Divan Edebiyatı'ndaki mahlasıyla Bahtî; 18 Nisan 1590, Manisa – 22 Kasım 1617, İstanbul), 14. Osmanlı padişahı ve 93. İslâm halifesidir. Sultan III. Mehmed ve Handan Valide Sultan'ın oğludur. Sancağa gitmeyip tahta çıkan ilk Osmanlı padişahıdır.

SözleriDüzenle

 
İstanbul'un Mimari şaheserlerinden olan yaptırdığı Sultan Ahmed Camii
 
Türbesinin içerisinden bir görünüm
  • "N’ola tâcum gibi başumda götürsem dâim,
    Kadem-i pâkini ol Hazret-i Şâh-ı rusulün.
    Gül-i gülzâr-ı nübüvvet o kadem sahibidür,
    Ahmedâ durma yüzün sür kademine ol gülün!.."[1]
    (Sultan Ahmed Câmî'nin inşâsı sırasında Mısır’da Sultan Kayıtbay Türbesi'nde bulunan, Muhammed'in “Nakş-ı Kadem” denilen ayak izlerini Eyyûb Sultan Türbesi'ne getirtmiş ve câmînin inşâatı tamamlanınca da, bunu, câmîye koydurmuştur. Akabninde bir rüya görmüş ve Sultan Kayıtbay'ın rüyada kendisinden davacı olduğunu görmesi ve Muhammed'in Nakş-ı Kadem'in derhal geri gönderilmesine hükmetmesi üzerine bu mısraları söylemiştir.)
  • "Vârımı ben Hakk’a verdim, gayrı vârım kalmadı,
    Cümlesinden el çeküb pes dû cihânım kalmadı.
    Çünki hubbullâh erişti çekti beni kendüye
    Açtı gönlüm gözünü gayrı gümânım kalmadı.
    Evliyâ’nın himmeti yaktı beni kal’ eyledi
    Sâfîyim buldum safâyı dû cihânım kalmadı.
    Ahmed îder yâ ilâhî sana şükrüm çok-durur
    Hamdülillâh aşk-ı Hakk’dan gayrı vârım kalmadı."[2]
    Ben, neyim varsa hepsini Allâh’a teslîm ettiğim için varlığımdan hiçbir eser kalmadı.
    Her şeyden, iki dünyâdan da tamâmen el çektim
    Çünkü Allâh’ın aşkı bana nasîb oldu ve beni kendisine bağlayarak gönül gözümü açtı.
    Artık (mânâ dolu hakîkatlere karşı hiçbir) şüphem kalmadı…
    Allâh’ın velî kullarının himmeti, (gönlümü) yaktı ve nefsimdeki benliği söküp attı.
    Böylece sâfîleştim ve safâyı buldum.
    Artık bu dünyâda da âhırette de gözüm yok!
    Ahmed der ki: Yâ İlâhî! Sana çok şükretmekteyim.
    Elhamdülillâh ki, aşk-ı ilâhîden başka bir varlığım kalmadı.
    (Sultan Ahmed, şeyhi ve mürşidi Mahmud Hüdayi ile müşahede ettiği mânevî hâdiseler üzerine çok duygulanır. Duygularını şu beyitler ile aksettirmeye çalışır.)

HakkındaDüzenle

  • "Kızım, bu câmîyi yaptırırken sırtımda taş taşıdım!. Bu makâmı elde etmemin sebebi budur!"[2]
    (Sultan'ın genç yaşta vefât etmesinden sonra kızı Gevher Hatun, rüyâsında babasını cennette çok ihtişâmlı bir mekânda görmüş. Merakla sormuş: "Baba, hangi amelinle bu güzel mertebeye vâsıl oldun" kızının sualine cevaben böyle söylediği rivayet olunur)
  • "Allâhü Teâlâ, insan vücûdunda sırtı, kâinâtta ise toprağı en kuvvetli olarak yarattı. İnsanın sırtı ile toprağın birbirlerine değmesi, bu iki kuvvetin bir araya gelmesi demektir. Böylece, Pâdişâhımızın sırtının toprağa gelmesi ile bu iki kuvvet birleşmiş demektir. Dolayısıyla, bu rü’yâdan İslâm’ın temsilcisi olan Pâdişâhımız’ın, küffâra karşı zafer kazanacağı anlaşılmaktadır…"[2]
    (Rüyasında Avusturya kralının kendisini güreşte yendiğini gören Sultan'ın, bir mektup yazarak alim ve veli Mahmud Hüdayi'den tâbir etmesini istemesi üzerine, şeyhi Hüdayi'den yine bir mektupla cevâben)
  • "Sırf şeyhimin duâsı ve sultanımın emri yerini bulsun diye bindim!"[2]
    (Sultan Ahmed, Üsküdar’a gittiği bir günde, çarşıda Hüdayi’ye tesâdüf eder. Derhal atından inerek, yerine şeyhini oturtup kendisi de atın arkasından yaya olarak yürümeye koyulur. Şeyhin gönlü, pâdişâhın yaya olarak yürümesine râzı olmaz ve bir müddet sonra cevaben)

KaynakçaDüzenle

  1. Osman Nuri Topbaş, Âbide Şahsiyetleri ve Müesseseleriyle Osmanlı, I. Bölüm, Kısım - Sultan I. Ahmed Han
  2. 2,0 2,1 2,2 2,3 a.g.e.

Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları:

Commons'da I. Ahmed ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmaktadır.

Vikipedi'de I. Ahmed ile ilgili ansiklopedik bilgi bulunmaktadır.