François de La Rochefoucauld

Fransız yazar (1613 – 1680)
François de La Rochefoucauld
Doğum tarihi 15 Eylül 1613
Doğum yeri Paris
Ölüm tarihi 17 Mart 1680
Ölüm yeri Paris
Vikipedi maddesi
Vikiveri öğesi
Genel olarak insanı tanımak, bir insanı tanımaktan kolaydır.

François de La Rochefoucauld (15 Eylül 1613 – 17 Mart 1680) Fransız yazar.

Sözleri

değiştir

Kaynaklı

değiştir
  • Genel olarak insanı tanımak, bir insanı tanımaktan kolaydır.
    • Maxim 436.
  • Yalnızca küçük hatalarımızı, büyüklerinin bizde olmadığına kendimizi inandırmak için itiraf ederiz.
    • Maxim 327.

Kaynaksız

değiştir
  • Akıllı görünme çabası, çoğu zaman akıllı olmayı engeller.
  • Aldatılmanın en iyi yolu, kendini herkesten kurnaz sanmaktır.
  • Aşkta olduğu gibi dostlukta da, insan bildiği şeylerden çok bilmedikleri yüzünden mutludur.
  • Aşktan tedavi eden birçok ilaç vardır, ama iyileştireceği kesin olanı yoktur.
  • Az ama dürüst bir zeka, zamanla çok ama sapık bir zekadan daha fazla can sıkar.
  • Basit düşünceli adam, yakınındaki her şeyi suçlamaktan zevk alır.
  • Başkalarının gururuna dayanamayışımız, kendi gururumuzu incittiği içindir.
  • Bazen sevdiğimizin bize yanıldığımızı belirtmesi, bizi aldatmasından daha ağır gelir.
 
Bir adamın değeri, büyük yetenekleriyle değil, onları nasıl kullandığına bakılarak ölçülmelidir.
  • Bir adamın değeri, büyük yetenekleriyle değil, onları nasıl kullandığına bakılarak ölçülmelidir.
  • Bir zamanlar sevilmeye layık olmuş yaşlı kimseler için en tehlikeli gülünçlük, artık öyle olmadıklarını unutmalarıdır.
  • Bizi takdir edenleri her zaman severiz ama takdir ettiklerimizi her zaman sevmeyebiliriz.
  • Bütün tutkular bize suç işletir ama, bizi en gülünç hatalara düşüren aşktır.
  • Büyük kusurlara sahip olmak, ancak büyük adamların imtiyazıdır.
  • Ciddiyet, zihin eksikliklerini örtmek için icat edilmiş bir tavırdır.
  • Çapkınlıkta en az bulunan şey aşktır.
  • Dine sıkı sıkıya bağlı olmak isteyen çoktur ama alçakgönüllü olmaya kimse yanaşmaz.
  • Doğal görünmek isteği kadar doğallığa engel olan bir şey yoktur.
  • Dostların çoğu dostlukta, sofuların çoğu da sofuluktan adamı iğrendirirler.
  • Dünya üzerinde başarılı olabilmek için, başarılı gibi görünmemizi sağlayan her şeyi yaparız.
  • Düşman isterseniz dostlarınızı geçmeye çalışınız. Dost isterseniz, bırakın, dostlarınız sizi geçsin.
  • Düzeltmek istemediğimiz kusurlarımızla övünmeye çalışırız.
  • Eğer başkalarını aşağı görmeseydik başkalarının yüksekten bakmalarından yakınmazdık.
  • En cömertçe verilen şey öğüttür.
  • En güzel hareketlerimiz bile, eğer onları oluşturan tüm nedenler herkesçe bilinmiş olsaydı, bize çoğu kez utanç verirdi.
  • Evlenmenin iyisi olur ama kusursuzu olmaz.
  • Gerçek aşk bir hayalet gibidir. Herkes ondan bahseder ama gören çok azdır.
  • Güzel hareketleri övmek, bunlarda bir tür pay sahibi olmak gibidir.
  • Güzel kadınlar için mücevher ne ise, yetenek için de yükseklik odur.
  • Herkes kabahati belleğinde bulur ama kimse bundan dolayı kendisinin yanlış hüküm verdiğine inanmaz.
  • İçtenlik bir iç açılışıdır ve pek az kimsede bulunur. Daha çok görüleni, başkalarının güvenini kazanmak için kurnazca bir gizlilikten başka bir şey değildir.
  • İkinci bir sevgi bulamazsak, birincisine uzun süre bağlı kalırız.
  • İkiyüzlülük kötülüğün erdeme saygısıdır.
  • İlk sevdiklerinde kadınlar, âşıklarını severler, ötekilerde ise sevdikleri aşktır.
  • İnsan her yaşta çocuk gibidir. Başı daima sevgiden bir yastık arar.
  • İnsanlar yaşlandıkça hem daha deli, hem daha bilge olurlar.
  • İnsanların çoğu, aşk diye bir kelimenin olduğunu bilmeselerdi, onlar için hiçbir şey fark etmezdi.
  • İnsanların çoğu için teşekkür, sadece daha büyük yardımlar için gizli bir umuttur.
 
İnsanların mutlulukları ya da mutsuzlukları, kaderin olduğu kadar da karakterlerinin eseridir.
  • İnsanların mutlulukları ya da mutsuzlukları, kaderin olduğu kadar da karakterlerinin eseridir.
  • İyi bir nasihatten faydalanmak, en az onu vermek kadar sağduyuya ihtiyaç gösterir.
  • Kadınların çoğunun dostluktan bir şey anlamamaları, aşkı tattıktan sonra dostluğun yavan gelmesidir.
  • Kendi kusurlarımızın tam zıtlarıyla övünürüz: İradesiz miyiz, inatçı olmakla övünürüz.
  • Kendimizi başkalarına benzetmeye, gizlemeye o kadar alışmışız ki en sonunda kendimizi gizleriz.
  • Kinimiz büyüdükçe, kin beslediğimiz kimseden daha küçülürüz.
  • Konuşmalara konu sağlayan zekâdan çok güvendir.
  • Küçük kusurlarımızı itiraf edişimiz, büyük kusurlarımız olmadığına herkesi inandırmak içindir.
  • Kıskançlığımız, kıskandığımız kişilerin mutluluğundan daha uzun ömürlüdür.
  • Küçük insanlar küçük şeylere çok kırılırlar, büyük insanlar bunların hepsini görür, fakat kırılmazlar.
  • Mutsuzluğun tesellisi, onu belli etmekten alınan zevktir.
  • Nasihat etmek kolay, örnek olmak zordur.
 
Nehirler denizde kayboldukları gibi, erdemler de çıkarda kaybolurlar.
  • Nehirler denizde kayboldukları gibi, erdemler de çıkarda kaybolurlar.
  • Nice kötü insanlar vardır ki, hiç iyi yanları olmasaydı daha az tehlikeli olurlardı.
  • Öyle kusurlar vardır ki, büyük yetenekleri meydana getirirler.
  • Pişmanlık, yaptıklarımızdan duyulan acı değil, yaptıklarımızın sonucu olarak başımıza gelecekler karşı duyulan korkudur.
  • Sevmek sevmemek insanın elinde olmadığına göre, ne âşık sevgilisinin vefasızlığından, ne de sevgili âşığının kayıtsızlığından şikayette haklıdır.
  • Sevmekten usandığımız zamanlar, sevgilimizin sadakatsizliği bizi sadakat zorunluluğundan kurtardığı için, hoşumuza gider.
  • Tevazu, iki kere övünme isteğinden başka bir şey değildir.
  • Umutlarımıza göre söz verir ve korkularımıza göre hareket ederiz.
  • Üstün niteliklerle doğmuş olmanın en gerçek belirtisi, kıskançlık duygusundan yoksun doğmuş olmaktır.
  • Yanıldığını asla kabul etmeyenler, en çok yanılanlardır.
  • Yapılan iş ne kadar parlak olursa olsun, yüksek bir amacın sonucu değilse, büyük sayılmamalıdır.
  • Yaşlanmasını bilen pek az insan vardır.
  • Zeki bir adam ahmaklar meclisinde çok kere ne söyleyeceğini şaşırır.
  • Sevenlerimizin aralarındaki konuştuklarını bilseydik kimseyi sevmezdik.
François de La Rochefoucauld ile ilgili daha fazla bilgiye Vikipedi'den ulaşabilirsiniz.