NATO

uluslararası askerî ittifak
  • NATO’nun kuruluşunun 70. yıl dönümü münasebetiyle son günlerde yapılan konuşmalarda ve yayımlanan yazılarda bol bol, ittifakın bu zaman zarfındaki performansı, başarıları, barışa katkıları üzerinde duruldu. Şimdi konu geldi NATO’nun geleceğine. Bu bağlamda bir dizi soru hararetle tartışılıyor: Değişen dünya şartları karşısında NATO ihtiyaçlara cevap verecek durumda mı? Bir hayli genişlemiş haliyle (üye sayısı 29) ve yüklendiği küresel rolleriyle, NATO, birliğini ve etkinliğini sürdürebilecek mi? NATO’nun 1949’da Washington’da imzalanan antlaşmayla neden ve nasıl vücut bulduğu herkesçe biliniyor. O zamanki Sovyet politikalarının agresif ve yayılmacı karakteri, ABD’ye Süper Devlet rolünde sahneye çıkmak ve Moskova’ya “dur” diyecek bir örgütün başına geçmek fırsatını vermiştir. Kısa zamanda hızla gelişen NATO (Türkiye’nin girişi 1952’de) gerçekten Sovyet yayılmacılığını frenlemiş, Avrupa coğrafyasının önemli bir kesimini ortak tehdide karşı birleştirmiş ve koruyabilmiştir. NATO bilançosunun en başarılı yanı budur.[1]

KaynakçaDüzenle